Tez Koop-İş Genel Merkezine Karşı 2 Nolu Şubenin Mücadelesi Sürüyor

N. Cemal - 2 Kasım 2010 - İşçi Gündemi / Türkiye / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

TEZKOOP-İŞ SENDİKASINDA SULAR DURULMUYOR

Tezkoop-İş Sendikası İstanbul 2 ve 5 Nolu Şubeleri’nde yaşanmakta olan gerilimi Sol Defter kanalıyla aktarmaya çalıştık.

sendika ağalarının gazabı…

Muhalefet eden ve genel merkezin tutumunu eleştiren, özellikle de Genel Başkan Gürsel Doğru’nun birinci dereceden akrabalarına kurdurduğu taşeron temizlik şirketi kanalıyla toplu sözleşme görüşmeleri yaptığı firmalardan ihale aldığını ifşa eden İstanbul 2 Nolu Şube ve Başkanı Hulusi Uğurcan’ın sendika ağalarının gazabına uğraması ibretlik bir ders konusu niteliğinde.

yıllar süren hukuk mücadelesi…

Tezkoop-İş Sendikası Genel Başkanı Gürsel Doğru’nun direktifiyle, yasa gereği kapatılamayan, 2 Nolu Şube’nin yerine 5 Nolu Şube kurulur. 2 Nolu Şube Başkanı -sonradan düzmece ve sahte olduğu mahkemece de anlaşılan belgelerle- sendikadan ihraç edilir. 2 Nolu Şube’nin örgütlü olduğu işyerleri de 5 Nolu Şube’ye aktarılır. Bu yöntemle 2 Nolu Şube’nin içi fiilen boşaltılmış olur. Geriye ne kalır? Mecidiyeköy’de bulunan sendika binasının apartman girişinde 2 Nolu Şube’nin tabelası, üçüncü kattaki giriş kapısında ise 5 Nolu Şube’nin tabelası. Ayrıca, 2 Nolu Şube Başkanı Hulusi Uğurcan’ın yıllar süren hukuk mücadelesi.

5 nolu şube’nin işgalini kırdık…

Hukuk mücadelesini kazanan Hulusi Uğurcan’ın görevinin başına dönmesine izin verilmez. Bu konudaki girişimler karşılıksız kalır. Hulusi Uğurcan’ın, “yasal değil, tamamen uyduruk ve çakma bir şube” dediği 5 Nolu Şube’yi, 2 Nolu Şube yönetimi “hiçbir meşruiyeti yok” diyerek tanımaz. 5 Nolu Şube de, genel merkezin atama yöneticileriyle üzerine oturduğu 2 Nolu Şube’yi tanımamakta ısrar eder. Ta ki 24.09 2010 tarihine kadar. Eylül ayının 24’ünde sendika şubesine gelen 2 Nolu Şube yönetici ve üyeleri, “genel merkezin ve 5 nolu şubenin işgalini kırdık” diyerek sendikalarına fiilen sahip çıkarlar.

polise şikayet ediyorlar…

Süreç içerisinde 2 Nolu Şube yöneticileri ve başkanı Hulusi Uğurcan ile görüşmeler yaptık. Bu görüşmelerin ilki şubelerine giriş yaptıkları ilk gündü. Ardından, 5 Nolu Şube yöneticilerinin polislerle birlikte geldikleri gece operasyonu sırasında ve operasyon sonrasında görüştük. Daha sonrasında 5 Nolu Şube yöneticilerinin iki kez daha “gizlice” gelerek kapının kilidini değiştirmelerinin ardından da duruma dair bilgi ve görüş aldık. Hulusi Uğurcan, “işi adli bir vaka haline getirmeye çalışıyorlar, kapıyı kırıp kilidi değiştiriyor ve kaçıyorlar. Ardından da gidip türlü yalanlarla bizi polise şikayet ediyorlar” diyor.

Taşeron dediğin adamı…

Hulusi Uğurcan’ı Tezkoop-İş Sendikası İstanbul 2 Nolu Şube’de yeniden ziyaret ediyoruz. “Size bir şey izlettireceğim” diyerek bilgisayardan bir görüntü açıyor ve “bakın, bu konuşma 14-15 Nisan 2007 tarihli genel kurul çekimlerinden biri” diyor. “Konuşan Gebze Şube Başkanı Ali Can”. Tuşa dokunuyor ve konuşmayı aynen not alıyoruz, “Bir tarafta çok kötü dedikleri Gürsel bey, diğer tarafta da Rabia hanım. Şimdi soruyorum, düne kadar çok kötüydü de bu adamın niçin İzmit’i örgütlemesine müsaade ettiniz. Madem bu bilmem neydi de, Tezkoop-İş’te cezalandırmaya kalktınız. Ben sizi ayıplıyorum. Niye ayıplıyorum? Türkiye işçi sınıfının kaderini belirleyecek üst kurul delegesi yaptınız bu arkadaşı. Ben mi yaptım? Beni yapmadın Sadık bey (salondan gülme sesleri geliyor). Taşeron dediğin adamı Türkiye işçi sınıfının kaderini belirleyecek üst kurul delegesi yaptınız…”

Mustafa Kumlu da tanık…

İzlediklerimizin ardından Hulusi Uğurcan, “bunun gibi daha nice kayıt ve konuşma var ve kimin ne olduğunu sendikal mücadelede herkes biliyor” diyor. 2 Nolu Şube yöneticilerinden birisi de bu konuşma esnasında kürsünün hemen yanı başında oturan Mustafa Kumlu’yu parmağıyla gösteriyor ve “işte tanık” diyor.

