Ben Spartaküs’ü bilirim ilk…

Ömer Yıldız - 4 Ağustos 2010 - Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Türkiye’ de sosyalistlerin rahatça görüşlerini ifade edebildiği bazı bölgeler, yayın organları, televizyon kanalları dışında da sosyalistler yaşar bu ülkede. Bulundukları şehirlerde, beldelerde çoğunlukla tekdirler. İflah olmaz düşünceleri onları bırakmaz kalabalığın içine karışmaya. Muhatap oldukları kalabalıklar çoğunlukla sosyal demokrat kesimlerdir. Onlarla sohbet eder kısmen kendi görüşlerini anlatırken tatmin olurlar.

Topluluk yaşamda bireysellik olmaz. Ancak onlar bireysel özgürlüğe inanırlar. Çelişki gibi görünen yaşamlarını anlatamazlar. Anlatırlar belki ama anlaşılmaz. Dinden uzakken türbanın kişisel tercih olduğunu ne sosyal demokratlar ne de muhafazakarlar anlar. Şiddetin kötü olduğunu söylerken ezilenlerin kendini ifade edebilmelerinin bazen olanaksızlığını anlatamazsınız. Cinsel özgürlük dediğinizde eşcinsel sanırlar. İfade özgürlüğü dediğinizde PKK’lı.

Anadili başka ülkelerdeki Türkler için isteyenlere, bırakın anadilde eğitim hakkını, kendi ülkendeki farklı dillerin yaşaması ve gelişmesi için anadilde eğitimi anlatamazsın. Oto kontrol öylesine gelişmiştir ki toplumsal baskıdan dolayı, düşüncelerini bazen sadece kendine anlatırsın.

Ara sıra yakın beldelerdeki kendi yaşamını sürdürmeye çalışan sosyalistlerle karşılaşırsın ve ilk beş dakikadan sonra sanki yaşamımızın her tarafı sorunsuzmuş gibi fraksiyon farklılıklarına dalarsın. Yerel seçimlerde bazen oy verecek parti bulamazsın; doğal boykotçu olursun. Benimsediğin siyaseti söylediğinde insanlar adını bile duymamıştır. Bu örnekleri çoğaltıp gidebilirim.

Sosyalistlerin yoğun olduğu yerlerdeki toplantılara katılırsın, biraz yabancı. Halkı gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde gören insanların seni görmesini beklersin. Konuşurlar içinde olmadıkları halkın kurtuluşu için. Yazılarından tanıdığın “önderleri” gördüğünde anlarsın onlarda “insan”.

“Toprağa bir tek tohum atmamış ancak tarımdaki uygulamalardan bahseder”. Hiç açlık çekmemiş, açlık sınırındaki insanların kurtuluşunu anlatır. Kendi devrimini yapamamış devrimcidir bazıları. “Halka ulaşmak lazım” derler ama bana hiç “dokunmazlar”.

Bilmedikleri insanları sosyalist yapmaya, yaşamadıkları yaşamları kurtarmaya çalışırlar. Halbuki devrim tarihi hep halka dokunarak olmuştur. “Devrim önderleri burjuvadan çıkar” demeyin bana; ben Spartaküs’ü bilirim ilk. Hemşerim, Kadir Manga’ da burjuva değildi. Mülklerinizden arınmadıkça “bana” dokunamazsınız. Sıfatlarınızdan, makamlarınızdan arınmadıkça bizden olamazsınız.

Üzgünüm beldemde gördüklerime benzemiyorsunuz. Onlar emekçi ama sosyalist değiller. Siz sosyalistsiniz ama emekçi değilsiniz. Onların sosyalist olması için sizin emekçi olmanız lazım.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: sosyalist olmak /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.