AKP, İsrail büyükelçisini iftara çağırmıyor ama, İsrail’le ticareti yüzde 30 artırıyor!

Seyfi Adalı - 22 Ağustos 2010 - Dünya / Güncel Politika / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

BBC Türkçe’nin 19 Ağustos tarihli haberine göre, “Yılın ilk yedi ayında İsrail-Türkiye ticaretinde yüzde 30 artış” yaşandı. Karşılıklı ticaretin 1,8 milyar doları geçtiği İsrail Devlet İstatistik Kurumu verilerinde yer alıyor.

Türkiye-İsrail ilişkileri, AKP hükümeti tarafından sürekli siyasi istismar konusu edilmiş ve Türkiye tarafının Siyonist İsrail ile ilişkilerini sınırladığına dair izlenim yaratılmıştır.

Karşılıklı telaffuz edilen sadece sözcüklerin şiddetine bakacak olursak, Türkiye ile İsrail arasında gerilimin zaman zaman doruğa çıktığına tanık oluyoruz.

Davos’ta Başbakanın İsrail Cumhurbaşkanına çektiği rest (one minute), Gazze’ye yardım gemisinin uğradığı saldırı ve 9 ölü ya da İsrail’deki Türkiye Büyükelçisinin İsrailli bakanla görüşmesinde diğerlerinden alçak olan bir sandalyede ağırlanması sonrasında uluslararası kamuoyunda koparılan fırtına Filistin ve Arap dünyasında Tayyip Erdoğan’ı ve hükümetini “İsrail’e kafa tutan siyasi lider-iktidar” olarak algılanmasına yol açtı. AKP referandum öncesinde de nemalandığı bu siyasi çizgisini sürdürüyor: Son olarak Büyükelçilere verilen iftar yemeğine İsrail büyükelçisi çağrılmadı.

Sadece olaylara dışarıdan bakanlarımız için Tayyip Erdoğan İsrail’e kafa tutan bir lider görünümünde. Yarattığı siyasi hava ise, İsrail devlet terörüne öfke duyan her insan için rahatlatıcı bir etki yaratmaya yönelik. İsrail Başbakanı Netanyahu da kendi ülkesinde ayrı rolü oynuyor. Dolayısıyla dini duygular her iki ülkenin sağcı hükümetleri tarafından iç politika malzemesi olarak kullanılıyor.

Bütün bu kayıkçı kavgasının, kendi tabanlarını konsolide etmenin ötesine geçip, kapitalist çıkar dünyasını zarara uğratacak boyutlara ulaşmasına ise, her iki ülkenin burjuvazileri ve ABD izin vermiyor. Hiçbir maliyeti olmayan siyasi şovlardan, karşılığı olan siyasi tavırlar beklenemez.

İsrail Devlet İstatistik Kurumu’nun açıkladığı ticaret rakamları bütün bu siyasi gösterilerin sermaye sınıfı açısından bir değeri olmadığını gösteriyor. İlişkiler görünüşte gerilirken, Türkiye’nin İsrail’e ihracatı 1 milyar doları geçebiliyor. En sert siyasi ilişkilere rağmen ihracat yüzde 30 artıyorsa, burjuva toplumunda görünüşteki ilişkilerin ardındaki maddi ilişkilere bakmamız halinde gerçek durumu öğrenebiliriz.

İsrail ordusunun Gazze’ye yardım gemilerine 31 Mayıs’taki saldırısının sonucunda 9 insanın ölümü ne olacak? İsrail-Türkiye ilişkilerinde kapitalistlerin karlarını artırmaya mı yarayacak? Şimdilik öyle. AKP hükümetinin siyasal İslamcı olmasının önünde kapitalistlerin hükümeti olması gerçeği bulunuyor.

Başka türlüsü için “Türkiye’nin İsrail’le tüm ikili ilişkilerini kesmesi”ni sağlayabilmemiz gerekiyor.

Yine de umutsuz değiliz: Dünyanın birçok ülkesinde oluşturulan Filistin İçin Boykot Kampanyaları bu doğrultuda mütevazi bir adım sayılır.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Filistinle Dayanışma / İsrail Siyonizmi /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.