Bilmeyen devlet, görmeyen sendikam KESK

Ömer Yıldız - 13 Kasım 2010 - 2011 KESK Kongresine Giderken / İşçi Gündemi / Ulusal Sorun

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Bilinmeyenlerle matematikte karşılaşmıştım. Bir bilinmeyenli denklem,iki bilinmeyenli denklem diye çıktılar karşıma. Sonra bilinmeyenlerin bulunması gerekenler olduğunu anladım. Formüller uyguluyorsun ve bilinmeyen bilinen haline geliyor.

Yaşamda da bilinmeyenler oldu. Ancak karşımda durup ta “ben buradayım, varım” diyen bilinmeyen görmedim.

Artık var olan bir bilinmeyen öğrendik. “Bilinmeyen bir dil”. Pek çok insanın konuştuğu, yazılı eserleri olan, kursları bulunan, devletin televizyonunda yayını yapılan bir dil. Kürtçe bilinmeyen olmuş.

Sanırım başa döndük…

İnkar ve imha.

Bir başka bilinmeyen ise Tekel İşçileri

Alandalar

Her Pazar eylemdeler.

Çadırda direniyorlar.

Yazılı basın, görsel basın haberlerini yapıyor.

Aydınlar, sanatçılar,siyasetçiler ziyaret ediyor.

Kesk, benim geçmiş mücadelemizle gurur duyduğum, emek mücadelesinin en sınıftan yana örgütü bilemiyor Tekel İşçilerini.

Devlet bilmiyor…

Kesk görmüyor.

Devlette inkar ve imha…

Kesk’teki nedir?

Teşhir ve tecritten sonra imha mı?

Kesk bu hale mi gelmeliydi?

Formül uygulamak gerekir sanırım.

Taban formülü.

Sınıfa dönme formülü.

Kesk’i sınıfına iade etme formülü.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 2. TEKEL Dİrenişi / 4 C / KESK / sendikalar / TEKEL işçileri /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.