Cinsel Tacize/Şiddete Karşı Tarafız! Taraf Olmaya, Takip Etmeye Devam Edeceğiz!

Sol Defter- Haber - 4 Aralık 2010 - 2011 KESK Kongresine Giderken / İşçi Gündemi / Teorik Tartışmalar / Türkiye / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

KESK üyelerini cinsel tacize/şiddeti araçsallaştırmadan tavır almaya çağırıyor,  yapılacak KESK olağanüstü kongresinin bundan sonra böyle tacizlerin olmayacağı bir sendika için gereken tüm adımların atıldığı bir kongre olmasını bekliyoruz.

Ne Olmuştu?

KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek sendika çalışanı bir kadın arkadaşımıza cinsel tacizde bulunmuş, kadın arkadaşımız tacizi KESK Merkez Yönetimi’nin gündemine getirmişti. KESK’te aylarca kapalı kapılar arkasında ‘çözülmeye’ çalışılan sorun, tacizcinin inkarı ve KESK Kadın Sekreterliği de dahil olmak üzere KESK Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin çoğunluğunun tacizciden yana tavır alması sonrası kadın arkadaşımız için çok zor bir sürece dönüşmüştü. Hatta Demokratik Emek Platformu’nun yaptığı araştırmaya göre, KESK kadın yapıları tacize uğrayan kadın arkadaşımızla görüşmeyi iki erkeğe yaptırmış, bu görüşmede en hafif deyimle ‘ricada bulunularak’, arkadaşımız şikayetini geri almak zorunda bırakılmıştı.

Biz feministler elbette cinsel tacize/şiddete maruz kalan kadın arkadaşımızın yanında, tacizin karşısında yer aldık. Hem bu zor süreçte onunla dayanışma içinde olduk hem de kadınların cinsel tacize/şiddete karşı kazanımlarının yerle bir edildiği her durumda biz de taraftık, tarafız. Tepkimizi ve beklentilerimizi içeren, 19 kadın grubunun imzaladığı bir metni KESK yönetimine ve KESK Kadın Sekreterliklerine ilettik.

Biz feministler cinsel taciz/şiddette tarafız!

Bizler biliyoruz ki, cinsel taciz/şiddet kadınların bedenlerine, tüm varoluşlarına, o işyerlerinde, o sendikalardaki varlıklarına yönelik bir saldırıdır. Eğer kadınsız işyerleri, sokaklar, partiler ve sendikalar istenmiyorsa tacize uğradığını söyleyen kadının beyanını esas almamak, konuyu kapalı kapılar ardında bekletmek söz konusu olamaz.

Cinsel taciz/şiddet kamuoyuna yansıdıktan sonra Emirali Şimşek imzasıyla KESK yönetimi adına gönderilen tekzip ve KESK Kadın Sekreteri’nin üzüntüyle izlediğimiz konuya ilişkin açıklamaları bu yüzden en az yaşananlar kadar vahim! Zira bu açıklamalarda, benzer durumlarda hep olageldiği gibi maalesef yine taciz yok sayılarak tacizci savunulmakta, ‘yargısız infaz’, ‘siyasi komplo’ gibi bahaneler öne sürülmekte…

Görünen o ki, KESK içindeki siyasi gruplar ve kişilerce cinsiyetçi yöntemler kullanılmakta, cinsel taciz/şiddet kendi iç hukuk ve siyasi yol haritalarının aracı haline getirilmekte. Ve sorunun aylardır çözümsüz kalması, KESK içindeki siyasi grupların kendi iç hukuklarını tacize karşı kadın dayanışmasının önünde utmaları ve böyle araçsallaştırmalarından kaynaklanmakta…

Ve yine maalesef… KESK yönetimindeki istifalar ve olağanüstü kongre kararı alındıktan sonra, Emirali Şimşek ve KESK Kadın Sekreteri ortak  “geri çekilme’ açıklamalarında, cinsel şiddete karşı kadınlardan yana taraf olan kadın örgütlerini ‘kasıtlı’ olarak KESK’e ve ‘kadın özgürlük mücadelesine saldırıda’ bulunmakla suçladılar.

Yanıt vermekten dahi imtina edeceğimiz bu açıklama sonrası bir kez daha vurgulamak isteriz ki: Sendikalar erkeklerin, erkek egemenliğinin hâkimiyet alanı değildir, olmamalıdır. Cinsel taciz/şiddet kurum içi çatışmaların aracı değildir, aracı haline getirilmemelidir. Kadınlardan yana bakış açısının ‘ama’sı yoktur, her ‘ama’ kadınlara yönelik bir saldırıdır, daha çok taciz, şiddet olarak geri döner.

Cinsel şiddete karşı tavır almaya çağırıyoruz!

