Tek Gıda-İş Genel Başkanı’na Açık Mektup

Sol Defter- Haber - 17 Ağustos 2010 - İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

13.08.2010

Türkel efendi, sen ne yapmaya çalışıyorsun? Kullandığın kelimeler tam sana göre: Ajan provokatör! Gerçek ajan da sensin provakatör de sensin. Ha, bunları ben senin gibi zorlanınca söylemedim haberin olsun. Seni biraz araştırdım ve ne kadar tutarsız menfaatçi ve de sıkıştığında  kaçabilen biri olduğunu öğrendim.

Seni tanıyalım biraz: Hakkında yazılan eylem sonrasındaki kitaplarda kendini  bayağı methetmişsin. Peki, sana soruyorum şimdi: Sene 1970’ler; 1980’lere doğru TAKSAN, ZİLE UN FABRİKASI, TURHAL YEM FABRİKASI (SÜT-YEM), REŞADİYE KİL FABRİKASI, ARTOVA KÖMÜR OCAĞI… Buraları hatırlıyor musun? Sen buralardaki işçileri sendikalı yaptın. Bu insanlar sen sendikalı yaptıktan sonra hepsi işlerinden oldu. Ama sen bugün TEKEL işçilerini yüzüstü bıraktığın gibi onları da yüzüstü bıraktın; mücadele etmen gerekirken askere kaçtın  ve o insanları da işsiz bıraktın. Yani sen alışıksın bu tip kaçmalara.

Gelelim Türk-İş’e… Önce, bizleri, TEKEL işçilerini Türk-İş’teki hain planların için kullandın şimdi de bizleri hain provokatör söylemi ile itham ediyorsun. Ama şu bir gerçek ki, HAİN PROVAKATÖR işçiler değildir. Olamazlar da. Çünkü onun eğitimini fabrikada ya da işsizken alamazsın. Ajan eğitimini Türk-İş ağalarının yanında alabilir insan. O da sensin. İnsanları işlerinden edip kaçmaya alışkınsın satmaya da alışkınsın.

24 Mayıs’ta İstanbul’da TEKEL işçileri Türk-İş Bölge Temsilciliğine gitmişlerdi. Telefonlarla talimat verip, sana bağlı sendika şube başkanlarını aramıza kattın. Sen bunları iyi biliyorsun. Tüm bu planları sen yaptın zaten ve aynı gün gece 00.15’te  Sky Türk televizyonuna canlı bağlandın bir konuşma yaptın. Bu konuşma Sky Türk’te var, inceleyebilirsiniz. TEKEL işçilerini kullanarak Mustafa Kumlu’yu 26 Mayıs sonrası 27 Mayıs’ta istifaya çağırdın. Senin derdin her zaman olduğu gibi Türk-İş içinde koltuk hesaplarıdır. Sendika şube başkanlarını kullanarak emellerini başka illere yaydın. Neden? Çünkü yalnızca TEKEL işçisi nerde eylem yapsa senin işine geliyordu. İsmin ön plana çıkıyordu, reklamın yapılıyordu.

Senin Sky Türk’teki konuşmandan sonra Türk-İş Genel Merkezine eyleme gittim. Tokat’tan iki arkadaşımla Türk-İş önünde eyleme katıldım. Bu eylem akşam tüm kanallarda (star, show, kanal d…..vs) uzun uzun gösterildi, biz Kumlu’yu protesto ettik ama sen bizleri Türk-İş’e karşı kullandın. Şimdi biz ajan provokatör olduk, sen bizi suçlayan! Olduysak eğer, senin ajanın, provokatörün olduk.

Biz bunları yaparken yüreğimizde tüm mağdur TEKEL işçilerinin haklarını alma inancı vardı. Tabi sen bunu bilemezsin sende bunu anlayacak yürek yok ki; sen kaçmayı seversin her zaman olduğu gibi. 70’lerde Tokat’taki işçileri bitirdin, Tek Gıda-İş’i ve TEKEL işçilerini de bitirdin, şimdi Türk-İş’i de kendi emellerince bitirmeye uğraşıyorsun.

