Ziyaretçi Defterine Yansıyan Dayanışma

N. Cemal - 5 Kasım 2010 - İşçi Gündemi / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

2. TEKEL DİRENİŞİNİN SINIF DOSTLARINDAN NOTLAR

ziyaretçi defterini unutmayalım…

4. Levent’te bulunan Tekgıda-İş Sendikası Genel Merkezi’nin karşısında 2. TEKEL direnişi sürüyor. Direniş 31. gününü doldurdu. Direniş çadırlarını ziyaret eden sınıf dostları için TEKEL işçilerinin sunduğu bir de defter var. Defterin başında; “Sınıf Dostlarımızın Dayanışma Mesajlarını ve Yüreklerinin Sıcaklığını Duymak İçin…” notu bulunuyor. Gelen dayanışmacılarla yapılan sohbet ve tartışmalar bazen öylesine koyulaşıyor ki, deftere not düşülmesine sıra gelmiyor ve not düşmek unutulabiliyor. O nedenle de sıkça, “arkadaşlar, ziyaretçi defterini unutmayalım…” diyen bir ses duyuluyor.

İşte o ziyaretçi defterine 31 gün içinde yazılanlardan bazı notlar:

Taş-İş-Der…

“Taşeron işçileri dayanışma ve yardımlaşma derneği olarak misafir defterini ilk dolduran kurum temsilcileri olarak çok mutluyuz. Sizin yaptıklarınızı ve başarma hırsınızı, inandıklarınız için yaptıklarınızı gördükçe işçi sınıfının mücadeleye dört elle sarılması gerektiğini görüyoruz. İsteyip inandıkça nelerin değişebileceğini bizlere gösterip örnek oldunuz. Şu andaki sürecinizi de destekliyoruz ve başarılar diliyoruz. Taş-İş-Der”

AKIN BİRDAL…

“Değerli kardeşlerim,

AKP’nin Özelleştirmeye – Taşeronlaştırmaya ve bunun sonucu sendikasızlaştırmaya, işsizliğe, yoksulluğa yol açan Neo-liberal politikalarının en somut yansıması ve gerçeği sizsiniz.

Direnişiniz, işçilerin birliği ve halkların kardeşliği yolunda ön açıcı ve yol gösterici olacaktır.

Yalnız değilsiniz. Mecliste, sokakta sizinleyiz. Mücadelenizi selamlıyorum. Akın Birdal BDP Diyarbakır Milletvekili/09.10.2010”

BAHADIR ALTAN…

“Haramilerin saltanatını yıkma yolunda 78 günlük direnişin öğretisiyle daha inançlı, mücadelemiz sürüyor. Şimdi devletin kendi kurumunu korur gibi işçilerden koruduğu sendika yapısını sorgulayan ve afişe eden ikinci Tekel direnişi de hepimize çok şey öğretecek. Ve bizler bu açtığınız yolda birleşe birleşe duvarları yıkacağız. Yaşasın Alın Aklığı Kardeşliğimiz. Bahadır Altan Gökkuşağı Hareketi Sözcüsü/10.10.2010 -”

TÜRKAN ALBAYRAK…

“Tekel işçilerinin Ankara direnişleri benim ve benim gibi şu anda direnişte olan işçiler için örnekti. Bu ülkede işçi sınıfının olduğunu ve direndiğini gösterdi. Tekel işçilerinin, işçi sınıfının baş belası olan sendikacılar tarafından bitirilen direnişlerini bugün Tek gıda iş önünde sürdürdüklerini görmek direnişteki bir işçi olarak bana umut ve güç veriyor. Bu ülkenin sokakları işçilerin ayak sesleri ile inleyecek ve yönetenler bunu duyup kendilerine geleceklerdir ve saklanacak yer arayacaklardır. Türkan Albayrak Paşabahçe Direnişçisi/11.10.2010”

RUHAN MAVRUK…

“Sevgili Tekel işçileri, Direnişinizin nerede olursa olsun sürmesini diliyorum ve buna inanıyorum. Emek sermaye çelişkisi sürdüğü müddetçe mutlaka karşı çıkanlar olacaktır.

