TKP heyeti saldırıdan sonra TEKEL işçilerini ziyaret etti

N. Cemal - 26 Kasım 2010 - İşçi Gündemi / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

TKP, SENDİKACILARIN SALDIRDIĞI TEKEL İŞÇİLERİNİ ZİYARET ETTİ

TKP’NİN MESAJI…

“Tekel işçilerine yapılan bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Polisin, özel güvenliğin işçiye el kaldırması asla kabul edilemez. Sendikanın buna destek olması ise yine şiddetle kınadığımız bir durumdur. Tek Gıda-İş, acilen bu konuda özür dilemelidir. Geri adım atmalıdır.

Mehmet Karaoğlu – TKP İstanbul İl Komitesi”

MESAJA DAİR NOT…

TKP, sendika gangsterleri tarafından saldırıya uğrayan TEKEL işçilerini ziyaret etti ve geçmiş olsun dileklerini iletti. Yukarıdaki satırlar 25.11.2010 tarihinde ve saat 21.30 sularında TKP İl Komitesi adına ziyaretçi defterine yazılmıştır. Bu ziyaret elbetteki önemlidir. TEKEL işçileri de, TKP il komitesi düzeyinde yapılan ziyareti önemsemişler ve dikkate değer bulmuşlardır.

Yalnız, dikkatimizi çeken bir hususu belirtmeden geçmeyelim: Söz konusu olan “Polisin, özel güvenliğin işçiye el kaldırması” değildir. Sendika Genel Başkanın emriyle saldırının gerçekleşmiş olmasıdır. En başından beri sendika bahçesinde ve binasında polisin bulunması da sendikanın talebiydi. Sendika yönetimi özel güvenlik ve polis eliyle işçilere saldırı emrini vermiştir.

SALDIRI EMRİ TÜRKEL’DEN…

Yumurta atılarak demokratik bir şekilde protesto edilen Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel, TEKEL işçilerine ana-avrat küfür ederek arabasından inmiş ve elle işaret etmek suretiyle de hedef göstererek saldırı emri vermiştir. Türkel’in emir ve talimatıyla da, aynı arabadan inen şoför ve korumaları küfürler ederek ilk saldırıyı gerçekleştirmiştir. Sendika özel güvenliği ise coplarıyla bu saldırıya takviye güç sunmuşlardır. Polisin bu noktadaki rolü ise, saldırganlara zaman ve imkân kazandırmak için havaya ateş etmek ve diğer TEKEL işçilerinin arkadaşlarının yardımına koşmasını engellemek olmuştur. Durum böyledir ve böyle de bilinmelidir.

TKP ADINA DİLE GETİRİLENLER…

Ziyaret sırasında TKP adına -özetle- dile getirilenler arasında GÜÇ-DER tarafından gerçekleştirilen açıklama ve açıklamada yer alan saldırıya dair kınamanın desteklendiği vurgusu vardı. TKP İl Komitesi olarak saldırının kınandığı özenle ve sözlü olarak da vurgulanmıştır. Karşılıklı sohbetler sırasında da TEKEL işçilerine yönelik olarak, “sizinle farklı düşünüyor olsak da”, “buradaki direnişinize dair farklı bakıyor olsak da”, “eyleminizin hedef ve muhtevasını onaylamıyor olsak da” gibi ön vurgularla “saldırıyı kınıyor ve sendikayı özür dilemeye çağırıyoruz” denilmiştir.

Bir TEKEL işçisi “Ben de parti üyesiyim. Siz sendika özür dilemelidir diyorsunuz, biz TEKEL işçileri olarak Türkel ve sendikacılar istifa etmelidir diyoruz. Bize saldıran ve arkadaşlarımızı yaralayan bizzat sendikacılar ve onların adamlarıdır.”

TKP İstanbul İl Komitesi’nden Mehmet Karaoğlu özetle şunları dile getirmiştir;

“Direnişiniz ve burada bulunmanıza dair söyleyeceklerim yeni değil ve bildiğiniz şeyleri duyacaksınız. Önceden de dile getirmiş ve yazmıştık. Mücadelenin bazı somut göstergeleri vardır. Mücadele açısından birinci derecede önemli olan niceliktir. 78 günlük Ankara direnişiniz bu özelliği taşıyordu ve bütün işçilerin de desteğini almıştı. Bizde elimizden gelen tüm gücümüzle TKP olarak destek sunduk. İstanbul’dan Ankara’ya otobüsler kaldırdık. İkinci gösterge ise hedef’e dairdir. Sermaye hedef alınmalıdır. AKP bütünlüklü bir saldırı içinde, AKP’ye karşı mücadele edilmelidir. Sendikacılara karşı mücadelenin de sermayeye karşı verilen mücadele içinde yürütülmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

Bir TEKEL işçisi bu sözlere itiraz etti: “biz mücadele etmek için buradayız, mücadelenin önündeki engel sendika yönetimi ve onu mücadeleye çağırmak için buradayız” dedi.  “Evet 4 C’yi AKP çıkarttı ve ona karşı mücadele etmeliyiz ve ediyoruz da. Bu kesin. Ama bizi AKP satmadı ki? Bizi satan kendi sendika yöneticileri ve onlara karşı da mücadele etmemiz gerek. Bu nedenle buradayız. Ne zaman mücadele için yola çıksak önümüzü sendika bürokratları kesiyor, bizi engelliyor” dedi.

