Yasal çevre katliamları

Ömer Yıldız - 2 Ağustos 2010 - Ekoloji / Ulusal Sorun

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Memleketin her yerinde yapılan duble yollar benim memleketim olan Sultandağı’nda da hızla devam ediyor. Trafik açısından rahatlatıcı bu çalışmanın görünmeyen çevre ile ilgili kısmından söz edeceğim. Yollarda kullanılan malzemenin temin edildiği alanlardan.

Afyonkarahisar Konya karayolunun Sultandağı Akşehir arasının yapımını alan firma yoldaki alt dolgu işlemleri için toprak ve taş ihtiyacını dağlardan, ormandan sağlıyor. Akbaba Köyü’nün hemen yanındaki Sultandağları’nın yamacında bir tepeciği kendine malzeme temin alanı olarak seçiyor şirket. Buradan zemin dolgusu için malzeme çıkarırken doğal bitki örtüsü içindeki ot ve çalıların yanı sıra asırlık ardıç ağaçlarını da katletti.

 Olayı ilk duyduğumuzda işin yasal yönünü merak ettik. Çevre ve Orman Bakanı’nın memleketinde İl Özel İdaresi ve diğer resmi kurumların tamamından izin almış şirket, taşocağı ruhsatı için. Yeşil dostlarımızdan yardım isteyip konu ile ilgili maden kanunu başta bütün kanunları okuyup ne yapabileceğimizi düşündük. Afyonkarahisar İl Genel Meclisi’nin Sultandağı CHP’li üyesine durumu anlatıp İl Genel Meclisinde bizim hazırladığımız çerçevede bir konuşma yapmasını sağladık. Ancak yapılan konuşma yerel basında ilk anda etkili olsa da ana gelirleri resmi ilanlar olan yerel basın konunun üzerine gidemedi.

Taşocağının açıldığı Akbaba Köyü’nde ikili konuşmalarda durumdan yakınılsa da ve özellikle yaşlıların ardıç katliamı için benden yardım istemelerine rağmen tüm köyün katılımı ile bir protesto yapılamadı. Bunun üzerine komşu köy olan ve durumdan Akbaba kadar etkilenen kendi köyüm Çamözü’nde insanlara taş ocağı ile ilgili çevre katliamı senaryolarını anlattık. Köyden tüm evlerden ve bireylerden destek alarak ve Köy Muhtarlığında ihtiyar heyetine karar aldırarak, İl genel Meclisi Başkanlığına, Çevre Orman İl Müdürlüğüne, DSİ Isparta Bölge Müdürlüğüne ve Sultandağı Kaymakamlığı’na, aileler ortak, iki yüz dilekçe verdik.

 Dilekçelerde çevreye olan zarardan; bitki örtüsünün ve ormanın yok oluşundan, asırlık ağaçların kesilişinden, doğal yapının ve görünüşün bozulduğundan, çıkan tozun insan sağlığına olumsuz etkilerinden bahsettik. Sulama amaçlı derin kuyuların dinamit patlamalarından etkileneceğini yazdık.

Dilekçelerden DSİ ve İl Çevre Orman Müdürlüğünden yanıt geldi. DSİ minimum dinamit kullanımı ve Çevre müdürlüğü sulu sistem çalışma önerisi getirdi. Bu durumdan yol ihalesini alan firmanın da haberdar olması ile çalışmalar raporlara göre yapılmaya başladı. Şu anda dağın kazımı devam ediyor. Dinamit minimum düzeyde ve sulu sistem çalışma yapıyor. Yasal sınırların dışına çıktıklarında müdahil olalım şeklinde köylüden bir karar çıktı.

 Bir açıdan başarılıyız, yasal zeminde çalışmalarını sağladık. Bir yandan başarısızız dağ gittikçe eriyor…

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: çevre / orman katliamı / taşocağı /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.