Necla Akgökçe: “KESK’te Yaşananlar İlk Değil, Çözüm Kadın Dayanışmasında”

Sol Defter- Haber - 30 Kasım 2010 - 2011 KESK Kongresine Giderken / İşçi Gündemi / Kadın Hareketi / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

“Erkeklerin iktidarda olduğu bir yerde, kadınlara dayatılan davranış pratikleri var; erkeklerse yaptıklarının yanlarına kalacağına inanıyor. Bu iktidarı kırmanın tek yolu, kadınların birbirlerine sahip çıkması. Kadınlara yönelik suçlar karşısında tüm kimlik siyasetlerini bir yana bırakıp birlikte hareket edebilmemiz gerekiyor.”

Petrol-İş Kadın Dergisi’nden Necla Akgökçe, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Sekreteri Emirali Şimşek’in bir kadına tacizde bulunduğu, Yönetim Kurulu’nun ise yaşananlar karşısında sessiz kaldığı iddialarını böyle değerlendiriyor.

“Kadınlara karşı suçlarda, kadının beyanı esastır”

KESK Genel Başkanı Sami Evren ve Yönetim Kurulu Üyesi Adnan Gölpunar, “KESK Yönetim Kurulu’nun iddiaların araştırılması ve sorunun çözüme kavuşturulması konusunda gösterdiği direnç” nedeniyle dün istifa etmişti.

İstifaların ardından yönetim kurulu toplanmış, kurul adına açıklamayı KESK Kadın Sekreterliği yapmıştı. “İddialar kurumu yıpratmaya dönük” diyen Sekreterlik, “Ne kimseyi koruduk ne tacize uğrayan kadının beyanını esas aldık” demişti.

Akgökçe ise, “Cinsel taciz, kadına yönelik bir erkeklik suçudur ve bu tür suçlarda kadının beyanı esas alınır” diyor.

“Tacize, tecavüze uğramış kadınların bunu dile getirmesi çok zordur. Kadınların çok azı, böyle bir şey olmadan olmuş gibi davranırlar.”

“Kadın Sekreterleri, kadınların oylarıyla seçilmeli”

Akgökçe’ye göre, KESK’teki taciz iddiaları iki sorun alanını gündeme getiriyor.

İlki, KESK içinde kendilerini farklı bir üst kimlikle tanımlayan kadınların, feministliği bir alt kimlik olarak konumlandırması. İkincisi ise, kadın sekreterlerinin kurultaylar sırasında kadınların oylarıyla seçilmemesi, bunun yerine kazanan liste içinden, grubun başındaki erkek tarafından belirlenmesi.

“Konfederasyonlar bünyesinde genel kurulu kazanan liste içinden bir kadın grubun başındaki erkek tarafından ‘kadın sekreteri’ olarak atanıyor. Bu nedenle kendi grubuna hissettiği sorumluluk kadınlara karşı duyduğu sorumluluğun önüne geçiyor.”

“Sami Evren’in istifası yetmez, tüm kurullar işletilmeli”

Taciz iddialarının hazirandan bu yana gündemde olduğunu, daha önce Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Muğla Şubesi’nde yaşanan bir tecavüz olayının da örtbas edildiğini hatırlatan Akgökçe, “Sami Evren’in istifası çok önemli değil” diyor.

“Biz sendikalarda ve demokratik kitle örgütlerinde ayrımcı uygulamaların, cinsiyetçiliğin, tacizin, tüzük ve programlara geçmesi için mücadele ediyoruz. Ama KESK gibi temel metinlerine cinsiyetçiliğe karşı mücadele edeceğine dair madde koymuş bir konfederasyonda bunların yaşanması, temel metinlerde düzenleme yapmanın yetmeyeceğini gösteriyor.”

Akgökçe’ye göre, yaşananların erkeklerin seçim hesaplarına kurban gitmemesi için konfederasyon içindeki tüm kurulların işletilmesi gerekiyor.

Bu da ancak dışarıda ve içerideki kadınların tüm kimlik siyasetlerini bir yana bırakıp birlikte hareket etmesi ve sendika içi mekanizmaların harekete geçirmesiyle mümkün.

– bianet

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Kadın Dayanışması /

Comments

  1. aylin diyor ki:

    KESK’teki tacizde ve Muğla ilindeki tecavüzcü sendikalı öğretmen olayında da gördük ki tecavüzcü ve tacizcileri kurumun iç disiplin hükümlerini işletmeyerek başta kadın sekreterleri olmak üzere kurum yöneticileri korumuştur. buda tecavüz ve tacizlerin KESK ve EĞİRİM-SEN içerisinde devamını sağlamaktadır. bu gidişe dur demek işci sınıf sendikacılarının işidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.