47. Gün: İşçi-Aydın Buluşması

N. Cemal - 20 Kasım 2010 - İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

DİRENİŞ ÇADIRLARINDA İŞÇİ AYDIN BULUŞMALARI SÜRÜYOR

SINIF DOSTLARI…

2. TEKEL direnişçileri ile dayanışma amacıyla düzenlenen İşçi-Aydın Buluşması, 19 Kasım günü gerçekleştirildi. Buluşmaya; Bilgesu Erenus, Mehmet Esatoğlu, Mehmet Ekici, Faik Başaran, Nazım Alpman, Kenan Yersiz, Aşık Sinem Bacı gibi aydın ve sanatçılar, Köksal Aydın (SES Yöneticisi), Eğitim Sen ve BES sendikalarından şube yöneticileri, Nazmi Algan (İstanbul Tabip Odası), Emekli-Sen gibi emek örgütleri ve yöneticileri, Kamu Emekçileri Cephesi, Devrimci İşçi Hareketi, İdil Kültür Merkezi, Grup Yorum, Halkın Hukuk Bürosu, Halk Cephesi ve Türkan Albayrak, Devrimci İşçi Komiteleri, Ayışığı Sanat Merkezi ve Mücadele Birliği’nin yanı sıra, Sol Defter, İşçi Demokrasisi, Sınıf Mücadelesi, Ezilenlerin Kurtuluşu, ayrıca İşçinin Yolu, EHP, Proleter Devrimci Duruş ve İFSAD’lı fotoğrafçılarla birlikte Tiyatro Simurg da katıldı.

aydınların işçileşmesi…

İşçi-Aydın Buluşması, Bilgesu Erenus’un çaba ve uğraşları ile hayata geçirildi. Daha önce birkaç kez direniş çadırlarını ziyaret eden Bilgesu Erenus, TEKEL işçilerinin Taksim yürüyüşlerinde de yer almıştı. İşçi-Aydın Buluşması organizasyonu ile TEKEL direnişçilerinin önlük nöbetini gündeme getiren Erenus, aydınların işçileşmesi fikrini sembolik de olsa hayata geçirme yönünde sokağa taşımıştı. Bu yolla da sanatçı ve aydınlar bir günlük yaşamlarını TEKEL işçilerinin direniş önlüğünü giyerek geçirdiler. 19.11.2010 tarihli buluşmada ise, sanatçı ve aydınlar önlük nöbetlerinin izlenimlerini TEKEL işçileri ile paylaştılar. Bilgesu Erenus bu paylaşımda, bir dizi film ekibini direnişçi işçi önlüğü ve direniş şarkıları ile nasıl kaçırdığını anlattı. “Nereye Payidar, nereye?!.” Oysa, o dizi film çekim ekibindekiler de TEKEL işçileri gibi birer emekçiydiler ve zor koşullar altında çalışmaları onlara dayatılıyordu.

Direniş Önlüğü ile deneyimler paylaşıldı

Anam, yazık işsiz kalmış…

TEKEL işçilerinin istikrarlı sınıf dostu Pınar Sağ yurtdışında olduğu için buluşmaya katılamamıştı ve bunun hüznü gönderdiği satırlara da yansıyordu; “Ekmek mücadelesi adına şu an yurtdışındayım ve aranıza katılamıyorum…”  Pınar Sağ’ın önlük nöbeti anılarındaki bir bölüm ise aynen şöyle;  “Ben önlüğü giydiğim ilk gün hem anlayıp da bakan, hem anlam veremeyen nice gözlerle bakıştım. Kimisi sözle taciz etti. Size bir örnek; ‘anam yazık işsiz kalmış, gelsin bizde başlasın’ ya da, ‘biz de çok iş var, 4 C’de ne’ gibi…” Pınar Sağ’ın mesajından okunan trajikomik izlenimler, TEKEL işçileri tarafından alkışlarla karşılandı ve “Yaşasın Sınıf Dayanışması” sloganları atıldı…

beni görüyor musunuz?..

