Anayasa değişikliği mi dediniz?

Seyfi Adalı - 2 Mayıs 2010 - Güncel Politika / İşçi Gündemi / Türkiye / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

İşçi Sınıfı ve Kürt Yoksulları,
Anayasa Değişikliği Üzerinden Koparılan
Kuru Gürültüye Pabuç Bırakmamalı!

12 Eylül 1980 askeri darbesinin ürünü olan 1982 Anayasası bugüne kadar 16 kez değiştirildi. Böylece 177 maddeli 1982 Anayasası’nın yarıdan çoğu, 93 maddesi değiştirilmiş oldu. Üstelik şimdi birbirlerine karşı gürültü koparmayı pek seven AKP ve CHP, 2004 yılında aynı anayasanın 9 maddesini birlikte değiştirdiler.
İlk olarak şunu söyleyelim: Darbe anayasası değiştirilemez bir metin değil; fakat değiştirenler de bizden değil! Eğer “Darbe Anayasası’na karşı çıkalım” diye bağırarak Anayasa’da değişiklik yapmak ‘demokrasi şampiyonu’ olmak için yeterliyse, bu listeye girmek için bütün burjuva partileri sıraya geçecektir: Çünkü ANAP, DSP, SHP, DYP, MHP, CHP ve AKP; sermaye partilerinin hepsi, bugüne değin Darbe Anayasası’nda ufak tefek değişiklik yapan partiler olmuştur.
İkinci olarak şunu tespit edelim: Düzen partileri Anayasa’yı adeta kalbura çevirmişlerdir ama Türkiye’ye demokrasi de bir türlü gelmemiştir! Burjuva partilerinin, işçilere ve Kürt halkına her seferinde ‘evet’ ya da ‘hayır’ seçeneklerini dayatmaları, gerçekten demokrasiyi geliştirmek amacıyla değil, kendi yanlarına taraftar toplamak içindir.
Sekiz yıldır iktidarda olan AKP’nin işçilerin, emekçilerin, işsizlerin ve yoksulların gündelik hayatını bir milim de olsa iyileştirmek için tek bir adım dahi atmadığını asla unutmayalım! İktidar partisi AKP ile muhalefet partileri CHP ve MHP’nin yüzde 10 barajının kalkmasını reddetmekte, güvenlik devletinin siperlerini tahkim etmekte, demokratik hakları budamakta ve ‘kaşar politikacılar’ın imtiyazlarını korumakta derhal birleşiverdiklerini kesinlikle aklımızdan çıkarmayalım!
Anayasayı değiştirelim, darbeye karşı çıkalım, reform yapalım… Tamam; hemen şimdi! Ancak kimin çıkarına değiştireceğiz Anayasa’yı? Değiştirilen yeni Anayasa’nın bütünü, kimlerin gündelik hayatını değiştirecek, kimlerin işini kolaylaştıracak?
1-2 Nisan’da Tekel işçilerine reva görülen muamele ve 4-C uygulaması ya da Kürt halkının kalbinde patlayan bombalar; dershane parasını ödeyemediği için hapse düşen anne, intihar eden lise öğrencisi; kredi kartı borçları altında inleyen milyonlarca yoksuldan, AKP ve CHP karşısında birinden yana taraf olmayı istemek yerine; üçüncü bir seçeneği işçiyle, yoksulla, Kürtle, Aleviyle birlikte örgütlememiz daha doğru değil mi?
Sivil Anayasa talebi hiçbir şey ifade etmiyor. 1982 Anayasası’nı yapanlar sivildi, Anayasa’yı, Danışma Meclisi yaptı, üstelik referandumdan yüzde 92 “evet” oyu çıktı. Bu Anayasa’yı, darbenin maşası siviller yapmıştı, bugüne kadar değiştirenler de ‘sermayenin sivilleri’ oldular.
“Sivil” ama hangi sınıftan, hangi taraftan yana? Bu düzende ezenden ve ezilenden, sömüren ve sömürülenden söz etmeden demokrasi tarif etmenin karşılığı yok. ‘Asker’ ya da ‘sivil’ fark eder kuşkusuz, hem sermaye için hem de bizim için. Ancak bu fark, aynı sınıfın çıkarlarını farklı yollarla ifade etmekten başka bir yere varmaz.
Öyleyse üçüncü ve son söz: Bizim yolumuzu AKP ve CHP’nin seçenekleri şaşırtmamalı. Kendi yolumuzu kendimiz çizmeliyiz. Kürt halkı daha örgütlü; çünkü partisi var! Haklı talepler ileri sürüyorlar. İşçiler adına söz söyleyecek güçlü bir parti yok; işçiler sözünü söyleyemedi; anayasal taleplerimizi ifade edemedik.
İktidar sözcülerinin ve iktidarın medyadaki kuyrukçularının ‘üçüncü seçeneğe’ saldırmaları boşuna değildir. Arzuları, ‘darbe korkutuculuğu’yla işçileri ve yoksulları; solu ve BDP’yi aldatmaktır.
Biz, AKP’den ya da CHP’den yana taraf olmayacağız! Kurtuluş onların kirli seçeneklerinde değil. Taleplerimizi elde edene kadar hep birlikte mücadele etmeliyiz!
BDP’nin taleplerini destekleyeceğiz, işçilerin talepleri için haykıracağız:
Kadın erkek demeden işten atmak yasaklansın!

Kadın erkek demeden herkese iş, iş güvencesi, yeterli ücret!

Kadın erkek demeden sigorta, sendika hakkı; parasız eğitim, sağlık, ulaşım, konut hakkı!

Açık ve gizli sansür kalksın!

Demokratik hakların genişletilsin!

Kürt halkıyla eşit koşullarda bir arada yaşam; eşit yurttaşlık hakkı!

Haydi, birleşik mücadeleye!

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Anayasa / Kürt sorunu /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.