Bandista Müzik Grubu TEKEL İşçileriyle

N. Cemal - 5 Kasım 2010 - İşçi Gündemi / Türkiye / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

4 Kasım’da TEKEL işçilerini ziyaret eden ve birlikte şarkılar söyleyen Bandista grubu, aynı günün akşamı Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin düzenlediği etkinliğe TEKEL işçileriyle birlikte katıldılar.

TEKEL işçilerine ilginin arttığını gözlüyoruz. Hem “Çadır Kent”in çevresindeki halk hem de öğrencilerden, sanatçılara kadar değişik toplum kesimleri TEKEL işçileriyle dayanışma içindeler…

2. TEKEL DİRENİŞİ, BANDİSTA ve TÜRKAN ALBAYRAK

2. TEKEL direnişi Tekgıda-İş Sendikası Genel Merkezi önünde sürüyor. Direnişin 32. gününde de sınıf dostları TEKEL işçilerini yalnız bırakmadı. TEKEL işçilerinin de sınıf dostlarına ziyaretleri oldu.

BANDİSTA…

Birkaç gündür TEKEL işçileri Bandista grubunu bekliyordu. Bazıları ilk kez dinleyecek ve izleyecekti. Merak ediyor ve önceden dinleyenlere soruyorlardı. Derken 4 Kasım’da öğleden sonra Bandista grubundan 4 kişi çıkıp geldiler. Özhan, Ahmet, Çağdaş ve Ceyhun. Gelirken de sıcaklıklarını, neşelerini ve coşkulu tınılarını getirdiler. TEKEL işçileri ve Bandista ekibi sohbete daldı ve hemen kaynaştılar. Bandista ekibi, işçi direnişleriyle bugüne kadar gösterdikleri dayanışmanın tecrübesini belli ettiler.

Özgürlük Seninle…

Sohbet ve çayların ardından sıra müziğe geldi. “Biraz tıngırdatalım mı?” önerisiyle de herkes ayaklandı:

“Hem Sokakta

Hem Meydanda

Hem Kampüste

Hem Yolda

Hem Hapiste

Hem Torna Tezgahında

Özgürlük Elinde

Özgürlük Seninle

Özgürlük Sen Ordaysan

Orada…”

Ve ardından patlayan; “Hak Verilmez Alınır Zafer Sokakta Kazanılır!” sloganı…

Rızkımız için…

İlk kez dinleyen TEKEL işçileri bile ikinci nakaratları birlikte söylemeye ve tempo tutmaya başladılar. Bir süredir dışa yönelik sesli yayın da yapmaya başlayan TEKEL işçilerinin hoparlörlerinden Bandista’nın ve kendilerinin sesleri duyuluyordu. Özellikle de Tekgıda-İş Sendikası Genel Merkezi’nin kapısına yoğunlaşan bu ses bombardımanı ortalığı da hareketlendirdi. Bölge sakinlerinden izleyenler, parka küçük çocuklarıyla gelenler arasında tempo tutanlar vardı. Bir de, bulundukları kuytuluklardan ortalığa fırlayan “sivil”lerin telaşlı voltaları.

Her parçanın ardından ise mutlaka klasik bir TEKEL sloganı patlıyor; “Her Yer TEKEL Her Yer Direniş!”. Ve ardından da coşkuyla devam ediliyor.

“Biz İşçiler

Rızkımız için

Bin Cefalar İçindeyiz…”

Ve ardından patlayan; “Yaşasın Sınıf Dayanışması!” sloganı…

birkaç nota…

Bandista grubu yorulana kadar bu böyle devam etti. Yeniden sohbete ve tabi ki bir de fotoğraf çektirme faslına geçildi. Bandista ile tek tek resim çektirmek isteyen TEKEL işçileri olduğu gibi, grubun müzik aletleriyle ilgilenmeye ve resim çektirmeye özen gösterenler de yok değildi. Hatta TEKEL işçilerinden bazıları bu arada birkaç nota basmayı da ihmal etmediler. Resim sergisindeki sanat eleştirmenliğinden sonra, müzik dünyasına açılışları da oldukça dikkat çekiciydi. Şaka bir yana; Bandista ekibi ile birlikte, TEKEL işçileri adeta felekten bir günü çalıp götürdüler; “Biz Haklıyız, Biz Kazanacağız!”

Türkan Albayrak Yalnız Değildir!..

Bandista ile sohbet sırasında Paşabahçe direnişçisi Türkan Albayrak’la da telefon görüşmesi yapıldı ve hep bir ağızdan; “Türkan Albayrak Yalnız Değildir!” sloganları atıldı. Çünkü Türkan Albayrak’ın başlattığı direniş başarıyla sonuçlanmıştı. Türkan Albayrak; “İşe dönüş talebiyle başlattığım direniş ve mücadelem amacına ulaştı” diyor ve ekliyordu, “haftada 5 gün ve günde 8 saat çalışacağım…” İş başı yapacağı yer ise Sarıyer Toplum Sağlığı Merkezi. Türkan Albayrak’ın saat 19’dan sonra bir basın açıklamasıyla direnişini sonlandıracağı öğrenilince, TEKEL işçileri hemen bir ekip oluşturarak basın açıklamasına gitmeye hazırlanıyorlar. Diğerleri ise çadır nöbetindeler. Hepsinin kulaklarında ve dillerinde ise Bandista’nın tınıları var;