‘kenetlenin ve gitmeye bırakmayın kimseyi

düşen her yaprakta büyür

güneşteki sızı

asırlar sürse de sancıları

doğurmadı mı eninde sonunda

yerküreyi, bulutları ve

o sonsuz o kızıl yıldızı

İlmatar, yalnız göklerin kızı…’ Ruhan Mavruk”

EMEĞE EZGİ…

“Sevgili Dostlar, verdiğiniz mücadele ile sınıf savaşımına yaptığınız katkı ve bizlere verdiğiniz ilham için teşekkür ediyor, sizleri bu kez İstanbul’daki eylem çadırlarınızda selamlamanın verdiği onuru hissediyoruz. Kavganız kavgamızdır. Grup Emeğe EZGİ”

PINAR SAĞ…

“Ülkemin söndü sanılan ateşini inadına alevlendiren, inadına yarınlarımıza umut veren can dostlarım Tekel işçileri, her koşulda ve her zaman yanınızda olduğumu bilin. Ve Nazım’ın dediği gibi; ‘ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak’ nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa!.. Gelecek günleri karanlıktan kurtarmak adına Yaşasın Tekel Direnişi, Yaşasın İşçi Sınıfı… Sevgilerim ve size olan inancımla. Pınar Sağ/20.10.2010”

İMECE…

“Haklı mücadelenizde her zaman yanınızdayız. Ankara’dan özellikle sendikal bürokrasiye karşı verdiğiniz mücadele hepimizin esin kaynağı olmuştur. Bunu böyle bilin. (İMECE) Toplumun Şehircilik Hareketi/27.10.2010”

YTÜ DİRENİŞÇİLERİ…

“Tekel Direnişine selam olsun! Üniversitelerimizde sizlerin mücadele bayrağını yükseltiyoruz. Öğrenci gençliğin meşru talepleri için mücadele veriyoruz ve özgür, demokratik ve özerk üniversite istiyoruz. Bu topraklarda baskıya ve sömürüye boyun eğmeyen bizde saldırıların odağındayız.

Üniversitelerimizde siyasal düşüncelerimizin yasaklanmasına razı olmadığımız için bu saldırılarda payımıza düşeni alıyoruz. 25 ekim pazartesi günü 20 arkadaşımızın üniversitelerine girişi yasaklandı. Biz sizden öğrenerek, işçilerin açtığı yolu takip ederek direnişi seçtik. Bugün yoğun sağanak altında derme çatma ilk çadırımızı kurduk. Çadırımız derme çatma da olsa, kararımız tam. Tüm arkadaşlarımız üniversiteye girene kadar YTÜ direnişimiz sürecek! Mücadeleniz mücadelemizdir. Kavgayı birlikte büyütelim! YTÜ Direnişi/27.10.2010”

ALLAH SİZİNLE OLSUN…

“28.10.2010 tarihinde çadırınıza geldiğim zaman sizlerin güler yüz ve dostça karşılamanıza teşekkürler eder umut yolculuğunuzu desteklerim. Umarım işiniz dostça çözülür, bir an evvel herkes evine döner ve çocuklarınızla mutlu olursunuz. Sizleri her zaman desteklerim. Allah sizinle olsun. Durmuş Bozkurt”

İSKİ DİRENİŞİNDEN…

“Yalnız olduğum zamanda

bilmem neden

yalnız olmadığımı düşünürüm hep

ilerde.

Birleşe birleşe kazanacağız. İSKİ Direnişinden Ercan Ballıoğlu”

ANA…

“Önemli olan direnme iradesini, kararlılığını gösterebilmektir. Umutsuzluğun egemen kılınmaya çalışıldığı bir ortamda umut olabilmektir. Umudu diri tutan her mücadele bizim mücadelemizdir. Her kıvılcım bizim kıvılcımımızdır. Her kıvılcım isyan ateşini besleyecektir. Tüm umudumuzla, irademizle, inancımızla yanınızdayız. Zafer bizim olacak. Derinenlerin olacak. TAYAD’lı bir ana”

