İşten atılan yemekhane işçileri geri alınsın!

N. Cemal - 8 Eylül 2010 - İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Taşeron çalışma yasaklansın!

Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Taş-İş-Der) üyesi işçiler tarafından 3 haftadır sürdürülen oturma eylemine –araya giren bayram ve uzun tatil nedeniyle– son verildiği bir basın açıklamasıyla duyuruldu. Taş-İş-Der öncülüğünde sürdürülen eylem; Ses Aksaray Şubesi, Tez-Koop-İş 5 Nolu Şube ve Eğitim-Sen 6 Nolu Şube tarafından da destekleniyordu…
Çapa ve Cerrahpaşa Hastaneleri yemekhanelerinde çalışan işçiler, İstanbul Üniversitesi sağlık kurumlarının yemek yapım işini ihaleyle alan Damgacıoğulları taşeron şirketince işten atılmışlardı. Nedeniyse, aşçı ve aşçı yardımcısı olarak çalışan işçilerin, maaşlarının tamamının banka hesaplarına yatırılmasını ve sigorta primlerinin gerçek ücretleri üzerinden ödenmesini istemeleriydi. İşçiler önce baskı ve yıldırmalarla işten ayrılmaya zorlandılar.

Baskılara boyun eğmeyince de 5 işçi işten atıldı. Beş işçi arkadaşlarının işten atılmasını protesto etmek amacıyla Çapa Hastanesi bahçesinde basın açıklaması yapılmasına karar verildi. Taşeron şirket Damgacıoğulları bu kez de basın açıklamasına katılanların işten atılacağı tehdidini savurdu. Bu tehdit de hiçe sayıldı ve 29 Temmuz günü basın açıklaması gerçekleştirildi.

Taşeron patronu da katılan işçilerin kimlik tespiti için yöneticilerini göndererek polisin de desteğiyle not aldı ve işçi kıyımına devam etti. Yedi işçi daha işten atıldı. Bu kez de atılan 7 işçi için yapılacak basın açıklamasına katılacak olan işçiler için tehditler savrulmaya başlanıldı. Hastane yönetiminin “uzlaştırma” amacıyla devreye girmesiyle de basın açıklaması ertelendi. Tabi ki bu “uzlaştırma” boş çıktı ve atılan işçiler yeniden harekete geçtiler.

İstanbul Üniversitesi’ne bağlı Çapa ve Cerrahpaşa Hastaneleri’nde çalışmaktayken işten atılan taşerona bağlı işçiler, 26 Ağustos günü oturma eylemi başlatmaya karar verdiler ve İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Monoblok önünde yapılan bir basın açıklamasıyla eylemi başlattılar. 26 Ağustos günü başlayan oturma eylemi ise 7 Eylül günü sona erdirildi. Gerekçe olarak da araya giren bayram ve uzun tatil gösterildi…

İşten atılan işçilerin işe geri dönme mücadelelerinin çok yönlü bir çabayı gerektirdiğini biliyoruz. Yaşam koşulları ve hayatını idame ettirme zorunluluğu en az patronların kıyımı ve patronlardan yana olan yasaların basıncı kadar ağır. İşten atılan taşeron işçileri içinse bütün bu olumsuzluklar birkaç kat fazla ağırlıkla gerçekleşiyor. Çapa ve Cerrahpaşa Hastaneleri’nde çalışmaktayken işten atılan taşerona bağlı işçilerin koşullarının ağırlığı ise direnişlerinin bir çok aşamasında hissediliyor. İşten atılan ilk gruptaki işçilerin neredeyse hiçbirisi direnişi sürdürebilir durumda olamadılar.

Yani, şu an direnişte bulunan işçilerin işten atılma nedeni olarak gösterilen ve dayanıştıkları o ilk gruptaki işçiler eylemde yoktular. Neredeler mi? Ya yeni bir iş bulabilme derdinde koşturuyorlar ya da yeni bir işe girmek zorunda kaldılar. Böylesi durumlarda “parasız kaldılar ve köye gittiler” türünden yanıtlar da sıklıkla karşılaşılanlardan ve burada da var. Atılan işçi arkadaşları ile dayanışma eylemine katıldığı için işten atılanlar arasında karı-koca bir çift de var. Bu da bir evde aynı anda iki işsiz demek. Yine de onlar yılmadan ve hiç hayıflanmadan direniyorlar.

Tabi ki direnişin sorunları salt bunlarla sınırlı da değil ve olamaz. Hastane yönetimi kanalıyla “uzlaştırma” arayışları ve bu amaçla mücadelenin zaman zaman rölantiye alınması da önemli açmazları beraberinde getiriyor. İşten atılan işçilerin işe geri dönme mücadeleleri elbette ki birtakım pazarlık ve anlaşmaları zorunlu kılar. Ama, bir direnişin kararlılığı idare ve yöneticilerin –ki bu idare ve yöneticiler taşeron sisteminde çoğu kez gerçek işveren konumunda oluyorlar– insafına ve uzlaştırıcılığına bırakılamaz.

Nitekim, Çapa ve Cerrahpaşa Hastaneleri’nde işten atılan işçilerin bağlı bulunduğu Damgacıoğulları şirketinden “hizmet alan” da bizzat hastane yönetimleridir. Bütün bu sorunlara bir de aynı alanda “yetkili” sendikaların kendi içlerindeki bürokratik açmazlarını ekleyecek olursak?!.

