Hükümetten KESK’e toplusözleşme dersi: Vermeden almak AKP’ye aittir!

Yunus Öztürk - 19 Ağustos 2010 - 2011 KESK Kongresine Giderken / İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Artık herkes biliyor: KESK yönetimi toplugörüşme sürecinin dışına düştü. Uyguladığı “dahi” sözleşme (referandum) taktiği, iki gün sürdü. Önce hükümete inandı; ardından “masayı terk etme” taktiğini uygulayamadı. Üçüncü gün kapının önüne kondu. Hem kamu emekçilerinin gözünde, itibarını kaybetti; hem de sendikal harekette…

KESK hiçbir güç gösterisinde bulunmadığı toplu görüşme sürecinde, bir süredir hükümetle kurduğu “iyi ilişkiler” çerçevesinde hareket etti. 30-40 kişilik basın açıklamalarıyla süreci geçiştirdi. Bütün siyasetini “referandumdan sonra toplusözleşme” taktiğine indirgedi.

Hükümet KESK’in restini gördü ve toplusözleşme yok, önce referandumda “evet” diyeceğinizi açıklayın dedi. Tayyip Erdoğan Çorum mitinginde “Bu KESK, Kamu Sen, bunlar şimdi o kadar ideolojikler ki, ‘Bu işi halk oylamasından sonraya bırakalım.’ Niye? O zaman diyorlar, ‘toplu iş sözleşmesi çıkacak ya.’ Evet çıkacağını da kabulleniyorlar. ‘Görüşmeyi o zaman yaparız’. “Peki siz ne yapıyorsunuz diyoruz. ‘Biz hayır diyoruz’ diyorlar. Bu ne perhiz ne lahana turşusu. Mademki toplu iş sözleşmesi bu kadar güzel, o zaman niye oyunu vermiyorsun?”

Umarız KESK’e bu sözler ders olmuştur.

KESK Genel Başkanının oyunun rengi “evet” bile olsa, KESK tabanının “hayır” diyeceğini bilen Tayyip Erdoğan, KESK’i köşeye sıkıştırmış oldu.

İkinci görüşmede “Toplusözleşme yoksa biz masadan kalkıyoruz” demenin artık ne anlamı kaldı?

KESK’in bu dönem içine düştüğü aczin ardında iki önemli siyasi neden yatıyor:

Birincisi, Anayasa referandumunda “hayır” demeyerek tabanından kopmuş, hükümeti sıkıştırma gücünü elinden kaçırmıştır.

İkincisi, KESK yönetiminin çoğunluğunun gizli ve açık “evet”çi tutumu, hükümetin sınıf şamarından kurtulmasına yetmemiştir.

AKP sınıf dürtüsüyle hareket ediyor ve KESK’in bir emek örgütü olarak AKP’nin karşısında sınıfsal bir güç olduğunu bilerek hareket ediyor; başındakiler “evet” dese de, AKP’ye yandaş sendikalar (Memur Sen ve Hak-İş) dışında tüm emek örgütlerinin “hayır” diyeceğini iyi biliyor. Nitekim Türk-İş’in Mustafa Kumlu yönetimin bile açıkça “evet” diyememiştir.

KESK yönetimi izlediği yanlış siyasetin yol açtığı ayıbı örtmek için şimdi eylem planlıyor olmalı. Öyleyse, referandumda “hayır” diyerek işe başlamalı. Bu hükümete en iyi yanıt olacaktır.

Sonra da pratik eylem programını ilan etmeli ki, tabanda yarattığı güvensizliği telafi edebilsin!

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: KESK / toplugörüşme / toplusözleşme /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.