Göllerimize, kuşlarımıza, doğaya sahip çıkamadık

Ömer Yıldız - 17 Eylül 2010 - Ekoloji

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Afyonkarahisar sınırları içerisinde bulunan Eber Gölü  ve Afyonkarahisar Konya sınırındaki Akşehir Gölü bataklık göllerdir. Derinlikleri çok olmayan, etrafı sazlık,kamışlık göller. Yaklaşık 1000 metre rakımda yer alan göllerden Akşehir Gölü Türkiye’nin yüzölçümü itibariyle büyük göllerindendir.

Bundan yaklaşık 10-15 yıl önce Eber’de turna/dişli/yılan balık adları ile bölgede bilinen balık türü çoğunlukla sazan gibi tatlı su balıkları yaşardı. Ayrıca bitki örtüsünde bulunan ve günümüzde de eskiye göre az da olsa görülen “Eber sarısı” çiçekli bitkisi yok olma aşamasındadır.

Akşehir Gölü’nde önceden Sazan balığı ağırlıklı pek çok tatlı su balığı yaşardı. Bölge insanlarının önemli bir kısmı Taşköprü Köyü merkezli balıkçılık ile uğraşır ve buradaki kooperatiften satış gerçekleştirirlerdi.

En önemlisi ise Dünya göçmen kuşlar göç bölgesinde önemli bir duraktı bu iki göl. Binlerce, milyonlarca ördek, kaz, flamingo, angut gibi kuşlar yılda iki defa bu bölgeye uğrar ve bataklık göllerde dinlenir, beslenir ve giderlerdi. Doğal olarak da avcılık dünyasında da önemli bir yere sahipti.

Doğayı katletmenin en büyük örneklerinden birisi de burada yaşandı. Önce Bolvadin’de Alkoloid fabrikası kuruldu ve atıkları Eber Gölü’ne bırakıldı. Oksijen azaldı. Yetmedi “medeniyet” adına tüm yerleşim birimlerinin kanalizasyonları bu göllere bırakıldı. Tarım arazilerinin sulanması amacıyla açılan derin kuyu sulama kuyuları gölleri besleyen yer altı kaynaklarını kuruttu. Göller beslenemedi. Yer üstü su kaynakları göllere ulaşmadan bahçe sulamaya gitti. Göller “çekilmeye” başladı.

İlk tepkiyi Eber verdi; toplu balık ölümleri yaşandı. Neden diye düşünmediler çuvallarla toplayıp sattılar. Çay İlçesindeki SEKA selüloz fabrikası özelleşti. Firma fabrikayı kapattı. Kamış, sokarık alımı bitti. Satılmak için kesilen bu otlar artık fazlalık oldu ve arazi açmak için yakılmaya başlandı. Göl ikinci defa öldü.

Akşehir Gölü’nde balık yaşamaz hale geldi. Eber’de ise aşırı derecede doğal kokusundan farklı kokan balıklar yaşamaya ve sürekli toplu ölümler yaşanmaya başladı.

Kuşların göç mevsiminde aç gözlü “avcılar” yüzlerce, binlerce kuş avlayıp katliamlar yaptılar. 2000’li yılların başında Kaymakam Ahmet Çınar’ın sürat teknesi alarak –kendisi aktif katılarak- kaçak avcılara karşı başlattığı mücadele O gidince bitti. Sürat teknesi göllerden çekildi.

Devlet yıllarca kıyı kenar çizgisi sorununu çözmedi. Sonunda göllerde balık ve diğer canlılar oksijen yokluğundan öldüler. Geçen yıl iki gölde de “sorunları çözmeden” yeniden balık salımı yapıldı. Ancak ne atıklar, ne sulama sistemleri ne de göllere oksijen sağlayacak yeni kaynak sağlama ya da kaynakları güçlendirme işlemleri yapılmadı.

Ve acı son, geçtiğimiz hafta Göl metan gazı çıkardı. Binlerce belki milyonlarca kuş öldü. Göllerin yüzeyi ölü ve baygın; ölmeyi bekleyen kuşlarla dolu. Hiçbir gazeteye haber bile olmadı. Devlet de referandumdan, ölen kuşları görmedi. Dünya zenginliği, doğa misafiri binlerce kuş, onlara kötü ev sahipliği yaptığımızdan öldü. Emanete sahip çıkamadık.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Ekoloji / sosyalist olmak /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.