2. TEKEL Direnişi Sendikaya Karşı mı? Niçin Kısıtlı Bir Katılımla Sürüyor?

N. Cemal - 20 Ekim 2010 - İşçi Gündemi / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

TEKEL direnişçileri başından bu yana sendikalara, sendikal örgütlenmeye ve sendikal mücadeleye karşı değiller. Ancak sendikanın karşısına çadır kurmuş olmaları, olayı bilmeyenleri için bu manaya gelmiş olabilir. Sendikaya karşı olsaydılar, Tek Gıda-İş Genel Merkezine gelip, sendikalarını mücadeleye zorlamak için çaba harcamazlardı. Nitekim 14 Haziran&da da 11 ilden TEKEL işçisi Tek Gıda-İş’e gelmişti ve Genel Sekreter Mecit Amaç ile görüşebilmişti. Önce şunu tespit edelim, TEKEL işçisi Tek Gıda-İş ile Türk-İş Genel Merkezini birbirinden ayırıyordu bugüne kadar. Öyle olmasaydı, “sendika yöneticileri” ile görüşmek, onları yanlıştan döndürmek diye bir dertleri olmazdı.

TEKEL işçileri “iki Mustafa”nın da -Kumlu ve Türkel- AKP işbirlikçisi ve 4 C’ye karşı mücadeleyi danışıklı dövüş ortamında bitiren sendikacı olduğunu bugün açık açık ifade ediyorsa, bu işçilerin değil, sendikacıların tutumları nedeniyledir. Bölge Temsilciliklerine de Türk-İş Genel Merkezine de son olarak Tek Gıda-İş Genel Merkezine de gidişlerinin anlamı, sendikaları göreve çağırmaktır.

Mücadeleden kaçan Türk-İş Genel Merkezi ile Tek Gıda-İş Genel Merkezi işçilere karşı polis gücüyle karşı koymaya başladılar. İşçileri dışlayıp, teşhir ve tecrit edeceklerini daha önce açıklamışlardı ve ardından da işçileri eşkıyalıkla suçlayıp, polise sığındılar.

Böyle bir durumda 4 C’ye karşı mücadele etmek isteyen TEKEL işçilerinin eylemi, kendiliğinden sendika bürokrasisini hedef almak durumunda kalmıştır. Tercih işçilerin değil, sendika bürokrasisinin polisle işbirliğinin sonucu ortaya çıkmıştır.

Eylemlerde atılan “Tekel’in Ateşi Tek Gıda’yı Yakacak!” sloganı, -slogan kısaltmasının biraz da azizliği sebebiyle- sendikayı değil, sendika bürokrasisini eleştirmek maksadıyla kullanılıyor. Tabii ki, anlamak isteyenler için! Şundan hepimiz emin lalım: TEKEL işçisi, “sendika” ile “sendikacı”yı ayıracak seviyede sınıf bilincine sahiptir.

TEKEL direnişi bu topraklarda -ilk kez ve bu açıklıkta- sınıf mücadelesinin anti-bürokratik mücadeleden azade olmaması gerektiğini göstermiştir. 1990-91 Madenci Grevi ve 1989 Bahar Eylemlerinin niceliğine ulaşamasa da, nitelik ve misyon olarak, bunlardan daha az devrimci ve etkili olduğunu kimse iddia edemez.

“Binlerce TEKEL işçisinin son sürece dâhil olmaması” durumuna gelince…

Bunun birçok somut sebebi var. Öncelikle 78 günlük mücadelenin, sendika yönetimi tarafından sonuç alınıncaya kadar sürdürülmemiş olmasının yarattığı moral bozukluğu, işçiler arasında “mücadele ederek hak alamıyoruz” fikrini hâkim kılmıştır. Sendika yönetimi işçilerin moralinin bozulmasından sorumludur. 78 günlük mücadele en üst noktaya kadar çıkabilmiş olmasına rağmen, hak alamamış bir mücadele haline dönüştürülmesinin sorumlusu kuşkusuz sadece Tek Gıda-İş yönetimi değil. Başta Türk-İş olmak üzere 4 Şubat ve 26 Mayıs genel grev kararlarını alıp uygulamayan konfederasyonların tümü işçi sınıfında moral bozukluğu yaratmıştır.

