THY’de işten çıkarmaları durduracak olan TEK’ EL olmaktır!

Seyfi Adalı - 8 Ekim 2010 - İşçi Gündemi / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı (THY AO), 5 Ekim itibariyle taşeronlaştırılan yer hizmetlerinde çalışan çeşitli illerden 240 THY işçisini işten attı.

İşten çıkarılan işçiler 22. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin 8’inci maddesinde yer alan “İş Güvencesi” kapsamında olduklarına inanıyorlardı. Hava-İş Sendikası, işçilere seslenirken, 22. Dönem TİS sayesinde önemli kazanımlar elde ettik diyordu. (bkz. Mart-Haziran Hava-İş Dergisi)

Önemli kazanımın ne olduğu çok geçmenden görüldü.

Önce ünlü kazanım 8’inci madde devreye koyuldu. Sakin sakin işçiler teşvik edilerek işten çıkış vermeleri sendika eliyle sağlandı. Ancak bir türlü istenilen sayıya ulaşılamamış olmalı ki, işveren hem fazladan 6 aylık ücret tutarında bir tazminat vermemek için hem de yer işletmenin boşaltılmasının 8’inci maddenin hızıyla uzun zaman alacağını düşünmüş olmalı ki, yer işletme işçilerini başta kargo olmak üzere değişik bölümlere dağtıbildiği kadarıyla dağıttı; diğer illere gönderebildiklerini gönderdi, ardından da topluca işçi çıkartma yoluna gitti.

İşverenin elinin bu derece serbest oluşunun sebebi nedir?

AKP hükümetinin direkt temsilcisi olmaları mı? Kuşkusuz öyle! Ancak bu yetmez. İşçilerin arasından bir suç ortağının olması gerekir. Bu da Gökkuşağı hareketinin açıkça ortaya koyduğu gibi, toplu iş sözleşmesi masasında işverenle birlikte beyaz sayfa açan bugünkü Hava-İş yönetimidir.

Hava-İş yönetimine akıl veren hangi hukukadam ya da “işini iyi bilen” sendika yeneticisidir ki, ikale sözleşmesini toplu iş sözleşmesine yazmakla kalmamış, bunun bir iş güvencesi olduğunu ileri sürme cesaretini de göstermiştir!

İşçiler topluca işten atılıncasendika başkanlar kurulunu toplayarak şu kararı almıştır:

“THY A.O İşvereninin toplu iş sözleşmesi amir hükmünü hiçe sayarak yaptığı hukuksuz ve yasadışı işlemle ilgili Hava-İş Başkanlar Kurulu dün yaptığı toplantı ile bu işleme tabi tutulan diğer illerdeki tüm işçileri İstanbul’a çağırma kararı almıştır.

Bu çağırma kararı çerçevesinde diğer illerdeki işçiler 13 Ekim Çarşamba günü Hava-İş Genel Merkezi’ne gelecektir. Bu çerçevede istanbul’daki işçilerle birlikte değerlendirme yapılacak, bu yasadışı işlemin sona erdirilmesi talebi ile THY Genel Müdürlüğü önünde birlikte Basın Açıklaması yapılacaktır”.

Bu iki paragraftaki yedi yanlışı bulun, desek ne söylerdiniz?

Yani:

1.”amir hüküm” yani 8’inci madde, sanıldığı gibi iş güvencesini getirmemekte, işten çıkarmaları kolaylaştırmaktadır.

2. “yasadışı işlem” tanımı yanlıştır, doğrusu “işten atma ya da çıkarma” olmadır.

3.İşten çıkarmanın işveren için bedeli ödenemez bir fiyat değil: İşe iadekararı bile çıksa işe almayacak, bedelini ödeyip yine işten çıkartacak. Hepsi de yasal; yasadışı bunun neresinde?

4. İşçileri İstanbul’a çağırmak yanlış, her ilde eylem örgütleyerek işçi çıkarılmasını kınamak gerekir.

5. İşçilerle neden değerlendirme yapıyorsunuz? Siz zaten basın açıklaması yapma kararı almadınız mı?

6. 240 işçinin atılması karşısında yapılması gereken basın açıklaması mı olmalı?

7.  5 Ekim’de işten çıkarılan işçi için 10 gün sonra yapılacak eylemin basın açıklaması olması, işçinin hakkını aramakla ne kadar ilgili sayılır?

Bir de bizim 8’inci maddemiz olsun: Bozacının şahidi şıracı: İşvereni Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikayet etmek, atılan işçilerin geri alınması için fiili mücadele etmenin yerini tutabilir mi?

Hava-İş yönetimi belli ki atılan işçiler için ciddi olarak birşey yapmak istemiyor. Bölge çalışma müdürlüğüne dilekçe yazmak, 10 gün sonraya eylem diye basın açıklaması koymak; bütün bunlar işçiler için hiçbir şey yapmamak demektir.

Bugünkü Hava-İş yönetmi, hakim kararıyla ve 1 oy farkla kongreyi kazandığı andan beri işçi sınıfının mücadelesine katkısının yüzde 1’e düştüğünün kanıtıdır. İşçilerin ihtiyacı olan “mücadele etsek de kazanamayız” görüşünü işçilere teskin edecek bir sendika yönetimi değildir.

TEKEL işçileri çok daha az sayılarıyla hem AKP hükümetine hem de kendilerini zyarı yolda bırakan sendika yönetimine karşı mücadele ediyor. Öyle görülüyor ki, işten atılan işçiler de birgün hem THY işverenine hem de Hava-İş yönetimine karşı mücadeleyi öğrenecekler.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Hava-İş / İşten çıkarma / THY /

Comments

  1. hüseyin uzun diyor ki:

    bu zihniyet varken iş ten cıkarmalar olur haksızyere bahane ederek allah korkusu olmayan kişiler olursa çok depremler yaratırlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.