Mehmet Esatoğlu ise izlenimlerinde; “Bilgesu ile dolaşıyorduk ve o bana ‘bu önlüğü giyince görünmez mi oluyorsun’ diye sorarak yanımızdan geçenlerin kayıtsızlığını vurguladı” dedi. Bunun üzerine Mehmet Esatoğlu ne mi yapmış? Yanlarından geçenlere, “beni görüyor musunuz?”, “beni görüyor musunuz?” diye sormaya başlamış. “Kaçık mı ne?” diye düşünmüş olmalılar.

Şiirler, Türküler, Halaylar…

İlk izlenimlerin yazılı ve sözlü aktarılmasının ardından Cevizli TEKEL işçisi Metin Arslan bir konuşma yaparak 2. TEKEL direnişi sürecini özetledi ve dayanışmaları nedeniyle sınıf dostlarına teşekkür etti. Ardından da, Bilgesu Erenus’un kaleme aldığı “Burjuva’nın Bayram Klasiği” adlı bir oyun TEKEL işçileri tarafından doğaçlama olarak sergilendi. Şiirler okundu. Halaylar çekildi. Türküler söylendi. Kürtçe söylenen şarkıların hemen ardından da hep bir ağızdan “Yaşasın Halkların Kardeşliği!” denildi.

sınıf dostlarının arasında…

Katılımcıların ve izleyicilerin arasında “sivil” görevliler de yerini almıştı. Yüz mimiklerinden anlaşıldığı kadarıyla da etkinliği dikkatle takip ediyorlardı. Katılımcı sınıf dostlarının arasında onlar da özenle fotoğraflanarak 2. TEKEL direnişinin arşiv belgesi haline gelmiş oldular. Bu durum bir kez daha esprilere neden oldu. Ne de olsa; “Her Yer TEKEL, Her Yer Direniş”ti.

haklı eylemlerine destek…

İlginç olan bir şey de, 4 C ve güvencesiz çalışmaya karşı mücadeleden kaçan Tekgıda-İş Sendikası Genel Merkezi’ne karşı gerçekleştirilen bu eylemliliğin bazı materyalleriydi. Ellerde sallanan TEKEL bayraklarından tutun da, kafalara takılan TEKEL şapkalarına kadar bir çok görsel materyal, Tekgıda-İş Sendikası Cevizli Şubesi tarafından “haklı eylemlerine destek amaçlı” olarak verilmişti. TEKEL işçileri, çelişkili gibi görünen bu durum karşısındaki tüm soru işaretlerine karşın, Tekgıda-İş Sendikası Cevizli Şubesi’ni açıkçası “takdir” de ediyorlar.

günün değerlendirmesi…

Saat 16’da başlayan İşçi-Aydın Buluşması, 18.30’da sona erdi. TEKEL işçileri sabah kahvaltısından sonra Nihat Sargın’ın cenaze törenine katılmışlar, cenaze töreni sırasında direniş önlüğünü teslim almışlar ve hemen ardından da kendi etkinliklerine katılmışlardı. Saat akşamı bulduğunda ve etkinlik sona erdiğinde ise daha öğle yemeği yeme fırsatları bile olamamıştı. Tezkoop-İş Sendikası 2 No’lu Şube üyelerinin getirdiği akşam yemeğiyle ve kendi hazırladıklarıyla karınlar doyuruldu. Çayla birlikte gerçekleştirilen kestaneli soba başı sohbetiyle de günün değerlendirmesi yapıldı. Yorgunluk giderildi.

HAYDİ DAYANIŞMAYA!..

TEKEL işçilerinin Tekgıda-İş Sendikası Genel Merkezi önündeki direnişleri sürüyor ve sınıf dostlarını dayanışmaya bekliyorlar.

Ayrıca; 21.11.2010 pazar günü saat 18.30’da Galatasaray meydanından Taksim meydanına bir kez daha yürüyüş gerçekleştirecekler. Haydi dayanışmaya!..

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 2. TEKEL Dİrenişi /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.