Sendikaya rağmen sendikal bir mücadele ise, söylendiği gibi kolay gerçekleşebilecek bir mücadele düzeyi değil. Mevcut sendikal sistem ve akarının gücü güçlü bir sendikal iktidar yaratıyor, bu iktidar da kendisi dışında bir “mücadele”ye izin vermiyor. Sendika yönetimi işçi tabandan zorladıkça, mücadeleyi engelleyici faktöre dönüşüyor. Hatta işçileri tehdite dönüşüyor (provokatör, eşkıya, tecrit etmek vb.). Daha da ileri gidip, “eylemlere katılmayın” çağrısı yapılıyor. Örneğin Tek Gıda-İş yönetimi, bakanının ağzından sunulan bir ifadeyi birçok kanaldan TEKEL işçilerine servis ediyor: “İstanbul Tek Gıda-İş Genel Merkezi önündeki eyleme katılanların atamaları hükümetimizce yapılmayacaktır…”

Sendika ağalarının bu eşitsiz ve kirli savaşının karşısında bir kaç çocuk, çocukların okul masrafları, ödenmesi gereken ev kirası, doyurulması gereken karınlar ve yaşam gailesi var. İşçinin karşı koyma gücü sınırlı kalıyor. Bu nedenle Türkiye’nin dört bir yanından kalkıp İstanbul’a gelebilmenin ekonomik faturası da, gelince 78 günlük mücadeleden daha ileri bir mücadele yürütmenin gerektirdiği moral ve cesaretin toparlanması da işçinin gözünde büyüyor. Bunlar, 2. TEKEL Direnişinin az sayıda katılımla yaşanmasına yol açan bir etken olmaktadır.

Mücadeleyi sürdürmek için geriye “sınıf bilinci” ve “irade” kalıyor.

TKP’ye ve diğer sosyalist örgütlere yapılan eleştiri de bu noktada anlamlıdır: TKP, 1. TEKEL Direnişi sırasında verdiği desteği, 2. TEKEL Direnişinde göstermedi. O zaman akla şu geliyor: TKP 1. TEKEL Direnişinde kime destek verdi?

1. ve 2. TEKEL Direnişi arasında talepler aynı, hedef aynı: 4 C’nin kaldırılması.

Eğer bugün destek verilmiyorsa, sendika mücadelenin içinde olmadığı için. Yani 1. Direnişte de, destek işçiye değil esasen sendikaya verilmiştir. İşçi sınıfına cesaret ve mücadele bilinci aşılaması gereken partilerimiz az sayıda işçiyle yürüyen mücadeleyi büyütmek için çalışmak yerine, bu mücadeleyi bitirmek için çalışıyorlar.

Şimdiki direnişin de, direnişe katılanların da güncel ve tarihsel önemi az sayıda işçiyle de meşru ve fiili mücadeleyi yürütme cesaretini, kararlılığını gösterebilmekte.

TEKEL işçilerinin direniş çadırı hem sendika bürokrasisinin hem de bu mücadeleye katılan az sayıda işçi (sayı) sebebiyle destek olmayacakları anlaşılan siyasal anlayışların sınavdan geçirildiği, dersler çıkartıldığı “okul” konumunda.

Bütün TKP’lileri ve çadıra şimdiye kadar gelmeyen sosyalistleri Tek Gıda-İş’in önüne davet edelim. Direniş ve grevler okuldur ve öğretir.Bize düşen işçilerin kararı neyse ona uymaktır.

Öğrenmeye açık olmayanlar öğretemezler de…

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 2. TEKEL Dİrenişi /

Comments

  1. N.Cemal diyor ki:

    Bu metin, eğer farkında iseler; Tunca gibi arkadaşların sorularına cevaben kaleme alınmıştır…
    Eleştiri dosta yapılır, dostça yapılır. Ama, eleştiri de tabu kişi ve tabu kurum yoktur…
    N.Cemal

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.