KESK Yeniden Yapılanmalıdır

Ömer Yıldız - 5 Aralık 2010 - 2011 KESK Kongresine Giderken / Türkiye Solu / Ulusal Sorun

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Epeyce zamandır yazamıyorum. Hoş, kimse de yaz demiyor. Yazdıklarımı sabırsızlıkla bekleyenler yok. Ancak yazmamak değil Kesk ile ilgili yazamamak beni zorlayan.

Artık, başını kuma sokanlar hariç, yapısal bir takım hatalar olduğunun herkes farkında. Ancak o kadar çok emeğiniz var ki diliniz varmıyor KESK’in bu halini eleştirmeye.

Süreçte bazıları yönetim hatasından bahsediyor, bazıları kişisel hatalardan. Muhakkak bunlar da var. Asıl görülmesi gereken bu yapıda bir emek örgütünün görevini yapamadığı gerçeği.

KESK o kadar çok kalıplar yarattı ki MYK’lara seçilenin ilk yaptığı işlerden birisi takım elbise almak oluyor. Temsil işlevden önemli hale geldi.

Geçmişte görece çok yararlı hizmetleri olanlar zarar vermeye başladılar. Kesk doğru değişim gerçekleştirilemediğinden “maraz” üretir duruma geldi. Bu durum yönetimdeki anlayışların değişmesi ile ortadan kalkmaz. Son yaşanan olaylar birebir benzeri olmasa da ortaya çıkacak bir gerçekmiş gibi görünüyor. Sanıyorum Osman Akınhay’ın “ölülerimiz bir tutar bizi” kitabını okumanın tam zamanı.

Üzülerek söylüyorum çok emek vermiş geçmişten günümüze mücadelenin içindeki “ağabeylerin” çekilmesi lazım. Zarar veriyorlar. ağabeyler gibi düşünen “gençlerin” de çekilmesi lazım. Zarar veriyorlar. KESK içindeki grupların giderek “biat” kültürüne ve dolayısıyla grupların “tarikat” yapısına dönüşmesine engel olunmalıdır. En “sosyalist” yapılarda bile “kadının adı yok”. Ortak akıl, tabanın düşüncesi hatta burjuva demokrasisi bile yok. En küçük itirazda “hain” demekten çekinmeyen “yoldaşlar” topluluğu haline geldiler.

Sosyal demokrasinin Türkiye’deki tutucu yapısı “sosyalistlere” de bulaştı. Eskiler ve eskiden yapılanların taklidi ile bir yere varılmıyor. Çünkü zaman hep yenide geçiyor.

Yapılacak genel kurul altı ay süreyle görev yapıp genel kurula hazırlık yönetimi olacaksa bu dönem hazırlık için geçirilsin. Hem genel kurulun hem de yapısal değişiminin hazırlığı.

Akademik kurullar oluşturulup yapılacak hazırlıklara tabanın sesini dinleyen çalışmalarda eklensin. Örneğin tüm üyelere yönelik anketler düzenlensin.  Sendikadan ne bekliyorsunuz? Şube binaları nasıl olmalı? Yapısal sorunlar nelerdir? Örgütlenme nasıl olmalı? gibi sorular.

Yazdıklarımı eleştirenler diyorlar ki çözüm sunmuyorsun, hep eleştiriyorsun. Evet doğru, zaten ben bazılarının tabana sormadan fikir söylemesini eleştiriyorum. Öneriyi söyleyecek olan “örgütlerdir” Ben Afyonkarahisar Eğitim Sen şubesi adına ortaklaşarak bir öneri getirmediğimde  eleştirdiğim insanların “hatalarını” tekrarlarım.

Yeni seçilecek yönetim geçen seçimde oluşan delege yapısı nedeniyle çok da bu konularda hesapların yapılacağı bir süreçten geçmeyecek. KESK’in bu günkü durumundan sorumlu olanlar “yeniden yapılanma” hesabı yaparak tabanı dinleyen, üyenin söylediğine önem veren bir yapı oluşturmak için en azından sürekli karar aldıkları “üç beş” kişi dışında bu sendikanın asıl sahiplerini dinlesinler. Onların sözlerine kulak versinler. Korkmasınlar belki hakimiyet kendilerinden gidecek, ancak hep iddia ettikleri, örgütün asıl sahibi üyelere geçecek. Böylece son zamanlarda yapacakları en doğru işi yapmış olacaklar.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: KESK / sendika bürokrasisi / sendikalar / taban hareketi /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.