Çapa ve Cerrahpaşa özelinde, bu sendikaların kendilerinin üye yapmaya yanaşmadıkları işçileri, sıkletlerinde görmedikleri Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin örgütleyerek üye yapıyor olması ve direnişlerine sahip çıkması ayrı bir handikapa yol açıyor. Oturma eyleminin 7 Eylül’de sonlandırılmasında da sendikaların bürokratik açmazlarının çok ciddi etkileri var…
İşten atılan taşeron işçileri direnişlerine devam ediyorlar. Dayanışma amacıyla imza topluyor, kalem satışlarıyla da ekonomik dirençlerini artırıyorlar. El ilanı ve bildirilerle hastane bahçesinde bekleyen hasta yakınlarını bilgilendirerek “hastanızın yemeğine koymaları gereken eti çalarak satıyorlar” diyerek taşeron şirket Damgacıoğullarını ve işbirlikçi hastane yönetimini deşifre ediyorlar.
Bayram nedeniyle direnişçi işçilere Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu tarafından erzak paketleri dağıtıldı ve “mücadelenize desteğimiz sürecek” denildi. İşçilerin dayanışma amaçlı kalem satışları bayramdan sonra da sürecek…

Basın Açıklaması Metni:

Atılan yemekhane işçileri geri alınsın

Taşeron çalışma yasaklansın!

İstanbul üniversitesi sağlık kurumlarının yemek yapım işi ihalesini alan Damgacıoğulları temz. Sağl. Hizm. Ve Gıda san. Tic. Ltd. Şt. Şirketinde aşçı ve aşçı yardımcısı olarak çalışan işçiler, SKG primlerinin maaşları oranında ödenmesini, maaşın bir kısmının elden ödenmesine son verilerek, tamamının banka hesabına yatırılmasını istedikleri için, baskı ve yıldırmayla karşılaştılar. 6 işçi işten ayrılmaya zorlandı, 5 işçi ise yasadışı bir şekilde işten atıldı. Bunun üzerine, 29.07.2010 tarihinde İstanbul tıp Fakültesi’nde yapılan basın açıklamasına, arkadaşlarına sahip çıkarak katılan ve yemekhanede kat garsonu olarak çalışan işçilerden 7’si daha işten çıkarıldı. Geçen hafta ise 1 işçinin daha işten çıkarılmasıyla toplam 14 işçi işsiz kaldı. Taşeron şirket ve üniversite yönetimiyle süren görüşmeler sonucunda, halen işten atılan işçiler işe geri alınmazken, yasadışı işlem yapan taşeron şirket, yemekhanede çalışan işçiler üzerinde psikolojik baskılarını her geçen gün arttırıyor.

Yemekhane işçileri:

-Günlük 12 saat çalışmakta,

-taşeron şirket, yıllardır üniversitemizde kesintisiz olarak çalışan işçi arkadaşlarımıza, rektörlüğün yazısına rağmen; yıllık izin haklarını kullandırmamaktadır,

-İşçileri, yol ücreti verilmemekte, fazla mesai ücretleri tam ödenmemektedir,

-Verilen maaşlar üzerinden SGK primleri yatmamakta, bu yolla vergi kaçakçılığı yapılmakta ve haksız kazanç sağlanmaktadır,

-İşçiler, resmi ve dini bayramlarda çalışmakta, taşeron şirket, işçilerin izin vb. tüm haklarını gasp ederek haksız kazanç sağlamaktadır.

Hastalara ve çalışanların yemeğinde eksik malzeme kullanan ve bu durumdan haksız kazanç sağladığı için hakkında hukuki işlem başlatılan; işçilerin haklarını gasp eden ve her gün işten çıkarmakla tehdit eden, işten çıkardığı işçiyi tartaklatan Damgacıoğulları temz. Sağl. Hizm. Ve Gıda san. Tic. Ltd. şirketi, bir an önce İstanbul Üniversitesini terk etmeli; bu şirket ve bu şirket ortaklarının ortağı olduğu hiç bir şirket, kamu ihalelerine alınmamalıdır.

Hizmet alım ihalesi yapan ve bu şirketleri denetlemekle yükümlü İstanbul Üniversitesini göreve çağırıyoruz! Yasal hakkını aradığı için işine son verilen işçilerin işlerine derhal başlatılması, bu haksızlıkların son bulması ve çalışma koşullarının düzeltilmesi için sorumluluğunu yerine getirmeye çağırıyoruz.

Anayasa değişikliği ile demokrasi getireceğini iddia eden hükümete sesleniyoruz! Kamu kaynaklarının hortumlanmasının, özelleştirmenin, işçilerin hukuksuz ve kölece çalıştırılmasının aracı olan taşeron çalışma derhal yasaklanmalıdır.

Yanımızda güvencesiz-köle gibi çalışanlar oldukça ve sayıları arttıkça, hiçbirimiz güvence altında değiliz! Bunun için birleşerek, sorunlar karşısında ortak mücadele veriyoruz.

Bizlerin dayanışma ve desteğiyle 3 haftadır sürdürülen işten atılan yemekhane işçilerinin başlattığı oturma eylemi, araya bayram ve uzun tatillerin girmesi nedeniyle bugün sonlandırıyoruz.

Damgacıoğulları şirketini bir kere daha uyarıyoruz! Haksız ve hukuksuz uygulamalarına son vermediği, atılan işçiler geri alınmadığı taktirde, hukuki girişimlerin yanı sıra, bu şirketin kamudan herhangi bir ihale almaması için mücadele eden bizleri karşısında bulacağını hatırlatıyoruz.

Bayram sonrası çeşitli eylem ve etkinliklerle işçiler işlerine geri dönene kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi ilan ediyor: İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nü şirket hakkında gerekli işlemleri yapmaya ve atılan işçilerin işe alınmasını sağlamaya çağırıyoruz.

SES Aksaray şubesi,

Taşeron İşçileri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği

TEZ-KOOP-İŞ sendikası İstanbul 5’nolu Şube,

Eğitim sen 6’nolu şube

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Taşeron / Taşeron İşçileri Derneği /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.