Nefret ediyorum iyimserliğinizden!

Özcan Özen - 16 Eylül 2010 - Türkiye / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail


Koca koca adamlar, meşhur siyasetçiler, sözüne biat edilen sosyalistler, doçentler, profesörler, bunların peşinden gidenler, entelektüellik sınavının şımarık öğrencileri, dangalaklar, ahmaklar hepiniz birer Nasreddin Hocasınız yahu! Göle maya çalıp ya tutarsa diyorsunuz. Bu mu tüm vasfınız, entelektüel birikiminiz? Görmüyor musunuz bir masal kahramanı bile olamadınız. Kal-paa-zansınızzz!

Kumbara fetişistleri sizi! O küçük teneke kutularınıza birer ikişer anayasa maddesi atarak demokrasiye ulaşacağınızı sanıyorsunuz. Bu mu tüm ufkunuz? Küçük küçük biriktirip büyük burjuva mı olacaksınız? Ruhu şad olsun Claude Chabrol’un bir 12 Eylül günü öldü de görmedi sizleri. Onun nefret ettiği gibi nefret ediyorum. Kıskanmamalıyım onu: Nefreti onu ölümsüz kılmadı mı? Ah! Vardım, varım, var olacağım, görürsünüz siz!

Ne zannediyorsunuz yahu? Kapı aralandı ve şimdi dar bir demokrasi koridorundan geçip salon salamanje bir özgürlük diyarına mı varacaksınız? Hey, aklınız başınızda mı sizlerin? 30 yıl geçti be! 30 yıl… Artık intikam için bile çok geç. Kimi yargılayacağız yahu? Tüm vücudu titreyen, akli melekelerini yitirmiş ihtiyarları mı? Bugüne kadar onlara acıyıp yaşatan Tanrı bile artık onlardan vazgeçmiş, görmüyor musunuz?

30 yıl. O yıl çocuğunuz olsaydı şimdi torununuzu elinize almıştınız. Ya, neredeyse iki kuşaklık süre… Bırakın ihtiyarları yargılamayı, iki kuşak boyu işkenceci yetişti bu memlekette, bunları yargılamalı asıl. Nostalji müptelaları sizi…

Ama kılımızı bile kıpırdatamıyoruz. Nerede işçi partileriniz? Boy boy, şekil şekil, tarz tarz parti modelleriniz vardı sayın teoritürettirenler, hem de hepinizin ayrı ayrı, hani nerede partileriz? 30 yıl. “Devrim,” “Evrim” adını verdikleriniz artık CEO oldu. O günleri bizzat yaşayan solcular ve ülkücüler dışında 12 Eylül darbecilerini nefretle anan, hatta umursayan yok bu toplumda. İnsanların 12 Eylül’ü değil, getirdiklerini yaşadığını, onları bildiğini görmüyor musunuz gerçekten?

Ne canlar yaktınız partileriniz için ne kadrolar tükettiniz ve şimdi neredesiniz: Bir EVET verdiniz, ufak da olsa demokratik adım atıldı, şimdi bir daha atılacak, küçük küçük reformlarla demokrasi gelecek, sosyalistler için uygun ortam olacak, örgütlenecek ve Allah kısmet ederse sonrası devrim! Sevsinler sizi. Ama ben sevmiyorum.

Madem buydu tüm entelektüel hazineniz neden demokrat oldunuz, Marksist oldunuz? Ufak ufak demokrasi masalını AKP de söylüyor, üstelik söylemekle kalmıyor eyliyor da. O zaman size ne hacet? Ne söylüyorsanız, savunuyorsanız bari yazıp çizin, teoriye katkınız olsun. Hadi cesaret, yazın!

İstediğinizi düşünür ve savunursunuz elbette, hatta eylersiniz de… Fakat etrafınıza sahte bir iyimserlik saçmanıza dayanamıyorum. Kimseye söylemezsiniz ama bu iyimserliğe kendiniz de inanmıyorsunuz, inansaydınız zaten bunun teorisini de yapardınız. Dürüstlük bunu gerektirdiği için de değil insan olduğumuz için, düşündüğümüz için, bizi mutlu eden şeylerden birinin bu olmasından. Ama bunu yapamıyorsunuz çünkü sahtesiniz, çünkü Marx’ı, Lenin’i okudunuz ve biliyorsunuz ki söyledikleriniz doğru değil.

İyimser olmamanız için sadece AKP’nin sekiz yıllık icraatları yeter, darbe planlarını getirip ortaya atanların da darbeci olduğunu, insanları dinlediğini, fişlediğini, dosyaladığını biliyorsunuz. Siyaset yaparsınız, egemenler arası (büyük ölçekte emperyalistler arası) çelişkilerden yararlanacağız dersiniz… Anlarız, anlaşılır ama bu iyimserliğiniz ne? Neden gülücükler dağıtıyorsunuz? Neden inanmadığınız şeylerle bizi kandırmaya çalışıyorsunuz?

Nefret ediyorum, kusura bakmayın ama nefret ediyorum iyimserliğinizden.

Yok, yok yanılıyorsunuz: Karamsar değilim, çok şükür öfkeliyim! Öfkeliyim ama dünyanın en şen kahkahalarını da atarım, sahte iyimserler gibi sırıtmam. Otuzuncu yılında 12 Eylül’ün ruhunu okşadınız, EVET, onayladınız.

Öfkesini yitiren neşesini de yitirir.

Öfkem olmasa belki sizin gibi ben de uzlaşırdım.

Tüm ezilenlerin 12 Eylül 2010’da ölen Claude Chabrol’a bir seremoni borcu var.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Anayasa Referandumu /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.