Legal olmayan kim?..

Biz özellikle (en son 25.10.2010 tarihinde yinelenen) şu “anahtar değiştirme” meselesini soruyor ve bunun bir dayanağı var mı diyoruz. Hulusi Uğurcan elle tutulmuş polis tutanaklarını çıkarıyor ve bize de fotokopilerini vererek anlatıyor; “Bunların derdi ve meramı polis zoruyla bizi sendika şubesinden attırmak. Hukuku da polisi de kendi çıkarlarına alet etmenin türlü gayretlerini sarf ediyorlar. Nafile, yaptıkları hukuki değil ve burada bulunmamız tamamen yasal. Burası bizim kendi sendikamız ve arkadaşlar bu şubenin yöneticileri, ben de şube başkanıyım. Onlar gibi atama (çakma başkan ve yönetici) falan da değilim ben. O gece 4 çevik kuvvet otobüsü dolusu polisle geldiler, sendikalar masası, güvenlik şube, Şişli emniyet müdürlüğü; hepsi buradaydı. Savcı ise, bu binanın 2 ve 5 Nolu Şube’nin ortak kullanımında olduğunu söylüyordu. Mahkeme karar ve tutanakları var savcının elinde. Bunların istediği olmuyor yani.

Bunun üzerine savcının talimatı gereği dış kapının anahtarlarından birisini de genel merkez ve 5 Nolu Şube’yi temsilen gelen avukat hanıma vermek istediler. Anahtarı almadı ve aynen ek tutanağa şu notu düştü avukat hanım; ‘Tezkoop-İş Sendikası avukatı Esin E. Dizdar’a dış kapı anahtarının teslim edilmesi ile ilgili olarak 20.9.2010 günü saat 21.30’da tarafımızdan tanzim edilen tespit tutanağında okuyan Avukat Esin E. Dizdar; şikayet dilekçesine göre şikayetçi olduğu Hulusi Uğurcan’ın kapı göbek anahtarını değiştirdiğini ve bir yedek anahtarını da kendinde bulundurduğunu söylemesinden dolayı, 5 Nolu Şube olarak yukarıda belirtilen adrese giriş sağlayacak olan anahtarı almayacağını, bu haliyle teslim koşullarının yerine gelmeyeceğini ve bu durumu Tezkoop-İş Sendikası Genel Merkezi’ne açıklayamayacak olacağını beyan etmesi üzerine Esin E. Dizdar’a verilen anahtar yeniden Hulusi Uğurcan’a iade edilmiştir.’ Hanımefendi kendi imzaladığı bölüme de şöyle bir not düşmüş, ‘Bana teslim edilen ve lagal olmayan anahtarı ilçe Em. Müd.Erol Öztaş’a teslim ettim’ diye.

2 Nolu Şube adına bize binayı terk edin diyen yok. Yani, onların başvurusu yasal bir talep değil ve bizim binadan tahliye edilmemiz yönünde bir karar da yok ortada. Çabaları boş, hukuki değil ve dayanaksız. Ardından da kalk sen ‘legal değil’ diyerek anahtarı alma. Legal olmayan kim? Önce kendilerine baksınlar.Keyfi hareket ediyorlar ve bu anahtar reddetme oyunlarının nedeni sonrasında anlaşılıyor. Yokluğumuzu kollayıp fırsat buldukları her an gelip kapı kilidini değiştiriyor ve kaçıyorlar.

Nereye kadar?..

Bizi yıldıracaklarını sanıyor olamazlar. Çünkü bizi tanıyorlar. Geriye ne kalıyor? Olayı iyiden iyiye adli bir vaka haline getirmek. Sürekli olarak polise ve savcılığa gidiyor ve asılsız ithamlarla şikayette bulunuyorlar. Bunların amacı bu işi karakolda bitirmek. Bunun içinde baş vurmadıkları yol ve yöntem kalmıyor.

İşte o kapı kilidi değiştirip kaçmalarının sebebi de bu. En son 25.10.2010 tarihinde yaptılar bu saçmalığı. Önceden de yapmışlardı. Avukat hanım anahtarı reddetti ve almadı ya… Öyle yapınca, her kafaları estiğinde alelacele gelip kapı kilidi değiştirme haklarına sahip olacaklarını ve kimsenin de bir şey demeyeceğini sanıyorlar. Çok yanılıyorlar…”

Sendika ağalarınca ve atanmış sendika bürokrat ve yöneticilerince mevcut çarkı döndürebilmek için her yol mubah olarak görünüyor. Bunun en açık örnekleri de Tezkoop-İş’te gözler önüne seriliyor. Sergileniyor. Bu durum gereğince de Tezkoop-İş’te suların kolay kolay durulmayacağı ortada.

Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz…

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Tez Koop-İş 2 Nolu / Tez Koop-İş 5 Nolu /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.