UPS’ye Sendika Girecek, Başka Yolu Yok!

N. Cemal - 31 Temmuz 2010 - İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

UPS işçilerine Direnişteki İşçiler Platformu da destek verdi

Uluslararası taşıma tekellerinden UPS’nin işçi kıyımı sineye çekilmedi ve sendikalaşmak istedikleri gerekçesiyle işten atılan işçiler, sınıf dayanışmacı dostları ile birlikte seslerini yükselttiler.

UPS’de işten atılan işçiler Mahmutbey Aktarma Merkezinde sürdürdükleri direnişin 88. gününde Taksim Tramvay durağında toplandılar. Yaklaşık bin kişiyi bulan dayanışmacı sınıf dostları ile birlikte ssat 18.00’de “UPS’ye Sendika Girecek, Başka Yolu Yok” diye haykırdılar.

TEKEL, İtfaiye ve İSKİ işçilerinin de aralarında bulunduğu “Direnişçi İşçiler Platformu”, Çapa hastanesinde üyeleri işten atılan “Taşeron İşçileri Derneği” pankartlarıyla korteje katıldılar. TEKEL bayraklarının da göze çarptığı yürüyüşte TEKEL direnişçilerinin “Hak Verilmez Alınır, Zafer Sokakta Kazanılır!” sloganı da karşılık buldu.

Galatasaray Meydanına doğru yürüyüşe geçen işçilerin en önünde işçi çocukları dikkatleri çekerken, İstiklal Caddesinin bitmeyen insan seli kalabalığından da aktif destek geldi. Yürüyüş boyunca kitlesel olarak atılan sloganların başında “Gün Gelecek Devran Dönecek AKP İşçiye Hesap Verecek” vardı.

TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk’ün İzmir’deki şube yöneticilerine yapılan silahlı saldırıya da değindiği basın açıklaması metninde özetle şu vurgular vardı:

“Amerikan şirketi UPS’nin işvereni, sendikamızın örgütlenmesini, üyelerimizin toplu sözleşmeli bir düzen içerisinde yaşamasını engellemek için, pervasız yasadışı saldırılar başlatmıştır. Üyelerimizi tehditler ve baskılarla sendikamızdan istifa ettirmeye çalışmış, başaramayınca da işten çıkarma saldırısı başlatmış ve bugüne kadar 142 üyemizi işten çıkarmıştır.

İşten çıkarılan üyelerimizden dolayı aksayan işlerini sürdürebilmek için, önce işleri başka aktarma merkezlerine yönlendiren işveren, bu yolla da sorunu çözemediğini görünce bir kez daha suç işlemekte tereddüt göstermemiştir.

Yasalarımıza göre suç olduğu halde; yeni taşeronlarla, polis nezaretinde iş yerine kaçak işçi sokarak sorunu çözmeye çalışmıştır. Üyelerimiz ve yöneticilerimiz hakkında yalan yanlış beyanlarla iftira niteliğinde suç duyurularında bulunmuştur. Üye ve yöneticilerimizi gözaltına aldırmaya, haklarında dava açılmasını sağlamaya çalışmıştır. Bu şekilde bizleri yıldırıp sindirebileceğini sanmıştır.

Hiçbir saldırı UPS’ye sendikalı, toplu sözleşmeli bir düzenin olmasını engelleyemeyecektir. Sendikamız ve üyelerimiz kararlıdır.

Dünyanın birçok ülkesindeki UPS işçileri, bu sınıf düşmanı tutuma karşı, UPS merkezlerinde protesto eylemleri yapıyor ve bu eylemler artarak devam edecektir.

İşten çıkarılan üyelerimiz işbaşı yapana, sendikal örgütlenmeden dolayı bas

kılar sona erene kadar biz bu mücadeleyi sürdüreceğiz.…”

Daha sonra Direnişçi İşçiler Platformu adına Cevizli TEKEL işçisi Metin Aslan’a söz verildi. TEKEL işçisi olarak tüm direnişçi işçiler adına konuşan Metin Aslan’ın konuşması sırasında “1 Mayıs kürsüsüne sahip çıkan işçiler olarak…” diye yaptığı vurgu TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk’ün tepkisini çekti ve “konuşmanı direnişimize dair yap” uyarısında bulundu. Diğer sendika görevlileri de sık sık “hadi artık toparla konuşmanı” diyerek engelleyici olmaya çalıştılar.

Nedeni ise şüphesiz ki Direnişçi İşçiler Platformu’nun militan ve eyleme dönük hareketliliklerinde sendika bürokrasisini de hedef almalarıydı. Cevizli TEKEL işçisi Metin Aslan’ın uyarı ve rahatsızlıklara karşın konuşma metnini kesmeden okuduğu ve tamamladığı görüldü…

Basın açıklamalarının tamamlanması ile birlikte UPS işçileri ve sınıf dostlarının eylemi sona erdi…

***

Direnişteki İşçiler Platformu’nun engellenmek istenen konuşma metni sizlerle paylaşıyoruz:

Değerli mücadele arkadaşlarım,

Sizleri Direnişteki İşçiler Platformu adına selamlıyorum.

TEKEL işçisi olarak sizlere seslenmek istiyorum

UPS işçileri olarak direniyorsunuz. Direnmek, yaşamaktır. Direnişinize desteğimiz tam. TEKEL, İtfaiye, İSKİ mücadelelerinin deneyimi şunu gösteriyor: Sermayeyi rahatsız etmediğimiz sürece, bizi ciddiye almıyorlar.

1 Mayıs’ta kürsüye çıkarken, 24–25 Mayıs’ta Türk-İş Bölge Temsilciliklerinde demokratik tepkimizi gösterirken hep amacımız “sesimizi duyurmak”tı. DUYUN BİZİ diye haykırmaktır. Burada işini kaybetmiş işçiler var. Bu bir feryattı.

UPS işçileri olarak neredeyse 3 aylık direniştesiniz. Bu uzun bir süre. Birliğinizi bozmadınız. Sizlerin sesini duyanların sayısını artırmak için bugün olduğu gibi daha merkezi alanlarda sesinizi duyurmalısınız.

Sesinizi sadece duyarlı işçi ve sendikalara değil, sağır sultana da duyurmak istiyorsanız, canınız yanarmış gibi değil, canınız yana yana sokağa çıkmalısınız.

Bir sloganımız var: Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır diye.

İşte sokak, işte UPS işte sizlerle dayanışmaya gelenler…

Öyleyse sesimizi daha güçlü çıkartmak istiyorsak, UPS’de olsun ya da Cerrahpaşa’da ya da Beykoz Paşabahçe Devlet Hastanesinde taşeron işçiler arasından ya da Esenyurt Belediyesinde olsun hak mücadelesinde olan, sendikalaşırken işten atılan kim varsa yan yana getirmeliyiz.

Platformumuz bütün direnişlere, işçilere, mücadeleci sendikalara açıktır.

TEKEL işçilerinin mücadelesinde eksik olan diğer işçi mücadeleleriyle TEKEL davasını birleştirememiş olmamızdır.

Şimdi el birliğiyle bu eksiği kapatmalıyız.

Birleşe birleşe kazanacağız!

Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!

Şimdi el birliğiyle bu eksiği kapatmalıyız.

Birleşe birleşe kazanacağız!

Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Direnişteki İşçiler Platformu / UPS /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.