Tez Koop-İş, IBM’de greve çıkamadı, sendikanın toplusözleşme yetkisi düşebilir

Seyfi Adalı - 29 Eylül 2010 - İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Sendikal hareket “grev oylaması yoluyla sendika yetkisinin düşürülmesi” örneğini uzun zamandır yaşamıyordu; IBM’de yaşandı. IBM işvereni grev oylamasını dayattı. Anti demokratik toplusözleşme yasası (2822 sayılı yasa) gereği, grev oylamasına işyerinde sendika üyesi olmayanlar da dâhil olmak üzere katıldığı için; yani müdürler, işyeri yetkilileri eliyle grev oylamasından greve “evet” sonucunu çıkartabildi. İşten çıkarma tehdidiyle kimi işçilerin işverenin talebi doğrultusunda hareket ettiği de ileri sürülüyor.

Tipik olan işverenin sendikayı işyerinden söküp atma amacını en açık biçimde göstererek, sendika ve toplu sözleşme yasasının anti demokratik yönünü kullanarak sendikayı tasfiyeye girişmesidir. Yani grev oylamasından “evet” çıkması halinde eğer sendika grev kararını uygulayamazsa, sendikanın toplusözleşme yetkisi düşüyor. İşveren, sendikanın zayıflığını bildiği için greve evet yönünde bir sonucun çıkmasına çalıştı.

Bir işyerinde işverenin greve evet oyu kullanılmasına cesaret etmesi bile, işverenin sendikadan çekinmediğini gösteriyor. Üyeleri istifaya zorlamak yerine, grev oylaması yoluyla sendikanın yetkisini düşürme yoluna gidebiliyor.

IBM patronunun bu saldırısı karşısında sendika yönetimi ne yaptı?

Tez Koop-İş şube ve merkez yönetimi IBM işçilerini ve IBM örgütlenmesini nasıl ele alıyor?

Sendika yönetiminin mücadele ve grev konusundaki tutumu nedir?

Tez Koop-İş Sendikasının 30 Ekim 2008 tarihindeki başkanlar kurulu tutanaklarına yansıdığı kadarıyla, sendika merkez yöneticilerinin ve şube başkanının IBM işçileri hakkında ve işyerinde sendika örgütlenmesiyle ilgili görüşleri özetle şöyle:

“IBM çalışanları sendikayı ciddiye almıyor, kafalarına göre hareket ediyorlar, kendilerini elit buluyorlar, sendikayı küçümsüyorlar, birkaç kişi sendikanın önüne geçti, TV programlarında sendikanın adını bile geçirmiyorlar”.

Böyle bir algı ve yaklaşımla hareket eden sendika yöneticilerinin 2 yıl sonra grev aşamasına gelindiğinde grevi örgütlemesi mümkün mü? Daha doğrusu grevi örgütleyemez seviyeye düşmeleri tesadüf mü?

Ayrıca IBM’de sendika örgütlenmesi sırasında şube yönetiminin yaptığı bir dizi hata da ortadayken…Örneğin, sendika temsilcisi seçiminde şube yönetiminin tarafgir tutumu, öncü işçiler arasında kendisine yakın ve uzak olanları seçip, sendika bürokrasisini eleştiren ve işten atılan öncüleri sürecin dışına itmesinin bugünkü başarısızlıkta payı vardır.

Tabii ki mevcut şube yönetiminin atama yoluyla belirlenmiş olması, şube tabanında destek bulmaması, yasa dışı biçimde eski yönetimin tasfiye edilmesi de işveren karşısında ciddi bir şube yönetiminin bulunamaması anlamına geliyor.

Genel Merkez ve şube adeta işyerlerine gitmeme, işçileri mücadeleye katmama, grev ve diğer mücadelelerden uzak durma ve sadece parasal konularla ilgilenme konusunda fikir birliği içindedir.

Bu gidişe dur demek için yargı kararlarını uygulamayan genel merkez ve şube yönetimini fiilen aşıp atama yönetimi sendikadan kovmuş olmaları gerçeğini ilave ettiğimizde, sorunun büyük çaplı ve sendikal hareket için de olumsuz bir örnekle karşı karşıya olduğumuz görülecektir.