Tekstil-Sen…

“Değerli Tekel işçileri, sendikal bürokrasi ve ihanetine karşı başlatmış olduğunuz bu onurlu mücadelenizi selamlıyorum. İşçi sınıfına dayatılan güvencesiz esnek çalışmaya karşı Ankara’dan yaktığınız 78 günlük mücadele ateşi işçi ve emekçilere mücadele etme iradesi kazandırmıştır. Bugünde hem sermayeye karşı hem sendika ihanetine karşı verdiğiniz bu kavgada sınıfa ve emekçilere yol göstermeye devam ediyorsunuz. Sizin bu kavganızın tüm işçi sınıfına mal olması için bizde payımıza düşeni yapmaya ve sizden öğrenmeye devam edeceğiz. Çünkü işçi sınıfının birlik ve mücadeleden başka yolu yok. Daha fazla bir arada olma ve tüm olumsuzluklara karşı omuz omuza mücadele etmeye devam. Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği. Engin Gül Tekstil-Sen Genel Başkanı/28.10.2010”

Devrimci Alevi…

“Bismişah Allah Allah!!! Eyleminiz hayırlı ola! Hayırlar feth ola! Şerler def ola! Münkir münafık mat ola! Verdiğiniz mücadele boşa gitmeye. Üçlerin, beşlerin, yedilerin, onikilerin, ondört masum pakların, onyedi kemerbestlerin, kırkların yolundan ayrılmaya. Hak Muhammet Ali, Hünkar Hacı Bektaş Veli yardımcınız ola! Gerçeğin demine hü mümine ya Ali! Devrimci Alevi Komitesi 28 Ekim 2010 Saat:23”

Kutuplarda da olsak…

“Merhaba arkadaşlar, Ankara soğuğundan sonra İstanbul’un soğuk havasında da yine beraberiz. Ancak, bir kere daha anlıyorum ki, kutuplarda da olsak mücadele ateşiniz içimizi ısıtacak. Dayanışmanızın tüm işçi sınıfına örnek olduğunu unutmayın. Bize moral kattınız, birleşen işçilerin neler yapabileceğini gösterdiniz. Mücadelenizi içtenlikle selamlıyorum. Yolunuz açık olsun! Hilal/29.10.2010”

31. gün:

2. TEKEL direnişi 31. gününü doldurdu ve devam ediyor. Öğlen saat 14:00 civarında, TEKEL işçisiyle birlikte market alışverişine giden dayanışmacılardan Elif, sivil polislerin ani çevirmesine maruz kaldılar. Kimlik kontrolü sonrası TEKEL işçisi bırakılırken, dayanışmacı olarak bulunan Elif gözaltına alındı. Gözaltına alan şahısların polis olduklarına dair kimlik göstermelerine karşın, TEKEL işçileri durumdan kuşkulanarak “155 polis” hattını aradılar ve aracın plaka numarasını bildirdiler. Aldıkları cevap ise “evet, bu plakalı araç polise aittir” cevabı oldu. Ardından da avukatların devreye girdiği bildirildi.

31 gündür ilk defa, 3 Kasım akşamı 20.30 civarlarında çevik kuvvet otobüslerinin ve TOMA (Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı) adı verilen saldırı aracının sendika bahçesini terk ettiğini gördük. TEKEL işçileri tarafından yapılan kontrollerde sendikanın arka kapı girişinden de polis araçlarının ayrılmış olduğu tespit edildi. Ama sendika binasının içinde ve sendika yöneticilerinin ayırdığı sıcak ve televizyonlu mekânda çevik kuvvet polisleri beklemeyi sürdürüyorlar. Yani polis, Tekgıda-İş Sendikası Genel Merkezi içindeki beklemesini sürdürüyor. Bunun dış görünümü kurtarma mahiyetinde bir makyaj olup olmadığı ve polis araçlarının yeniden bahçede konuşlanıp konuşlanmayacağı önümüzdeki günlerde belli olacak.

2. TEKEL direnişini sınıf dostları yalnız bırakmıyor.  TEKEL işçileri sınıf dostlarını dayanışmaya bekliyor…

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 2. TEKEL Dİrenişi /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.