Taban Hareketi Emekçinin Sesidir

Ömer Yıldız - 24 Aralık 2010 - 2011 KESK Kongresine Giderken / Teorik Tartışmalar / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Öngörü önemli bir özelliktir.

Olayların yapılış şeklinden, zamanından, ilkelere bağlılığından, geniş katılımlı olup olmadığından bir takım çıkarımlar elde edilir.

Bir büyük siyasetin, düşüncenin, fikir topluluğunun üç beş kişi ile idare edilmeye çalışılması mutlaka hatayı peşinden getirecektir.

2008 KESK Genel Kurulu bu olumsuz durumun en önemli göstergesi olmuştu.

ÖDP’de ayrılık süreci sendikal alanda iki sendikal fraksiyon yaratmıştı ve Sami Evren-Zübeyde Kılıç fraksiyonu kendisini Eşitlikçi-Özgürlükçü DSD olarak adlandırıyordu (bugün kendilerine Demokratik Emek Meclisi (DEM)  adını verdiler). Bu eğilimin içinden bir delege olarak, tabana ve meclise karşı kendilerini siyasetten ve gruptan üstün gören bir “azınlık” grup, “yaptım oldu” hamlesi ile KESK’in 2008 Kongresinde bugünkü krizin adımını attılar.

KESK Genel kurullarında ortada dolaşan beş on kişiden başka aday olabilecek yeterlilikte kimse yokmuş tavrı yenilenmeyi, değişimi ve gelişimi engelledi. Öyle bir hava yaratılıyor ki Genel Kurullarda “demirbaşlar” olmazsa, sanki sendika batar!

Nitekim, kendi grubumuz içinde olumsuzlukları ifade etmek üzere 43 KESK delegesi olarak boş oy kullandık.

Bu uyarımız ne KESK yönetimine gelen siyasal diamikler ne de dışında kalan eğilimler tarafından anlaşıldı.

2008 Kongresinden grubuzun meclis iradesine rağmen temsil edilişindeki yöntem ve aday yanlışlığı karşısında sesini çıkartan delegeler, önce tecrit edildi, sonra gruptan atıldı. İyi niyetle yapılan her ikaz “hainlik” olarak itham edildi, bir küçük azınlık koruma altına alındı.

Kendi yol arkadaşlarına tuzak kuran, komplo yapan bir hareket başka siyasetlere ne yapmaz ki?

Kendi içinde tasfiyeyi tamamlayanlar, daha sonra ittifakları içinde iktidar hesaplarına girişerek, bu kez 2011 Kongresi hesaplarına başladılar. 2011 Kongresinde iktidardan pay alamayacakları anlaşılınca, ittifaklarına ihanete giriştiler; sonunda siyasal ve sendikal açıdan ömürlerini tükettiler.

Evet bittiniz.

Çaresiz, önerisiz, sizin için önemli olan “delege”siz kaldınız.

İktidar hırsıyla sendikal yapıyı da sonlandırmış oluyorunuz. Bir süre sonra KESK’te Demokratik Emek Meclisi diye bir grup da kalmayacak.

Biz ise, Taban Hareketi, Tekel’in gerçek sahipleri, Gökkuşağı Hareketi ve emekçinin yanında duran oluşumlar ve hareketler olarak emek örgütlerini yeniden yapılandırıp emekçi mücadelesinde yerlerini almalarını sağlayanlarla yan yana olmaya devam edeceğiz.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Gökkuşağı hareketi / KESK / taban hareketi / TEKEL işçileri /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.