25 Kasım Grevi

Yunus Öztürk - 22 Kasım 2009 - 2011 KESK Kongresine Giderken / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

22 Kasım 2009

(http://www.turnusol.biz/public/makale.aspx?id=5980&pid=19&makale=25%20Kas%FDm%20Grevi)

25 Kasım Grevi, işsizliğe, yoksulluğa, zamlara karşı
toplusözleşme ve grev hakkı için mücadelenin bir adımı olsun

25 Kasım’da Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) çağrısıyla bir günlük uyarı grevi yapılacak. Greve Kamu Sen de katılıyor. DİSK, TMMOB, TTB aktif destek verirken, İstanbul’da Türk-İş Şubeler Platformu grev yaparak destek vereceğini açıkladı.

Kamu emekçilerinin Türkiye genelinde gerçekleştirecekleri bu grevin başarılı olabilmesi için grevin sendika üyelerinin katılımıyla sınırlı kalmaması gerekli. Hükümeti caydıracak güçte bir emekçi eylemi, ancak kitle grevi olabilir. Ancak, 25 Kasım grevinin henüz “kitle grevi” olması sağlanabilmiş değil. Bu grev, sendikaların ikna edebildiği üyelerinin katılımıyla sınırlı kalacak bir “grev” olması halinde eksik kalacaktır.

Kitle grevinin gerçekleşmesi işyerlerinde yürütülen çalışmalara bağlı olduğu kadar, yalnızca bununla sınırlı değildir. Siyasal ortam önemli. Gündem Kürt Açılımı, savcıların telefonlarının dinlenmesi, ıslak imza, Ergenekon Davası, CHP’nin Dersim “açılımı”, Domuz Gribi gibi konularla dolu. Emekçilerin ileri sürdükleri talepler bu gündemlerin ardından geliyor. Dolayısıyla grevin henüz gündem oluşturması sağlanabilmiş değil.

Neden emekçiler gündemin ilk sırasında değil?

Bunun nedeni mevcuk sendikal ve siyasi yapılarda aranmalıdır. İşçi ve kamu emekçileri sendika hareketi, sosyalist hareket ekonomik krize rağmen emekçilerin sorunlarını ön plana çıkartabilecek bir etkinlik ve güç oluşturamamıştır. Emekçilerin, işsizlerin, işçilerin sorunları siyasal gündem tarafından baskılanıyor.

Sendikal ve sosyalist hareket yaşanan siyasal sorunlar karşısında da tabanlarını harekete geçiremedikleri için sonuçta hem emek gündeminin hem de siyasal gündemin dışında kalıyorlar. 25 Kasım’da hem ekonomik hem de demokratik talepler ifade edilecek.

Demokratik taleplerin ifade edilmesi noktasında eylemin diğer ortağı olan Kamu Sen ile ortaklaşma sağlanmadı. Kamu Sen’in tutumu resmi ideolojinin daha gerisinde kalıyor. Emek ekseninde Kamu Sen ile yapılacak ortaklık, demokratik talepler konusunda gerçekleşmeyecektir. Buna rağmen ortak sınıf çıkarlarının ifade edilmesinde politik bir emekçi çizgisinin baskın olabilmesi için AKP karşıtlığıyla sınırlı kalmayan bir sendikal hattın öne çıkartılması gerekli. Bu nedenle parasız eğitim, sağlık talebi; sözleşmeli değil kadrolu çalışma, iş güvencesi gibi talepler ön planda olmalı.

Grev günü alan eylemini Kamu Sen ile KESK ayrı gerçekleştirecek…

Grevi birlikte yapmalarına rağmen, alan eyleminin ayrı ayrı yapılması hükümet ve sermaye tarafından istismar edilecek olsa da, her iki konfederasyonun özellikle de Kamu Sen’in KESK’e yönelik ağır siyasi ithamları mahkemelere kadar yansımış olması sebebiyle, ayrı olması bugün için anlaşılabilir. Emek Platformu bileşenlerinin ayrı eylem yapmaları yerine ortak eylem yapabilmeleri işçi sendikalarının da grev katılmasıyla yeniden mümkün olabilirdi.

DİSK’in, TMMOB ve TTB‘nin greve katılımının son derece sınırlı kalacağı ortada. Bu örgütlerin üyelerini eyleme katabilme yeteneği iyice zayıflamış olsa da sınıf mücadelesi içinde emekten yana siyasal anlamları olan örgütlerdir. Kardeş örgütlerin grevle dayanışma göstermesi, grevin başarılı geçmesine katkı yapacaktır.

Sosyalist parti ve örgütlerin ise, grev günü gerçekleşecek alan eylemlerinde sendikalarla birlikte hareket etmeleri, siyasi kimliklerini öne çıkartmadan mitinglere katılmaları gerekir.

25 Kasım Grevinin başarılı geçebilmesinin bir diğer koşulu ise, KESK yönetiminin ve KESK içindeki sendikal eğilimlerin grev konusunda üstlerine düşeni yapabilmelerine bağlı. Bu açıdan grev konusu uzun zaman KESK içinde tartışma vesilesi olmuş, kararın alınış biçimi dahil olmak üzere grev tartışılır hale getirilmişti. Grevin Kamu Sen ile ortaklaşması sayesinde grev fikrinde “iç” anlaşma sağlandı.

Sonuç olarak 25 Kasım Grevi, tabandaki hoşnutsuzluğu yansıtacaktır. Grev ertesinde ise, hem emek hareketinde hem de sendikalar içinde sendikal harekete yeni bir yön verilmesine dair tartışmalarnın başlaması gündeme gelecektir. Haydi greve, grevle dayanışmaya.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 25 Kasım / Grev / KESK /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.