“Haydi Barikata

Haydi Barikata

Ekmek Adalet

Ve Özgürlük İçin…”

TEKEL işçileri, 4. Levent’te bulunan Tekgıda-İş Sendikası Genel Merkezi’nin önündeki parka kurdukları direniş çadırlarında sınıf dostlarını dayanışmaya bekliyor…

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 2. TEKEL Dİrenişi / Bandista /

Comments

  1. Rafet Tekinsoy diyor ki:

    soru bir – Bandista içkili mekanlarda insanların “bir dünya” olduğu durumlarda devrimci marşları söylemektemedir?

    soru iki – Bandista Ankaradaki genç-sen eyleminde çıktığı için öğrencilerden para talep etmişmidir?

    soru üç – bandista sahne aldığı eylemden şarkıları biter bitmez ayrılmışmıdır? katıldığı eylemin son yarım saatini bekleyemeyecek kadar “önemli” işleri olan bir müzik grubumudur?

  2. N.Cemal diyor ki:

    Rafet’e:
    1- Direniş çadırlarında “bir dünya” olmuş kafalar da, öylesi bir ortam da yok. TEKEL işçilerinin yeni bir dünya hayali ve mücadelelerinin de buna değen bir yanının olduğu ise bir gerçek. Ne yani, TEKEL işçileri sıraladığın bu secele nedeni ile Bandista’yı kovmalı mıydı?
    Bandista siyasi bir parti değil. Sanırım, siyasi bir oluşumun müzikal kolu falan da değil. Marşlarını ve halaylarını ister kuru, ister yaş çeksinler; TEKEL işçilerini de başkasını da bağlamaz. Hangi ortamlarda müzik yaptıkları da. Beğenmeyen, ahlaki bulmayan gidip izlemez. Kendi adıma, Bandista’yı hiç para vererek dinlemedim.
    2- Bandista’nın, “etkinliklere gelmek için para istiyorlar” diye eleştirilen ilk ve tek grup da olmadığı da bir gerçek. Ama, Bandista’nın 2. TEKEL direnişi dışında da para almadan geldiğini bildiğim işçi direnişleri var. İSKİ direnişinin Osmanbey’de yapılan gecesini ilk hatırladığım örnek olarak verebilirim. “Bandista gibi müzik grupları yaşamlarını nasıl idame etmeliler” sorusuna anlaşılır bir cevap bulamadan, cevabı içinde sorucuklar sormak ancak kendimizi rahatlatıcı bir işlev taşımaz mı? Sokak müziği yapıp, kutucuklarına atılan parayla vs mi yetinmeliler?
    3- Etkinliğine çağırdığın bir müzik grubu, her zaman senin eyleminin bir aktivisti olmak zorunda mı? Öyle düşünenler kendi gruplarını oluşturuyorlar ve birlikte hem marş söylüyorlar hem de eylem yapıyorlar. “Bandista da böyle yapsın; iyi parçalar üretsin, güzel sunuşlar için haftalarca provalar çıkarsın, alet edevat satın alsın ve ses cihazlarını arabalara yükleyerek getirsin, hiç para almadan eylem ve etkinliklerimize katılsın, müzikle yetinmeyip eylemin de bir parçası olsun.” Meram bu mu? Peki bu değirmenin suyu nereden gelecek? Bu algının “kolaycılık” ve “beleşçilik”le hiç mi bir ilişkisi yok?
    Bandista’dan eylem mi bekliyorsun?! Onlar eylemlerini sadece müzikle yapmayı tercih ediyor olamazlar mı? Eleştirile bilinir, beğenilmeye de bilinir. O halde, etkinliklere davette ısrar niye?
    Yaptığımız eğer sadece lafı güzaf değil ise; Bandista grubu TEKEL işçilerine dayanışma ziyareti yaptı ve bu ziyaretleri işçiler tarafından coşkuyla karşılanarak kabul edildi, bu görülmelidir. Bandista dışında da, örneğin Pınar Sağ gibi sınıf dostu dayanışmacı sanatçılar da direnişe katkı sunuyorlar. Moral ve coşkuyu artırıyorlar.
    TEKEL işçileri diğer sınıf dostlarının da katkı ve dayanışmalarını bekliyor…
    N.Cemal

  3. arzu güneş diyor ki:

    Bir Tekel işçisi hatta direnişteki tekel işçisi olarak teşekkür ediyorum Bandista’ya . Sizleri seviyoruz. Siz sınıfın yanında olduğunuz sürece emin olun sınıfta sizin yanınızdadır. İzmirde’ki konserinize de İzmir’de olursam eğer katılacağım. Direnişte öğrendiğim tek şey; ne konuşulduğuna değil, ne yapıldığına bakarım….

  4. N.Cemal diyor ki:

    2. TEKEL direnişinin sıra neferlerinden Arzu Güneş ne diyor: “Direnişte öğrendiğim tek şey; ne konuşulduğuna değil, ne yapıldığına bakarım…”
    İşçilerin aydınlaştığı, aydınların işçileştiği tek yer sınıf mücadelesi pratiğidir. 2. TEKEL direnişi ise bu noktada önemli bir eşik. Aydınların yüzünün karanlıkta kalan kusmını ise bu eşikte görebilmek nümkün.
    Arzu Bandista’yı seviyor, 2. TEKEL direnişinin onurlu neferleri de Arzu’yu…
    Yaşasın Sınıf Dayanışması!
    N.Cemal

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.