TEKEL İşçilerinin 3. Yürüyüşü: 4 C’ye, Taşeronlaşmaya, Esnek, Sigortasız, Sendikasız Çalışmaya Hayır!

N. Cemal - 1 Kasım 2010 - İşçi Gündemi / Türkiye / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail



TEKEL İŞÇİLERİ YENİDEN TAKSİM’DE;

4 C’ye, Taşeronlaşmaya, Esnek, Sigortasız, Sendikasız Çalışmaya Hayır!

30 Ekim cumartesi günü, 2. TEKEL direnişinin 27. günüydü. Ziyaretler yaptılar, ziyaretçileri geldi. Akşam geç saatlere kadar Yunanistan’dan gelen genç dayanışmacılarını ağırladılar. Görüşmeleri kayda alındı ve Tekgıda-İş Genel Merkezi önünde birlikte sloganlar attılar. Yunanistan’dan gelen genç dayanışmacıların sendika bahçesinde bulunan polislere yönelik attığı slogan TEKEL işçilerine tercüme edildi; “Hiçbir Zaman Kim Olduğunuzu Unutmayın, Sizler Sermayenin Maaşlı Köpeklerisiniz!”  Bu genç anarşistler, Atina ve Selanik sokaklarının direnişçilerindendi. Mutlu oldular. Tebessümle yolcu edildiler.

3. yürüyüş…

31 Ekim pazar günü de, diğer günlerdeki gibi başladı. Direnişin 28. günüydü. Kurum ve kuruluşlara ziyarete gidecek olanlar direniş çadırından ayrıldılar. Kalanlar ise ziyaretçileri karşıladı. Asıl önemsedikleri ise akşam 18.30’da Taksim’de gerçekleştirecekleri eylemdi. İstanbul’da başlayan direnişin 3. yürüyüşüydü bu. Heyecanla akşam bekleniyordu. Bu kez daha fazla duyuru ve çağrı yapılmış, daha fazla sol / sosyalist kurum katılacağını açıklamıştı.

Taksim’de patlama…

Öğle saatlerine doğru Taksim’de meydana gelen patlamanın haberi herkes tarafından duyuldu. Habere göre, 10.30’da meydana gelen bombalı intihar saldırısında 15’i polis 32 kişi yaralanmıştı. Akşam gerçekleştirilecek olan Taksim yürüyüşüne dair tereddüt ve kaygılar oluştu. Bir önceki Taksim yürüyüşünde, Trabzonspor taraftarı görünümü altında faşistler tarafından provokasyon denemesi yapılmıştı.

saldırı olabilir mi?

Patlama bahane edilerek “provokatif bir saldırı olabilir mi?” diye değerlendirmeler yapıldı. Gelen haberler saat 16’ya kadar Taksim meydanının polis ablukası altında olduğu ve giriş çıkışların engellendiğiydi. Bir çok kurum ve kuruluş tarafından “yürüyüş ertelendi mi?” soruları gelmeye başladı. Öğleden sonra gerçekleştirilecek bazı basın açıklamalarının ertelendiği de gelen haberler arasındaydı.

Erteleme yok…

18.30’da belirlendiği gibi Galatasaray lisesi önünde toplanılmasına, yürüyüşün ertelenmemesine karar verildi. Erteleme olmayacak, gelişmeler değerlendirilecekti. Öyle de oldu. Meydanda toplanıldı ve orada meşaleler hazırlandı. Dövizler poşetlerden çıkarıldı. Bir ara sivil polisler gelerek “basın açıklaması yapın ve dağılın” türünden “telkinler”de bulundular. Kararı TEKEL işçileri verecekti.

YÜRÜYORUZ…

Kitle toplanmaya başladığında sabah saatlerinde meydana gelen patlamanın, katılımın sayısallığına etki edeceği görülmüş oldu. Çünkü ilk iki yürüyüşten daha da fazla bir katılım bekleniyordu. Yine de her şeye karşın yürünecekti. Karar bu yönde oldu; “4-C’ye, Taşeronlaştırmaya, Güvencesiz Çalışmaya Hayır!” diyeceğiz. 18.45’de yürüyüşe başlayacağız” anonsu ile kitle toparlandı. Bu durum polisin hoşuna gitmese de, “Ağa Camii önüne kadar” diyerek pazarlık girişiminde bulundular.

1. polis barikatı…

Meşaleler çoktan yakılmış, TEKEL işçilerinin başını çektiği ve Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu’nun saf tuttuğu yürüyüş korteji 18.45’de yola koyulmuştu. Sloganlarla, Ağa Camii yakınlarına gelindiğinde polis barikatı ile karşılaşıldı. Kısa bir gerginlik yaşandı ve polislerle görüşmeler sürerken kitle de “Baskılar Bizi Yıldıramaz” sloganları attı. Polisin engellemesi devam edince sloganlar da değişti; “TEKEL’in Ateşi AKP’yi Yakacak!”

2. polis barikatı…

TEKEL işçileri ve sınıf dostlarının haklı ve kararlı duruşu sonucunda polis barikatlar daha da geriye çekildi. Polis şefleri, “Ağa Camii önüne…” dediler. TEKEL işçilerinin yürüyüş korteji bir kez daha TKP binasının önünde durdu. Sebep, polislerin barikatı. Tablo; polis işçilere müdahale etmek için bahane arıyor.

KAZA OLDU…

“Basın açıklamasını burada yapacağız” diye anons yapıldı ve kortej polis barikatının önünde durdu. Havada, polis tarafından oluşturulan bir gerginlik vardı. Tam bu sırada TOMA adı verilen zırhlı polis aracından bir anlık basınçlı su “kaçağı” yapıldı. Sıkılan su, bazı TEKEL işçilerinin yüzüne ve üzerine geldi. Gerilim patlama noktasına ulaştı. Polis barikatına doğru gerginlik içinde sloganlar atıldı; “Baskılar Bizi Yıldıramaz!”

Kortej görevlileri “basın açıklaması yapacağız, sakin olun arkadaşlar” diye anonslar yaptılar. Sivil polis şefleri ise, “kaza oldu, biz de ıslandık” diyerek gerginleşen kortejin ön saflarına seslendiler. Bu elbetteki bir kaza değildi. Polis, bu tür durumlarda sık sık ya gaz kaçırır ya da su. Bu durum kitleye yönelik bir tür gözdağı verme, bir tür nabız ölçme yönteminden başkaca bir şey değildir.

BASIN AÇIKLAMASI…

Polis barikatları önünde gerçekleştirilen basın açıklamasını Malatya TEKEL işçisi Halil Acar okudu: “4 C’ye, Taşeronlaşmaya, Esnek, Sigortasız, Sendikasız Çalışmaya Hayır. Herkese İş, İş Güvencesi, Güvenli Gelecek İçin… Haydi, Birleşik Mücadeleye!” Halil Acar’ın okuduğu basın açıklaması metni sırasında da sık sık sloganlar atıldı. Metnin bitiş vurgusuysa çok netti; “Yaşasın İşçilerin Birliği! – Biz Haklıyız, Biz Kazanacağız!”

Haftaya…

Okunan basın açıklamasından sonra; “Haftaya, 7 Kasım pazar günü saat 18.30’da yine Galatasaray meydanında buluşacağız” denilerek eylem sona erdirildi. Meşale ve dövizler haftaya kullanılmak üzere toplandı.

2. TEKEL direnişi Tekgıda-İş Genel Merkezi önünde sürüyor ve dayanışmacı sınıf dostlarını bekliyor…

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 2. TEKEL Dİrenişi / 3. TEKEL Yürüyüşü /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.