Ya arkadaş sen kime ve neye hizmet ediyorsun? Artık kaçacak yerin kalmadı. Aklını başına alma zamanın geldi. İyi düşün. Seni saymıyorum ama bu onurlu TEKEL işçisinin zamanı kalmadı. Bizler artık hakkımızı almak istiyoruz sabrımız tükendi ve sen artık bu onurlu TEKEL işçisinin bir tekine dahi laf söyleme şansın yok. Çünkü biz hala onurumuzu yitirmedik. 4-C’ye geçsek de geçmesek de yitirmeyeceğiz.

Sana bir sorum daha var: Madem sen ve sendika akrabası avukatların böyle bir açıklama yapacaktınız, neden Danıştay’a uzatma davası açtınız? Sizler bizim önümüzü açmak için değil kendi planlarınız için zaman kazandınız. Bunu da biliyoruz. Amacınız, eylemi bitirip planlarınızı rahat koltuklarınızda gerçekleştirmekti. Danıştay’ın son kararını zafer gibi lanse edip; kendini de savaş kazanmış komutan edası ile ön saflara oturttun. Ama sen asla zafer kazanmadın. Onurlu TEKEL işçisinin zaferinin önünü kestin ve o temiz ve onurlu insanları kendi emellerin için kullandın ve kullanmaya da devam ediyorsun.

Yanıldığın bir şey var: Bizler hala onurumuzu koruyan TEKEL işçileriyiz bunu unutma ve bundan sonraki söylemlerine de dikkat ederek açıklama yapmanı istiyorum. Senin buralara gelene kadar ne kadar değerli insanı kullandığını da biliyorum. Hala mahkemelerde davalarının olduğunu da biliyoruz. Unutma ki şu anda karşında 70’lerde  yüzüstü bırakıp kaçtığın onlarca veya yüzlerce insan yok. Karşında daha bilinçli binlerce insan var onun için bir daha düşünmeni ve artık işçilerle değil de onların hakları için mücadele ver!

Ne demek işçiler Tek Gıda-İş’e gelemezler? Kimsin sen? Seni oraya getiren ve orada tutan bu işçiler değil mi? Bu işçileri Türk-İş’e yollarken oraya girmelerini tv’lerde keyifle izliyordun da şimdi sıra sana gelince ZORUNA MI GİTTİ? Biz geleceğiz sen de alma işçiyi o zaman her şey ortaya çıkar. Şu sonuca varıyorum demek ki bizi Türk-İş değil de Tek Gıda-İş satmış!

78 gün Türk-İş’in önünde eylem yapalım; Tek Gıda-İş’e giremeyelim! Ne alaka şimdi? Kaçmayın. Onurlu TEKEL işçisine kimse ajan provokatör diyemez. Önce herkes aynada kendine baksın.

Bu yazıyı yazarken, hiç bir platforma yada siyasi partiye bağlı değilim. Burada ileri sürdüğüm iddiaları da araştırarak yazdım. Yüreğimde sadece kendim gibi TEKEL işçilerinin duyguları, düşünceleri vardı.

TEKEL İŞÇİLERİ, UYANIN VE GERÇEKLERİ GÖRÜN.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Mustafa Türkel'e cevap / TEKEL /

Comments

  1. fahri diyor ki:

    sayın mustafa türker tekelin sakat işçilerni sattın bn ayaqmdan protezliyim .sana helal olsun samsundaki türk işi de 7 trilyona sattın.parasınıda aldın . tekel işçilerini de sattın kendinide ii tanııttn SEN SAKAT İŞÇİLERNİ BİLE SATTIN ALLAH GÜLE GÜLE YİYEME O APARALARI utanmadan televizyona cıkıp konusuyorsun
    ben tekelden sakat işçi fahri altun ..
    tekel arkdslar aLLAH hepimizE YARDIM ETSİN arkadslar uyanın artk

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.