Herkes sınıfını yaşar

Ömer Yıldız - 14 Eylül 2010 - Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Taraf gazetesi ekseninde konuşlanmış S.O.S veren sosyalistlerdi (“sos-sosyalistler”) onlar. Şimdi burjuva düzeninin gerektirdiği her şeyi eksiksiz yapıyorlar. İcraatlarını da “solculuk” adına yaptıklarını iddia ediyorlar.

Devrimci sosyalistlerin fikirleriyle, bedenleriyle, canları pahasına mücadele ettikleri yapı ve kişilerle dalga geçmekten, hakaret etmekten çekinmiyorlar. Üstelik bu durumu “sosyalist” bir tutum olarak tanımlıyorlar.

Başbakanın yeni dizayna uydukları için teşekkür ettiği, sosyalist yerine sol demeyi tercih ettiği çevre, Taraf ile bitaraf ve bertaraf olmaktan kurtulmuş kişilerden oluşmuş bir garip topluluk. Anlaşıldığı kadarıyla sadece gazete ve dergilerde birbirlerini örgütleyen, tabandan habersiz, emekçinin yaşamını bilmeyen, bir tek gün kendinden başkası ile muhatap olmamış bir garip kitle.

Bunların sayesinde bize 12 Eylül 1980’de ne yaptıklarını şimdi daha iyi anladım. Yapılan işkenceler, idamlar, tutuklamalar hiçbir şeymiş. Artık Marks’ı, Lenin’i “liberal” yorumlayan “sos-sosyalistlerimiz” var. Üstelik konuşlandıkları Taraf’larda yaptıklarının sosyalizm adına yapıldığını, ikna ederler “ inanmaya hazırları”. “Ekseni kayan” bizmişiz, haberimiz yok!

12 Eylül’ün 1980’i de 2010’u da burjuva sistemin ürünleri. 12 Eylüller “bize” bir şey yapamadı. “Sos-sosyalistlerin” zaten hazır oldukları liberal yönlenmelerini hızlandırdı.

Şu 12 Eylül ile hesaplaşmaya gelince… Bizim hukukumuzda hiç de yer almayan burjuva hukuka sarılıyorlar doğal olarak. Bundan önce siyasi kararlar verdiği gibi, bundan sonra da siyasi kararlar vermeye devam edecek mahkemelerin burjuva hukuk kararlarına ortak oluyor “sos-sosyalistler”. Savcıların harekete geçmesini bekliyor ve diliyorlar.

12 Eylül’de yitirdiklerimizin hesabını burjuva hukukuna teslim etmeyi, mücadele mi sanıyorlar? Bunlar yoldaşlarımıza işkence edenleri burjuva hukukuna teslim ederken, işkencecilerin sistemin piyonları olduğunu bilmiyorlar mı? Bunlar, Erdal’ı asanları kötü burjuva saydıklarından, iyi burjuva bir düzen onlara yetiyor demek ki!

Burjuva hukuku darbecilere “ceza” verirse “ödeşmiş” mi olacağız? Ey “sos-sosyalistler”. Burjuva düzeninin piyonlarını, burjuva mahkemelerinde yargılayınca 12 Eylül işkence haneleri çiçek mi açacak. Siz öyle bir şey yaptınız ki, onların istediği düzene, isteyerek Taraf oldunuz. 12 Eylül darbecilerinden devrimcilerin alacağını sonsuza kadar ertelediniz. Bizim içimizden, sizler gibi “sos-sosyalistleri” zorla çıkaran düzene alet oldunuz. Görülüyor ki, 12 Eylül ile değil kendi “dönüşleriyle” ilgileniyorlar.

Artık, satılacak her yeşilin sorumluluğunun bir kısmı da onlarındır.

Parasız eğitim, parasız sağlık sloganı atamamalılar; eğer utanmaları varsa.

Belki de referandumun hayırlı yanı, sos-sosyalistlerin çıplak yüzlerini göstermiş olmasıdır.

Artık bundan sonraki parti çalışmalarını yarı sosyal demokrat yapı yerine “eşitlerin ve demokratların” kurduğu sol liberal yapıda olacaktır. Soldan uzaklaştıkça, düzen içinde kendilerini kabullendirmek için çaba göstermeleri kaçınılmaz. “Devrimcilik” bu gibiler yüzünden değer yitirmiyor mu zaten?

“Zincirlerinizden başka kaybedecek şey”leriniz vardı zaten; halktan kopuk olan burjuva yaşamlarınıza göğsünüzü gere gere devam edin serbestçe. Bundan sonra size “sos-sosyalist” bile denemez. İflah olmazsınız; çünkü ortaksınız bundan sonra devrimcilerin çekeceği acıların sorumluluğuna. Herkes sınıfını yaşar. Herkes kendi sınıfının yanına!

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 12 Eylül / sosyalist olmak / sosyalist sol / Taraf Gazetesi /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.