Küresel taşeron köyün madencileri

Aziz Çelik - 23 Eylül 2010 - Dünya / İşçi Gündemi / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Şili, Türkiye ve Çin; ne kadar uzak ve ne kadar yakın! Şilili madencileri duymayan kalmadı. 33 madenci, Şili’nin kuzeyindeki Atacama çölündeki San Jose madeninde 5 Ağustos’ta yaşanan çökme sonucu 700 metrede mahsur kaldı. Maden işçileri ile ilk temas, çökmeden 17 gün sonra açılan küçük bir delik sayesinde sağlandı.
33 Madenciyi kurtarmak için 50 gündür büyük bir mücadele sürüyor. Şili hükümeti madencileri kurtarmak için bütün olanaklarını seferber etmiş durumda. Yerin 700 metre altındaki madencilere psikolojik destek sağlamak için NASA’dan bile yardım istenmiş. Şilili madencilerin kurtarılması neredeyse kesin. Şimdi kurtarma sonrası psikolojik destek ve madencilerin kayıplarının telafisi gündemde.
ŞİLİ
Şilili madencilerin kurtarılması insani ve duygusal boyutuyla kamuoyunda büyük yankı buldu. Ancak San Jose madeninde yaşanan göçüğün arkasında yatan nedenler bize çok yabancı değil. Bakır fiyatlarında yaşanan rekor artışlar Şili’nin altyapısı kötüleşmiş eski maden ocaklarını tekrar değerli hale getirmiş. San Jose madeni çok sayıda ölümlü kaza ve güvenlik kurallarını ihlal etmesi nedeniyle daha önce iki kez kapatılmış.
San Jose maden ocağını işçi sağlığı ve güvenliği açısından sicili pek temiz olmayan San Esteban Minera adlı küçük bir aile şirketi işletiyormuş. San Esteban şirketi çıkarttığı bakır ve altını Şili Ulusal Bakır Şirketi Codelco’ya satıyormuş. Bildiğimiz taşeron şirket ilişkisi. Tıpkı Türkiye Taş Kömürü Kurumu (TTK) ile 30 işçinin öldüğü ocağı işleten Yapı Tek şirketi arasındaki ilişki gibi. Şili maden şirketi kaza sonrasında iflasını istemiş. Kazadan kurtulan madencilerin şirketten tazminat ve ücretlerini alması ayrı bir mücadele konusu olacak. Şili’nin Atacama çölündeki maden ocağında yaşanan aslında bir taşeron trajedisi. Bedelini 33 madenci ve Şili halkı ödüyor.

TÜRKİYE
Atacama çölünden Zonguldak Karadon’a gelelim. 10 Haziran 2010 tarihinde yazdığım “720 Metre Derinliğinde İşçi Mezarı!” başlıklı yazım şöyle başlıyordu: “25 gün geçti, cansız bedenleri hâlâ yerin yüzlerce metre altında. 17 Mayıs’ta Zonguldak Karadon’da 30 işçinin yaşamını yitirdiği grizu patlamasının üzerinden tam 25 gün geçti. İki madencinin, Engin Düzcük ve Dursun Kartal’ın ölüleri hâlâ çıkarılamadı.”

Aradan dört ay geçti, bir bayram geçti, yaz geçti ve bir referandum geçti. Engin Düzcük ve Dursun Kartal’ın cansız bedenleri hâlâ orada, 720 metre aşağıda. Şilili madencilerle aynı seviyede. Baba Şükrü Düzcük, “Kuyuyu onaracak Çinli firma hala gelmedi. 4 ay geçti. Bir de kuyunun onarım süresi var. Onarım çalışmasının ise en az 3.5 ay süreceği belirtiliyor” diyor çaresizce.
30 madencinin ölümü ardından savcılıkça seçilen bilirkişi heyeti kazanın meydana gelmesinde 14 kişiYİ kusurlu görmüş. Savcılıkça 11 kişi, tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edilmiş ve 6 kişinin tutuklanmasına karar verilmiş. ancak yapılan itiraz sonucu, tutuklama kararları kaldırılmış. 30 işçi öldüğü ikisinin hâlâ yeraltından çıkarılamadığı cinayetin ardında tek tutuklu sanık yok. Sanıklar hapisten hızla çıkarken, iki işçinin bedeni dört aydır tutsak.
Genel Maden İşçileri Sendikası patlamamanın üzerinden 4 ay geçmesine rağmen 31 yaşındaki Engin Düzcük ve 41 yaşındaki Dursun Kartal’ın cesetlerinin bulunamamasının TTK’nın ayıbı olduğunun altını çiziyor: “Aradan 4 ay geçti. Çinli firmanın gelip kuyuyu onarması bekleniyor. Çinliler bugün iş başı yapsalar, 3-3.5 ay sürecek.”

ÇİN
TTK iki ölü işçiyi çıkaramıyor. Çin şirketi bekleniyor. Peki niye Çin şirketi sorusu geliyor akla. Elbette yine taşeronluk. Bu kez uluslararası taşeronluk.

Göçüğün yaşandığı TTK Karadon Yeni Servis Kuyusu’nun montaj işlerini yapan Çin şirketi CITIC International Cooperation Co. Ltd çöken kuyuyu onaracakmış. Bu sırada iki işçinin ölüsü yeryüzüne çıkarılacakmış. Şirket Ağustos ayında çöken kuyuda incelemelerde bulunmuş. TTK kuyu açma işini Çinli taşeron şirkete, maden çıkarma işini ise yerli taşeron şirkete (Yapı Tek) vermiş.
30 işçinin öldüğü patlamanın yaşandığı kömür ocağı yeni açılmıştı. Çinli firmanın kuyu açma çalışması sırasında tabanda biriken metan gazının sıçrayan kıvılcımla patlaması sırasında Çinli 4 işçi parçalanarak ölmüştü.

Kürselleşmenin dünyayı küçük bir köy haline getirdiğinden söz ediliyor yıllardır. Evet Şilili, Çinli ve Türkiyeli madenciler aynı köyde yaşıyorlar: Küresel taşeron köyünde. Küreselleşmenin dökülen yaldızlarını, dibe doğru yarışın kurbanlarını, kapitalist piyasayı ve yeryüzü emek cehennemlerini bu köyde görebilirsiniz. Üstelik küreselleşmenin solda yarattığı sosyal-sınıfsal hafıza kaybına ve görme bozukluğuna karşı rehabilite edici bir tarafı da var bu küresel taşeron köyünün.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: iş cinayetleri / işçi sağlığı / küreselleşme / madenciler / Taşeron /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.