Bu gerçekler konuşulması gerekirken şube yöneticilerinin “şubeye giremediğimiz için grev pankartını alamadık ve grevi başlatamadık” yönünde açıklama yapması içine düşülen aczin derinliğini gösteriyor.

Şubenin IBM’deki politikası greve hayır kararının çıkmasını sağlayarak, toplu sözleşmenin Yüksek Hakem Kurula götürülmesini, böylece hem vasat da olsa bir toplu sözleşmeyi imzalamak hem de iki yıl daha yetkili sendika olarak kalmayı başarmaktı. Örneğin, THY işvereni 1993 yılında grev oylamasına gitmiş ve oylamadan greve hayır çıkmış ve toplusözleşme Yüksek Hakem Kuruluna giderek sözleşme imzalanmıştı.

Ancak grev oylamasından evet çıkınca, sendikaya grev kararını uygulamaya koymak düşüyordu; ancak Tez Koop-İş yönetimi grev kararını uygulamaya koyamadı.

İşçiler de sendikaya ve işyerindeki örgütlülüğe güvenmedikleri için greve çıkmaktan yana olmadılar. Şimdi hem sendikadan istifalar gündeme gelebilir hem de sendikanın toplu sözleşme yetkisi düşmüş oldu.

Sendika grev pankartını asma cesaretinde bile bulunamadı. Greve işçi desteği olmadığı için sendika grev kararını uygulamaya koyamamıştır. Bunu işçilerin elitist olması, sendikayı küçümsemesi ya da şubedeki pankartın alınamamasıyla açıklamak kimseyi ikna etmeye etmeyecektir.

Böylece yıllar süren sendikalaşma çabası barısızlıkla son buldu.

Başarısızlığın esas nedeni sendika yönetiminin grevden kaçan tutumu, işçileri üye yapmakla sınırlayıp, gerçek anlamda bir işyeri örgütlenmesinin gerçekleştirilmemesi, işçilerden kopukluk, şubeye muhalif öncü işçilerin tasfiye edilmesi, genel merkezin gerçek yönetimi ihraç edip, atama şube yönetimi oluşturmasıdır.

Kuşkusuz toplusözleşme yasasının işverenlere verdiği haklar sebebiyle (grev oylaması anti demokratiktir) yasal koşullar olumsuzsa da, bu durum her işyeri için geçerlidir; ancak sendika yetkisinin düştüğü işyerinin Tez Koop-İş’e ait olmasının sebebi yönetimin bürokratik karakteridir.

IBM işçileri bugünkü sendika yönetimine bakarak sendika hakkında olumsuz fikre sahip olmaktan sıyrılmak isterlerse, sendika üyeliklerini koruyup, işçilerin denetlediği bir şube yönetiminin oluşması için çalışabilirler.

Tabanın söz ve karar sahibi olma zamanı gelmiştir.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Tez Koop-İş /

Comments

  1. Nuri diyor ki:

    Gerçektende sınıf mücadelesi açısından ibretlik bir örnek. “Tezkoop-İş’in taşeron şirket sahibi yöneticileri acaba IBM’den de ihale kopartma derdinde mi?” diye sormamak elde değil. Danışıklı bir dövüş izlenimi veriyor -ki bunlardan her şey beklenir…
    Bürokrasi işçi sınıfının pasıdır diyorduk. Bunlar, sendika bürokrasisi tanımlarını çoktan aşmış ve patronlaşmış durumdalar…
    “Sendika binasına giremiyorum”, “grev pankartını alamıyorum”, “pankartım yok asamıyorum”, “pankart asmadan da grev yapamıyorum” eveleme ve gevelemeleri topyekün palavra. Greve “HAYIR” oyu kullanan Tezkoop-iş 5 nolu şube yöneticileri değil mi? “HAYIR” dedikleri greve pankart mı hazırlamışlar?!.
    IBM patronu ile oturup açık ve seçikçe anlaşmış bunlar. Çok yakında da bu anlaşmanın belgeleri de çıkar ortaya…
    Tezkoop-İş 2 nolu şubenin camından sallanan o pankartı da, o pankartı asan onurlu işçileride selamlıyorum. Ne yazıyor o pankartta; “Sendikalar İşçilerindir! Atanmış-Taşeron-İşbirlikçi Sendikacılara Hayır! İşçiler Sendika Yönetimine!” İşte bütün mesele de bu ya…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.