Kemal Türkler Davası ve 12 Eylül’le Hesaplaşma

Seyfi Adalı - 22 Temmuz 2010 - Güncel Politika / İşçi Gündemi / Türkiye / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Yargıtay tarafından 3’üncü kez bozulan siyasi cinayet davası, 20 Temmuz’da Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmaya sanık Ünal Osmanağaoğlu gelmediği (getirilmediği) için 23 Eylül’e ertelendi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) kurucusu ve ilk genel başkanı (1967) olan Kemal Türkler 1977 yılına kadar genel başkanlık görevini sürdürdü. Maden-İş sendikası genel başkanıyken 22 Temmuz 1980 günü, Merter’de bulunan evinden çıktığı sırada MHP’li katillerin saldırısına uğrayarak öldürüldü.

Bu cinayetle ilgili ilk dava 1981 yılında açıldı. MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş, MHP’li Yılmaz Durak ile Celal Adan’ın ‘azmettirici oldukları’ iddiasıyla yargılandıkları davada ilk karar 7 Nisan 1987’de çıktı. Abdulsamet Karakuş ve Aydın Eryılmaz adlı tetikçiler Türkler’i öldürmekten 12’şer yıl, olayda kullandıkları aracı gasp etmekten de 20’şer yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.

1999’dan beri Kemal Türkler’in katil zanlısı olarak yargılanan Ünal Osmanağaoğlu cinayetten yargılanıyor. Ünal Osmanağaoğlu Ankara Bahçelievler’de 7 Türkiye İşçi Partili öğrencinin 1978 yılında öldürülmesi davasından da mahkûm olmuş bir katil.

Yerel Mahkeme katil hakkında Kemal Türkler davasında delil yetersizliğinden iki kez, 2003 ve 2007’de beraat kararı verdi. Son karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından bozuldu. Yargıtay, Osmanağaoğlu’nun cinayetin planlama aşamasında görev aldığını ve silahla ateş ederek, suça asli fail olarak katıldığını belirtti. Yargıtay’ın bozma kararlarına yerel mahkeme direnince dava Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gitti. Ceza Genel Kurulu Ünal Osmanağaoğlu’nun cinayetin faili olarak cezalandırılmasını istedi.

Yerel mahkemenin (Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi) Yüksek Mahkemenin kararına uyması gerekiyor. 20 Temmuz’da görülen duruşmadan karar çıkmadı. Nedeni, sanığın 10 günlük sağlık raporu alması.

Yargılama süresinin uzatılarak, davanın zaman aşımına girmesi olgusu, mahkeme heyetlerinin bazen benzer ideolojik görüşlere sahip oldukları için bazen de baskı görmeleri sebebiyle ülkücü, aşırı sağcı katilleri ya da işkenceci polisleri korumaya yönelik başvurduklar bir yol. Böylece suç sabit bile olsa “zaman aşımı” sebebiyle yargılama sona eriyor.

Ünal Osmanağaoğlu bir başka davadan tutuklu bulunduğu için hapiste. Kemal Türkler davası zaman aşımı sebebiyle son bulursa, bu suçtan beraat etmiş sayılacak. Yerel mahkeme duruşmayı 23 Eylül’e erteledi.

Türkiye işçi ve sendika hareketi açısından, DİSK Genel Başkanının siyasi cinayetinin aydınlatılamamış, davanın sonuçlandırılamamış olması bir ayıp sayılır. DİSK yönetimi için iki kere daha fazla ayıptır.

Hem genel başkanlarına sahip çıkmak hem de 12 Eylül’le hesaplaşmak isteyen DİSK’li işçiler, devrimci sendikacılar Türkler cinayeti başta olmak üzere binlerce faili meçhul cinayetin faillerini ortaya çıkartmakla yükümlüdür.

DİSK gerçekten bu siyasi davanın takipçisi olacaksa, “hukuk” mücadelesiyle sınırlamamalıydı. Örneğin  “zaman aşımına” karşı tüm ilerici, devrimci kurumları “uyarı eylemine” çağırabilirdi.

DİSK, 12 Eylül’le hesaplaşma mücadelesini Kemal Türkler davası üzerinden sürdürebilir, her aşamadan sonra mücadeleyi daha da ileriye taşıma perspektifiyle hareket eden, 12 Eylül 2010’a kadar sürecek bir mücadele programı açıklayabilirdi.

İşyerlerinde bildiri okumakla başlayıp, bir saatlik iş bırakmayla devam eden, 12 Eylül’de son bulacak bir kampanya neden olmasın?

Tabii ki bunun için TÜSİAD’la aranıza mesafe koymanız, işçileri “teşhir ve tecrit” edeceğini açıklayan bildirilerin altına imza koymamanız gerekir.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: DİSK / Kemal Türkler /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.