“Bilgi” Sınavda, Bilgi Direniyor!

N. Cemal - 10 Ocak 2011 - İşçi Gündemi / Türkiye

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail


Öğrenciye kimlik kontrolü…

Bilgi üniversitesinin Kâğıthane Santral’de bulunan yerleşkesinde sabah saat 10’da toplanılmaya başlanıldı. Öğrencilerin, “daha önce böyle bir uygulama yoktu” dediği okul girişi polis ve özel güvenlik görevlileri tarafından kuşatılmış ve “yönetimin kararı” diyerek kimlik kontrolü yapılıyordu. “Okul kimliği olmayan hiç kimseyi içeri almayacağız” açıklamaları yapılıyor ve basın da dâhil kimse içeri sokulmuyordu. İçeriden yapılan basınç ve protesto sloganları ile “sadece basın kartı olanlar” içeri alınabildi. Dayanışma için gelenler ise, özel güvenliğin engellemelerine ve görüntüyü perdelemelerine karşın demir parmaklıklar arkasından desteklerini sundular.

Baskı ve engellemeler üzerine okul içinde toplananlar giriş kapısına yürüyerek içeri alınmayanların yakınına geldiler. Yönetimin kararını ve polisle özel güvenliğin uygulamalarını protesto eden slogan ve konuşmaların ardından basın açıklaması başladı. Açıklama sırasında farklı bölümler adına ortak basın açıklamaları okundu.

Ekonomi Politik ve Toplum Felsefesi Öğrencileri adına;

“Ali Nesin’in de dediği üzere bıçak kemiğe dayanmıştır. İstanbul Bilgi üniversitesi’ni ayakta tutan değerlerin sarsılmasına, Bilgi’yi Bilgi yapan bölümlerin kapatılmasına veya içinin boşaltılmasına, okulun gitgide, sadece bir ticaret hane gibi yönetilmesine karşı çıkmak, sesimizi şu an olduğu gibi duyurmak zorundayız” dediler…

Görsel İletişm Tasarımı, Fotoğraf ve Video, Sinema, Televizyon Bölümleri Öğretim Görevlileri adına;

“İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörlüğü, yanı sıra İletişim Fakültesi Dekanlığı,  sergilediği tutum, aldığı kararlar ve bu kararları uygulama üslubuyla, bir üniversite yönetecek yetkinliğe sahip olmadığını bizlere, medyaya ve kamuoyuna göstermiştir. Dolayısıyla, bulundukları pozisyonu bu yetkinliğe sahip başka kişilere bırakmalarının gerekli olduğunu düşünmekteyiz” dediler…

Sendikalı Bilgi Çalışanları adına;

“Burada bulunmamızın nedeni, son günlerde ulusal ve uluslar arası kamuoyunda bolca yer bulan gelişmelerin kaynağının ne olduğunu sizlere açıklama isteğimizdir. Son olayları da kapsamak üzere geçen yıldan beri okulumuzdaki gelişmelerden dolayı zor duruma düşen Üniversitemizin ve mağdur duruma düşen Bilgi Çalışanlarının sorunlarının kaynağı, basiretsiz şirket yönetimi zihniyetinin ve akademik özgürlüklere ve demokratik kültüre giderek daha çok ters düşen bir anlayışın üniversitemizde hakim olmaya çalışmasıdır” denildi.

Ali Nesin…

Öğrencilerle birlikte protesto eylemine katılan Ali Nesin de, yıllardır emek verdiği üniversitesinde, “hisse senetlerindeki artışı takip eden ve bilimle alakası olmayan” bir ticari zihniyetin kâr merkezli yaklaşımına vurgu yaptı ve eleştirdi…

Sendikanın tutum ve talepleri;

“İstanbul Bilgi üniversitesi güvenlik görevlileri tarafından bir akşam üstü basılan ve bir süre için erişimi engellenmiş bir binanın önünden sesleniyoruz” diye başlayan bir basın metni ile Sosyal-İş Sendikası İstanbul Şube Başkanlığı adına yapılan açıklamada, “hocaları hukuksuz bir biçimde işten çıkartılan öğrencilerimiz, bizimle birlikteler” denildi.

Sendikanın, “taleplerimiz açık ve somuttur dediği talepleri şunlardır;

“1- İşine son verilmiş üç hocamızın hemen görevlerine iadesi, konunun tarafsız bir kurul tarafından akademik kurallara uygun şekilde incelenmesi ve bu sırada hocalarımızın hukuki ve insani haklarına riayet edilmesi.

2- E-1’deki odalarına sadece güvenlik görevlileri refakatinde girebilen hocamızdan ve son zamanlarda okulda estirilen terör havasının mağduru olan tüm hocalarımıza ve öğrencilerimize, en kısa zamanda ikna edici bir açıklamanın yapılması.

3- Bilgisayar Bilimleri ve Ekonomi-Toplum-Felsefe Bölümleri için fiilen kapatma anlamına gelen kontenjan istememe kararının durdurulması ve bundan sonra, bu yöndeki kararların ‘katılımcı ve saydam’ bir yöntemle alınabilmesi için gerekli akademik kuralların işletilmesi.

4- Asistanlarla ilgili 6+1 yılda doktoralarını bitirme zorunluluğu kararının ve özellikle bunun geriye dönük işletilmesi kararının, asistanların da söz hakkına sahip olduğu bir yöntemle gözden geçirilmesi.

5- Sendikalaşma çalışmalarımız önündeki tüm engellerin kaldırılması, baskıları organize eden ve isimleri daha önce yönetime iletilen iki amir hakkında kovuşturmaya hemen başlanması.

6- Son olarak, tüm bu olumsuzlukların tekrarlanmamasının güvencesi olmak üzere, Sendika Birimi’ne okulda yer verilmesi, üniversite yönetiminin dün ilan ettiği ‘katılımcı ve saydam’ yönetimin oluşturulması konusunda sendikanın katkılarının kurumsallaştırılması.”

Protesto eylemi ve basın açıklamasında taşınan dövizler;

Bilgi Sınavda!

Sıkıyönetim Bilgi’ye Yakışmadı!

Sendika Bilgi’ye Yakıştı!

Sendikalı Bilgi’de Baskıya Son!

Sendika Hakkımız Engellenemez!

İnadına Sendika İnadına DİSK!

İşte Bilgi İşte Sendika!

Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

Akademik Özgürlük!

E-1 Gözaltında!

Etik Kurul İstiyoruz!

Bilgisayar Bilimleri Kapatılamaz!

Ekonomi-Politik ve Toplum Felsefesi Programını Kapattırmayacağız!

6 + 1 = 0

Öz, Öz, Özgürlük!

Provokasyon denemesi…

Bilgi üniversitesinin Kâğıthane Santral’de bulunan yerleşkesinde gerçekleştirilen protesto eylemi ve basın açıklamasına sonradan gelen faşist bir grup da dikkatleri çekti. Yaklaşık 15 kişilik gurup bir kaç kez okul girişine geldi ve içeriye girmek istedi. Faşist gurubun -özellikle de sivil- polislerle yakın ilişkide oldukları görüldü. İçlerinden birinin öğrenci olduğu ve “komünistler gelir de biz gelemez miyiz” diyerek, “içeride arkadaşlarımla çay içeceğim” dediği duyuldu. Sivil polisler ise, “biz sizi engellemiyoruz, müdahale de etmiyoruz” diyerek özel güvenlikçilere yönlendirdiler. Daha sonrasında ise, öğrenci olduğu söylenen şahıs içeri girdi ve diğerleri dağıldı.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Bilgi Üniversitesi /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.