Mektup: Ataması Yapılmayan Öğretmenler, Birleşin!

Sol Defter- Haber - 7 Ağustos 2010 - Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Ataması Yapılmayan bir öğretmenden mektup var

Ağustos ayına girdiğimiz şu günlerde 320 bin atama bekleyen öğretmenin umutları bakanlığın her atamada yaptığı kandırmaca haberleriyle bir yeşerip bir kurumakta.

Ataması yapılmayan öğretmenler, Hüseyin Çelik’ten sonra yerine Nimet Çubukçu Milli Eğitim Bakanı olunca verilen vaatlerle biraz olsun umutlanmıştı.

Çünkü bakan; öğretmen atamalarının bugüne kadar yeterli yapılmadığını, okullarda yeterli personel olmadığını, sözleşmeli istihdamın anayasaya ve öğretmenliğin saygınlığına aykırı olduğunu, bundan sonra sözleşmeli öğretmen alımı yapmayacağını ve bütün sözleşmeli öğretmenleri acilen kadroya geçireceğini söylüyordu.

Sözleşmeli çalıştırmayacağım dediğinde ataması yapılmayan öğretmenler düşündüler ki; hiçbir güvencesi olmayan, kölelikten hiçbir farkı olmayan, hatta öğretmen dahi olmayanların çalıştığı ücretli öğretmenlik uygulaması artık olmayacak.

Sanıldı ki; meslek liselerinin önü açılacak dendiğinde endüstri meslek liseleri öğretmenlerine kavuşacak, eğitimin kalitesi artacak.

Oysa umutların sönmesi hiç de geç olmadı. Bir daha sözleşmeli öğretmen atması yapmayacağım diye açıklama yapılmasından bir hafta sonra 10 bin sözleşmeli okul öncesi öğretmenin ataması yapıldı. Hala da sözleşmeli öğretmen ataması devam ediyor.

Ücretli öğretmenlik olmayacak diye vaat edildi. 2009- 2010 yılı yaklaşık 60 bin ücretli öğretmenle tamamlandı. Önümüzdeki yıl da yetersiz yapılan atamalarla bu sayı daha da artacaktır.

Yapılan adaletsiz atamalarla bazı bölümler 40 ve altı KPSS puanlarıyla atanırken bazı bölümler Türkiye birincisi dahi olsalar kadro açılmadığı için atanamadı.

Meslek liselerinin ilahiyat bölümlerine rahatça atama yapılırken endüstri meslek lisesi öğretmenlerinin çoğu atanmadığı gibi atanacaklarına dair bir umuda bile kapılamadılar.

Bakanlığın kendi açıklamalarına göre öğretmen açığı 140 bin olmasına rağmen (bu sayı sendikalara göre 300 bin civarındadır. Hatta birleştirilmiş sınıf uygulaması kalkması durumunda daha da fazla olacaktır) yapılacak olan atama 31 bin olarak duyurulmuştur.

Peki bütün bunlar ve eğitimin daha bunlar dışında anlatılacak çokça eksiğinin halka yansıması nedir?

Artık polislerin de çoğunluğunu ataması yapılmayan öğretmenler oluşturuyor.

Bugün hangi düz liseye, meslek lisesine, ticaret lisesine giderseniz gidin okuma yazma bilmeyen öğrencilere rastlamanız kaçınılma bir gerçektir.

Üniversite sınavı ve SBS de öğrencilerin yaklaşık dörtte biri sıfır çekmektedir.

Öğretmenler dahi kendi okullarındaki öğretmen değişikliklerinden ve yetersizliklerinden dolayı milli eğitime güvensiz hale gelmiştir.

Resim, müzik gibi dersler tamamen ihmal edilmiş, Türkçe, matematik, fen ve teknoloji gibi derslerin içerikleri boşlatılıp dershanecilik mantığıyla test çözdürmekten başka bir işe yaramaz hale gelmiştir.

Türkçe dersine matematik öğretmenleri, matematik derslerine sosyal bilgiler öğretmenleri, sosyal bilgilere fen ve teknoloji öğretmenleri yani öğretmenler başka bölümlere girmekten kendi alanlarını unutur hale gelmiştir.

Milli eğitime veliler arasında güven azaldığı için dershaneler yüzde 250 civarında artış göstermiş. Özel okullar da bunlarla paralel tabii ki mevcutlarını artırmıştır. Özel okulda okuyana burs verildi ve özel okullarda okumak teşvik edildi. Parasız öğrenciler tarikatların eline teslim edildi. Bunu görmesine rağmen elinden bir şey gelmeyen ailelerin çocukları da maalesef eğitimsizliğe mahkûm edildi. Bu uygulamalar da bizleri özelleştirme politikalarında sıranın artık eğitime geldiğini gösteriyor.

Sonuçta bu milli eğitim politikası kamu okullarını bitirmekten başka hiçbir amaca hizmet etmiyor.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: ataması yapılmayan öğretmenler /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.