Doğan Tarkan Yanılıyor

Aziz Çelik - 16 Temmuz 2010 - Güncel Politika / İşçi Gündemi / Türkiye / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

http://www.birgun.net/politics_index.php?news_code=1279266508&year=2010&month=07&day=16

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) Genel Başkanı Doğan Tarkan’ın referandum tartışmaları çerçevesinde 15 Temmuz 2010 günü BirGün’de yayınlanan görüşlerinde sendikal haklarla ilgili vahim maddi hatalar yer alıyor. Tarkan’ın “Yetmez ama evet” tutumu ayrı bir tartışma konusu, ancak Tarkan’ın “Yetmez ama evet” tutumu için Anayasa değişiklik paketinde yer almayan sendikal hakları varmış gibi göstermesi kabul edilemez. Maddi açıdan yanlış ve hatalı bilgilerle “yetmez ama evet” demek yetmez!

Doğan Tarkan şöyle diyor: “Yetersizdir. En güzel örneği; Sendikalar Yasası’dır. Grev hakkı vermemiştir. Bu yetersizliğin göstergesidir. Ama öbür taraftan siyasal grev hakkı vermektedir. Genel grev hakkı vermektedir.” Tarkan, Anayasa peketi ile çalışanlara “siyasi grev” ve “genel grev” hakkı verildiği gibi fantastik bir iddaya sahip ve bu iddiasını “evet” tutumunun dayanaklarından biri olarak gösteriyor. Farklı metinleri mi okuyoruz yoksa Anayasa paketine “evet” derken, ruhumuzu kurtarmak için böyle emekten yana gerekçeler mi yaratıyoruz?
Tarkan’ın iddiası Anayasanın 54. Maddesinin 7. Fıkrasının Anayasa metninden çıkartılmış olmasına dayanmaktadır. 7. Fıkra neyi düzenliyor? “Siyasî amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev ve lokavtı, genel grev ve lokavt, işyeri işgali, işi yavaşlatma, verim düşürme ve diğer direnişler yapılamaz.” Evet bu madde Anayasa metninden çıkartılmıştır.  Tarkan’a göre bu fıkra kaldırıldığına göre çalışanlara siyasi grev ve genel grev hakkı da tanınmış oldu. “Şeylerin görünüşü ile özü aynı olsaydı bilime gerek olmazdı” sözünün  hikmetini bir kez daha anlıyoruz.
Genel, grev, siyasi grev, iş yavaşlatma ve işyeri işgali gibi yasaklar Anayasa metninden çıkarılıyor. Peki böylece her türlü grev olanaklı hale mi geliyor? Genel grev ve siyasi grev serbestisi mi geliyor? Kazın ayağı öyle değil. Doğan Tarkan sanırız 54. Maddenin 1. Fıkrasının farkında değil, bu fıkranın “menfaat grevi” dışında bütün grevleri engellediğini bilmiyor.
54. Maddenin 7. Fıkrasındaki bazı grev yasakların metinden çıkarılması sonuç doğurucu, yasakları kaldırıcı ve hak sağlayıcı değildir. Maddenin 1. fıkrasında yer alan asıl yasak devam ediyor. Bu fıkraya göre göre işçiler sadece “toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde” grev hakkına sahiptir. Anayasa bunun dışındaki bütün grevlerin yolunu kapatmaktadır. Anayasa değişikliği “siyasi grev” ve “genel grev” hakkı getirmemekte sadece 54. maddenin özünü değiştirmeden maddeyi makyajlamaktadır.
54. Maddenin 1. fıkrasındaki yasak devam ettiği sürece 7. fıkradaki yasakları kaldırmak sadece görüntüyü kurtarmak olacaktır. Öte yandan 54. maddenin grev erteleme ve yasaklarına olanak veren hükümleri ile Yüksek Hakem Kurulu’a ilişkin hükümleri aynen korunmaktadır. Grev ertelemelerinin grevleri olanaksız hale getirdiği bilinmektedir.
Tarkan’ın gözden kaçırdığı bir diğer husus ise 53. Maddede kamu çalışanları için yapılan değişikliktir. “Toplu görüşme” yerine “toplu sözleşme” ifadesi konmuş ancak devamında kamu görevlileri için “zorunlu tahkim” bir diğer ifadeyle mutlak grev yasağı getirilmiştir.
Tarkan, sendikal haklar için dayanak arıyorsa Anayasa değişikliklerine değil, Anayasanın 90. Maddesine bakmalıdır. 90. Maddeye göre Türkiye’nin onayladığı uluslararası insan hakları sözleşmeleri kanun hükmündedir ve iç hukuktan üstündür. Dolayısıyla AKP’nin Anayasanın sendikal haklarla ilgili maddelerinde yaptığı değişiklikler, yetersiz olmanın ötesinde ILO sözleşmelerinin ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin ve uluslararası çalışma hukukunun ihlali anlamına gelmektedir.
Özetle Anayasa değişikliği grev yasaklarını kaldırmamış, genel grev ve siyasi grev hakkı getirmemiş, tersine memurlar için mutlak grev yasağı getirmiştir. Ancak devrimci sosyalistler bile AKP’nin paketinin siyasi grev ve genel grev hakkı sağladığını zannettiğine göre Anayasa’da sendikal haklarla ilgili yapılan makyajın amacına ulaştığı anlaşılıyor.
Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Anayasa Referandumu / DSİP /

Comments

  1. sercan taş diyor ki:

    aziz çelik doğan tarkan’ın söylediklerindeki hataları bu yazısında anlatmış ancak doğan tarkan gibilerine ne yazar. zaten onların derdi bunların hiçbiri değil. sanki doğan tarkan da domuz gibi bilmiyor mu aziz çelik’in anlattıklarını. ama bir soralım kendimize neden bu adam bildiği halde böyle konuşuyor diye.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.