Acilen kadın arkadaşımıza şiddet olarak yaşatılan bu süreç durdurulmalı, kadın mücadelesinin kazanımlarını ayaklar altına alma tavrı terk edilmelidir. Kadın arkadaşımızın mağduriyetini ortadan kaldıracak önlemler alınmalı, cinsel şiddet beyanının gerekleri yerine getirilmelidir. Cinsel taciz/şiddeti olağanlaştıran erkek egemen siyaset tarzından, tacizciyi aklamak için ileri sürülen ve kadın arkadaşımızın beyanını esas almayan ‘komplo’ iddialarından ve cinsel taciz/şiddetin kurum içi yol haritalarının aracı haline getirilmesinden derhal vazgeçilmelidir.

Yönetimi ve Kadın Sekreterliğiyle tacizciden yana tavır almayan, cinsel taciz/şiddete karşı gerekli tüm acil refleksleri gösteren bir KESK için,

KESK olağanüstü kongresinin, KESK’in kadınların cinsel taciz/şiddete uğramayacağı bir sendika olması için gereken her şeyin yapıldığı bir kongre olmasını, KESK’li kadın arkadaşlarımızın cinsel tacize/şiddete karşı önceliklerinin kadın dayanışması olduğunu göz ardı etmemelerini bekliyoruz.

AKDAM

Amargi-İstanbul

Amargi-İzmir

Bağımsız  Feministler

Bartın Kadınlar Dayanışma Derneği

Cinsel Şiddete Karşı Kadın Platformu

Dünya Kadın Yürüyüşü

FeministBiz Oluşumu

Filmmor

İstanbul Feminist Kolektif

İzmir Kadın Dayanışma Derneği

KADAV

Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği (KA.DER)

Kadın Emeği Kolektifi

Kadın Dayanışma Vakfı

Kadın Tiyatrosu

Kadın Yazarlar Derneği- KYD

KAMER

KAOS-GL’li Kadınlar

KAZETE-Bağımsız Kadın Gazetesi

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı

Siyahpembeüçgen’li Kadınlar

Sosyalist Feminist Kolektif

Kadının İnsan Hakları – Yeni Çözümler Derneği

Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar Dergisi

Uçan Süpürge

Van Kadın Derneği- VAKAD

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: cinsel taciz / KESK /

Comments

  1. hülya diyor ki:

    merhaba,
    kesk içindeki taciz iddiaları ve ona karşı geliştirilen suskunluk fesatına (yedi ay boyunca bu konuda kıllarını bile kıpırdatmayanların ve sorunu gizleyenlerin sonra genel kurul hesaplarıyla şova girişmeleri de dahil haberi olup da bunu meşru kurullarda gündemleştirip çözme yönüne gitmeyen her siyasi yapı suskunluk fesadının öznesidir) karşı sol defter ne diyor doğrusu merak ediyorumç? bu konuda söz söylememeyi nası okumalıyız? bu konuda tutum sergilemeksizin sendikal çürüme ve bürokrasiye karşı bir ses olmaya çalışan bu çevrenin söyleyeceği hiçbir sözün kıymeti harbiyesi olmayacaktır. bu mesele feministlere ve koltuk kavgası içinde olanlara bırakılmamalı, kadın sorununa sınıfsal bir yaklaşım geliştirilmeli, bu gelişmelerin (dikkat edilsin taciz iddiasının demiyor onunla birlikte yaşanan gelişmeleri de kastediyorum) prizmasında sendikal yozlaşma ve bürokrasiye karşı mücadele daha net tarif edilmelidir.
    çalışmalarınızda başarılar.

  2. tülay diyor ki:

    merhaba sol defter,
    kesk içindeki taciz iddiaları ve ona karşı geliştirilen suskunluk fesatına (yedi ay boyunca bu konuda kıllarını bile kıpırdatmayanların ve sorunu gizleyenlerin sonra genel kurul hesaplarıyla şova girişmeleri de dahil haberi olup da bunu meşru kurullarda gündemleştirip çözme yönüne gitmeyen her siyasi yapı suskunluk fesadının öznesidir) karşı sol defter ne diyor doğrusu merak ediyorumç? bu konuda söz söylememeyi nası okumalıyız? bu konuda tutum sergilemeksizin sendikal çürüme ve bürokrasiye karşı bir ses olmaya çalışan bu çevrenin söyleyeceği hiçbir sözün kıymeti harbiyesi olmayacaktır. bu mesele feministlere ve koltuk kavgası içinde olanlara bırakılmamalı, kadın sorununa sınıfsal bir yaklaşım geliştirilmeli, bu gelişmelerin (dikkat edilsin taciz iddiasının demiyor onunla birlikte yaşanan gelişmeleri de kastediyorum) prizmasında sendikal yozlaşma ve bürokrasiye karşı mücadele daha net tarif edilmelidir.
    çalışmalarınızda başarılar.

  3. Ömer Yıldız diyor ki:

    Kesk’i eleştiren pek çok yazı yazdım. Ancak yaşanan taciz olayı, bu “bozuk” yapının üreteceğini hiç aklıma getiremeyeceğim bir durum. Dahası bu durumun “siyaseten” kullanılmaya başlaması daha da bir “dumura” uğrattı. Üzgünüm böyle bir durumda küfretmek lazım heralde. Bunu da ben yapamıyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.