Asgari İlkelerden Yoksun Asgari Ücret

Aziz Çelik - 30 Aralık 2010 - İşçi Gündemi / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Yeni asgari ücrette sürpriz yaşanmadı. Hükümet ve işveren blokunun ittifakı ve işçi kesiminin itirazı ile yeni asgari ücret 2011’in ilk altı ayı için 31 lira artışla net 630 lira olarak saptandı. Asgari ücret görüşmelerini protesto eden bir grup işçi ise gözaltına alındı. Günlük asgarü ücret net 21 lira, aylık brüt asgari ücret ise 796.5 lira oldu.

Asgari ücretteki artış yüzde 4.7 zam yapılmış oldu. Değil 4.7, 14.7 artış olsaydı da saptanan asgari ücret yetersiz olacaktı. Çünkü asıl sorun asgari ücretin tespit yönteminde yatıyor. Asgari ücret hükümet-işveren blokunun işçiler karşısında 10’a 5 üstün olduğu anti-demokratik bir kurulda, işçinin ailesi ve bilimsel esaslar dikkate alınmadan, asgari ilkelerden yoksun biçimde saptanmaktadır.

Asgari ücret saptamasında evrensel kabul görmüş; uluslararası anlaşma ve sözleşmelerde yer alan ilke ve yöntemler esas alınmıyor. Öncelikle asgari ücretin tespitinde yöntemsel/ilkesel değişiklik şart. Asgari ücret tartışmalarında hükümet ve sermaye çevreleri herzamanki gibi piyasanın/ekonominin kısıtlarını ön plana alan liberal yaklaşımlarda ısrarcı oldular. Oysa asgari ücretin kendisi piyasaya sosyal bir müdahale anlamına geliyor. Asgari ücret konusunda uluslararası sözleşme ve belgeler de asgari ücretin bu boyutuna özellikle vurgu yapıyor.

Asgari ücret konusunda evrensel kabul görmüş ilkeler neler? Ülkemizdeki asgari ücret tespiti, bu  ilkelerle ne kadar uyumludur? İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 23. maddesi “çalışan herkesin, kendisine ve ailesine insanlık onuruna yaraşır bir yaşam sağlayan ve gerektiğinde her türlü sosyal koruma yolları ile de desteklenen adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır” demektedir.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 135 sayılı Tavsiye Kararında asgari ücretin, yoksulluğun alt edilmesini yönelik etkisi vurgulanmaktadır. ILO, asgari ücretin tespitinde işçilerin ve ailelerinin ihtiyaçlarının, ülkedeki genel ücret seviyesinin, hayat pahalılığının, sosyal güvenlik yardımlarının ve diğer sosyal grupların göreli yaşama standartlarının dikkate alınmasını öngörmektedir.

Avrupa Sosyal Şartının 4. maddesi “çalışanların kendine ve ailelerine saygın bir yaşam düzeyi sağlayacak ücret hakları vardır” hükmünü içermektedir. OECD ise asgari ücretin birincil amacını, zayıf ve savunmasız düşük ücretli işçilerin sömürüden korunması olarak tanımlamakta ve asgari ücretin, işçinin temel bir yaşama standardını sürdürebilmesi için yeterli satın alma gücünü sağlaması gerektiğini belirtmektedir. Görüldüğü gibi asgari ücretle ilgili uluslararası belgeler asgari ücretin sosyal yanına, işçinin ve ailesinin saygın bir yaşam düzeyi sağlamalarına vurgu yapmaktadır. Asgari ücretin kapsamında işgücünün çok geniş olduğu ülkemizde ise uygulama, hem yöntem hem de miktar açısından uluslararası standartların ve ilkelerin çok gerisindedir.

Asgari Ücret Tespit Yönetmeliğinde asgari ücret, “işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücret” olarak tanımlanmaktadır. Görüldüğü gibi bu tanımda işçinin ailesine yer verilmemiş ve ihtiyaçların asgari düzeyde sağlanması öngörülmüştür. Ancak uygulamada bu tanıma bile uyulmamaktadır. Tanımda adı geçen “işçinin asgari ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek ücret”, TÜİK tarafından hesaplanmakta ve Komisyona sunulmaktadır. Komisyon, uluslararası ilkeler bir yana kendi yönetmeliğine ve TÜİK’nin verilerine bile uygun hareket etmemiştir.

Asgari ücret saptanmasında dikkate alınması gereken  diğer  bir ilke ise ILO’nun işaret ettiği “diğer gelir gruplarının göreli yaşama standartları” olmalıdır. Özellikle diğer ücretli gruplarının ücret düzeyi mutlaka göz önüne alınmalıdır. Örneğin 1 Ocak 2011 itibariyle asgari memur maaşı  1200 lira civarına yükselecektir. En az işçi ücreti, en az memur maaşı seviyesine yükseltilmelidir. Bütün bu faktörler dikkate alındığında asgari ücretin hangi düzeyde tespit edileceği her şeyden önce bir anlayış ve yöntem sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Asgari ücret tespit yöntemi değiştirilerek uluslararası kabul görmüş normlara ve ilkelere uygun bir sisteme geçilmelidir. Asgari ücret tespiti toplu sözleşme özerliği çerçevesinde ulusal bir çerçeve sözleşmesi ile saptanmalıdır.

BirGün 30.12.2010

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Asgari Ücret /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.