Türkel’e Niyet Muzaffer’e Kısmet: 2. TEKEL Direnişi Sürüyor

N. Cemal - 28 Ekim 2010 - İşçi Gündemi / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

2. TEKEL DİRENİŞİ SÜRÜYOR: SENDİKACIYA YUMURTALI TERBİYE

26.10.2010 sabahı da 2. TEKEL direnişçileri için yeni bir direniş günü olarak başladı. Kahvaltı, gazetelerin taranması ve günün planlanması üzerine değerlendirmelerle birlikte geçti.

Her yol İSKİ direnişine gider…

Direniş çadırının dayanışmacı sınıf dostlarından biri olan İSKİ direnişçisi arkadaşları da yine yanlarındaydı. Saat 10.00 civarlarında Tekgıda-İş Sendikası 10 Nolu Şube Başkanı Muzaffer Dilek’in  arabası göründü. Arabanın camını açan Muzaffer Dilek önceden tanıdığı İSKİ direnişçisine yönelik olarak seslenerek; “İSKİ’ye yol nereden gider?” diyerek laf attı. “Her yol İSKİ direnişine gider” cevabını duydu mu bilinmez, hemen arabasıyla birlikte polis koruması altında olan sendika binasının bahçesine girdi.

İSKİ’yi tarif edeceğim, görürsün…

Tekgıda-İş Sendikası 10 Nolu Şube Başkanı Muzaffer Dilek’in attığı lafı bir sataşma ve dalga geçme olarak algılayan TEKEL işçileri çok sinirlendiler. Dayanışmacı sınıf dostlarına yapılmış olmasını ise hiç kabullenemediler. “Ne arıyorsun burada, sen TEKEL işçisi değilsin ki” demeye getiriyor lafı bu, dediler. Bir kadın TEKEL işçisi ise kızgınlıkla, “ben sana çıkışta İSKİ’yi tarif edeceğim, görürsün” dedi.

Direniş çadırına Ambulans…

TEKEL direnişçilerinden Salih, önceden de aktardığımız gibi bir şeker hastası. Direniş çadırlarının malum koşullarında -kendi kendine vurduğu iğnelerle- ilk günden beri kararlıca dimdik ayakta duruyor. Yağmur bir yağıyor, bir kesiliyor. Sabahki sataşma akla geldikçe sinirler yeniden geriliyor. Salih şekerini kontrol etme ve iğne vurma ihtiyacı duyuyor. Bir anda, Salih’in bayıldığını gören arkadaşları yardımına koşuyorlar. Durumu ciddi. Ambulans çağırılıyor. Bir süre sonra gelen ambulansın sağlık ekibi direniş çadırlarından birine yatırılan Salih’e müdahalede bulunuyorlar. Direniş çadırının içinde Salih’e hemen bir serum takılıyor. Saat 15.00 gibi Salih tamamen kendine geliyor ve esprili bir şekilde, “valla gittim ve geri geldim arkadaşlar” diyor. TEKEL direnişçileri rahatlıyor ve Salih’le birlikte yeniden kendilerine geliyorlar.

İSKİ’nin yolunu gördün mü?..

Yemek pişiriliyor ve sofraya oturmaya hazırlanıyorlar. Saat 15.30 civarlarında işçilerden biri sesleniyor, “Muzaffer dışarı çıkıyor” diyor. TEKEL işçileri hemen fırlıyorlar ve çadıra koşuyorlar. Ardından da hızla yola fırlıyorlar. Bir kadın TEKEL işçisi yola çıkan aracın önüne geçiyor, diğerleri de yanına. Tekgıda-İş Sendikası 10 Nolu Şube Başkanı Muzaffer Dilek’in arabasının ön camında kadın TEKEL işçisinin attığı yumurtalar patlıyor. Diğer yumurtalar da yan camlarda. Ardından da kadın TEKEL işçisinin sesi duyuluyor, “İSKİ’nin yolunu gördün mü?”

gülüyorlar…

Araç, tornistan edip geri dönüyor ve yumurtalara bulanmış bir halde yeniden sendika binasının bahçesine giriyor. İçindekiler iniyor. Rehavete kapılmış polisler otobüslerinden inerek hemen giriş kapısına geliyorlar. Daha da rehavete kapılanlar ise, bulundukları kafeden alelacele kalkarak telaş içinde sendika binasına koşuyorlar. Geldiklerinde, görmüş oldukları manzaraya önce şaşırıyor, sonra da kendilerini tutamayarak gülüyorlar.

Bir TEKEL işçisinin, “yumurtayla terbiye ettik” dediği duyuluyor.

Hesaplaşma Günü Korkunç Olacak…

Sendika bahçesindeki araç yumurtadan arındırılıyor. Muzaffer Dilek, polislerin arasında şaşkın bir vaziyette bir süre kalıyor. Telefonuyla bir yerleri arayarak konuşuyor. Bir süre sonra da sendika binasından çıkarak, bu kez ters istikamette yola koyuluyor. “Kahrolsun Sendika Ağaları” sloganının yerini, “Hesaplaşma Günü Korkunç Olacak” alıyor. TEKEL işçileri arabanın gittiği istikamete yöneliyorlar, “bizim paramızla sefa sürüyorsunuz” sesleri yükseliyor. Tansiyon da yükseliyor. Polisler sendika bahçesinden yola çıkınca da Muzaffer Dilek arabasını durdurarak aşağı iniyor. Muzaffer Dilek, etrafını kuşatan polislerin arasından TEKEL işçilerine “gelin, gelin” diyerek sesleniyor. Bir TEKEL işçisi Muzaffer Dilek’e “provokatör” diyor. Muzaffer Dilek de ona, “sen provakasyon görmemişsin” diyerek cevap veriyor. Araya giren polislerden sonra, Muzaffer Dilek arabasına binerek uzaklaşıyor. Polisler uzunca bir süre sendikanın giriş kapısında hazır bekliyorlar.

Vakit geceye uzanırken sınıf dostlarının ziyaretleri de devam ediyor. Ortalık sakinleşiyor. Yarın yapılacak olan kurum ve kuruluş ziyaretleri konuşuluyor. Yarın yine yoğun bir gün olacak.

2. TEKEL direnişi sürüyor ve tüm sınıf dostlarını dayanışmaya bekliyor…

(Yumurta kabul edilir)

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 2. TEKEL Dİrenişi / Muzaffer Dilek /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.