2. TEKEL DİRENİŞİ ADINA DİLE GETİRİLENLER…

Sendika gangsterlerinin özel hedef seçerek saldırmaları sonucunda yaralanan Cevizli TEKEL işçisi Metin Arslan TKP’li ziyaretçilerine özetle şunları söyledi; “TEKEL işçileri olarak sendika ağalarına karşı önceden de itirazlarımız ve protesto eylemlerimiz oldu. 300 TEKEL işçisiyle genel kurula giderek protesto gösterileri yapmışlığımız da var. İşçiler olarak, hiçbir zaman ve hiçbir dönemde böylesi hakaret ve küfürlere, şiddet ve saldırılara muhatap olmadık. AKP karşımızda net ve açıkça duruyor, sınıf düşmanımızı da tanıyoruz biz. Mustafa Kumlu Türk-İş’in başında, hükümetle ilişkisini de karşımızda olduğunu da çok açık biliyoruz. Ama, Mustafa Türkel gibiler içimizdeki düşmanlar ve birileri onu solcu sendikacı gibi lanse etmeye çalışıyor. Türkel Türk-İş’in başına oynuyor ve bazı solcular da buna destek oluyor. Türkel Türk-İş’in başına geçecek olursa vay halimize. İşte kirli ve kanlı icraatları. Herkes safını netleştirmeli ve nerede durduğunu bilmelidir diyoruz. Bazı sol kurumlar hala onun arkasında ve bize yapılan saldırıyı bile onun ağzından veriyorlar. Önce kendi içimizdeki düşmanlara, Türkel gibilere karşı mücadele etmek ve önümüzdeki engelleri temizlemek zorundayız. Mücadele etmek ve önümüzdeki engelleri aşmak için buradayız ve kimse bizim burada bulunmaktan mutluluk duyduğumuzu da sanmasın.

Sınıf mücadelesini her zaman sayılarla değerlendiremeyiz. Biz kitlesel eylemler de örgütledik ve yaptık. Sizinle, GÜÇ-DER’li arkadaşlarınızla da Ankara’da Anayasa Mahkemesine gittiğimizde bir avuç değil miydik? GÜÇ-DER 6-7 kişiyle gelebilmişti ve biz TEKEL işçileriyle birlikte toplam sayı 25 kişi kadardı. Sayımız az diye geri durmadık, gittik ve sesimizi duyurduk. Buradaki eylemimizde dönüşümlü bir katılımla sürüyor ve 50 kişilik bir sayısal sirkülasyonumuz var. TKP ve EMEP gibi örgütler TEKEL işçileri arsında ne kadar örgütlü olduklarını dile getiriyorlar. Buyurun gelin, hep birlikte mücadeleyi örgütleyelim. Mesele sayısallıksa bu aşılır. Buradan kalkar yola çıkarız; AKP’nin önüne de gideriz, Anayasa Mahkemesinin önüne de gideriz. Gidiyoruz da zaten. Bizim hedefimiz sadece 4 C’de değil ki. Sorun sadece TEKEL işçisinin sorunu değil ki.  Bütün güvencesiz çalışma koşulları da dâhil olmak üzere taşeronlaştırmaya, sendikasızlaştırılmaya ve işten atmalara karşı bir mücadeleyi birlikte örelim diyoruz. Her Pazar Galatasaray Taksim arsında yürüyüş ve eylem gerçekleştirerek birlikte mücadele edelim çağrısı yapıyoruz. Sizi de yürüyüşlerimize bekleriz”

ZİYARETİN ANISINA…

TKP İstanbul İl Komitesinin ziyareti sonrasında anı fotoğrafı çektirildi. Metin Arslan, resim çekilirken kendi kanlı fotoğraflarının taşınmasına “gerek yok” diye itiraz etse de, “ziyaretin nedeni bu” diyen arkadaşları ısrarlı oldular. Bafra TEKEL işçisinin eşi ise konuklara yönelik olarak; “yine bekleriz, hep bekleriz. İllaki birinin saldırıya uğraması gerekmez. Birilerimizin bir yerleri kanamazken de gelin…” dedi. Konuklar sloganlar eşliğinde uğurlanırken, TKP temsilcileri işçileri TKP’nin 90. yıl şenliğine çağırdı.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 2. TEKEL Dİrenişi / TKP /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.