Olağanüstü KESK

Ömer Yıldız - 13 Ocak 2011 - 2011 KESK Kongresine Giderken / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Köylüler iki inek almışlar Amed pazarından, koymuşlar kamyona, köylerine doğru yola çıkacakken “bizimki” gelmiş. “Beni de götürür müsünüz?”  “Bin” demiş köylü kamyonun arkasına. İneklerin yanında giderken kamyon durmuş ve bir kişi daha binmiş kamyonun arkasına. Selamlaşmadan sonra yeni binen sormuş. “Hayırdır, ne iş için gitmiştin Amed’e” “Bizimki” şu inekler benim satamadım, der. Ben alırım diyen yolcuya satar kendinin olmayan inekleri. Biraz sonra iner kamyondan kaybolur gider. Ardında bir kaos, karmaşa bırakarak.

Bu olayı Derik’te olayın “bizimki” kısmında yer alan şahıs anlatmıştı. Bu tür başka hikayeleri de var elbette. Vakti gelince…

Hikaye aklıma kendini Demokratik Emek Meclisi (DEM) diye ifade eden sendikal grubu getiriyor nedense. Hiç emek vermeden geçmişin birikimlerini harcadıkları için olabilir. Sayelerinde şu an geldikleri ama yolda çok değiştikleri gelenekten hiç kimse KESK MYK’ya giremedi. Israrla kendilerinin olmayan bir geleneği temsil ettiklerini iddia edip tükettiler. Korkarım siyasi kanadında da aynı hatanın tekrar edilmesidir. Zira KESK’i bu hale getirenlerin bir bölümü sanki çok başarılılarmış gibi siyasete girdiler.

Kendini kamyona bindirenlere dalavere çevirdikleri için olabilir. Tabanları yokken ittifaklara girip kendilerini uzun yıllar MYK’larda taşıyanlara açık değil de kafa arkası planlarla yaklaşıp kendilerini taşıyanları zor durumda bıraktıklarından benziyor olabilirler. Üstelik öyle bir üste çıktılar ki Genel Kurul salonunda kendilerinden başka hiçbir grup, kişi bu DEM’cilerin yanında yer almadı. Sürekli haklıyız dediler ancak başka hiç kimse haklısınız demedi. Sanırım gene dünyadaki tek doğru bunlar olacak. Artık etraflarında son ana kadar inanarak kalan iyi niyetli insanlar da bu genel kurulda gerçeği gördü ve ayrılıyorlar. Haklı bir tavrı siyasi hesaplarla gruba ve sendikaya zararlı hale getirme durumu herkes tarafından iyi karşılanmadı.

Birlikte yolculuk yapanları her an kandırabileceklerinden olabilir. Eşitlerin daha eşiti birkaç kişi dışında farklı bir şey söyleyenlerin “senin bilmediğin şeyler var” ile başlayan, “içinde bulunduğumuz süreç zor bir süreç” deyip ortak aklı askıya alan. Siyaseten kararlar alıyoruz deyip insanların insani duygularını hiçe sayarak birlikte aynı yolda yer aldığı “yoldaş”larını kendince değersiz kılma çabaları benziyor sanırım.

Ortalığı karıştırıp kamyondan inip kaybolduğu için olabilir. Artık tabalarının kalmadığını anladıklarından ortalığın tozunu dumanına karıştırarak kayboldular. Arkalarında çözülmemiş bir sorunla baş başa bir KESK bıraktılar. Referandumda renklerini belli etmişlerdi zaten. Sonra da her ne hikmetse Taraf, Zaman gibi gazetelere verdikleri demeçlerle siyaseten çizdikleri yolu tarif eder gibiydiler. Neden devrimci siteler, gazete ve dergiler bunlarla muhatap olmadı acaba? Taciz olayında kadını savunacaklarına kendi çıkarları için kullanma girişimleri geri tepti. Kayboldular arkalarında bir karmaşa bırakarak. KESK’in alnına kara çalarak gittiler. Kendileri bittiler kalanları da bitiririz sandılar.

Sizden başkaları doğru yapmaya devam ediyor. En sonunda kendinizi tasfiye ederek en iyi işi yaptınız. Zaten etrafınızdaki, uzun yıllar yol arkadaşı diyerek yanılttığınız arkadaşlar da sizleri terk etmeye başladı ve gördünüz.

Eski çağlarrda ölenlerle birlikte eşyaları gömülürmüş. Yeni dönemde böyle bir gelenek yok. Siz gittiniz ve sizin illüzyonunuzdan sıyrılanlar Taban Hareketi ile birlikte yola devam edecek.

Taban Hareketi kendini sendikanın sahibi görenlerle değil, emekçi mücadelesi ve sosyalizm için sözü olanlarla yoluna devam edecektir.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: KESK / sendika bürokrasisi / sendikalar / taban hareketi / Taraf Gazetesi /

Comments

  1. HASAN KOÇAK diyor ki:

    sevgili ömer hoca kardeşim uzun zamandan bu yana takip etmeye devam ettiğim değerli yazıların (birçok yazına katılıp katılmamamın ayrı bir konu olduğu değerli yazıların)içinde en beğendiğim yazındı diyebilirim tabii bu konu üzerinde daha çok fikir üretilip tartışılabilinir ama yazın en azından konunun taraflarından (ki bundan sonra konunun taraflarından biride olamayacağı anlaşılıyor en azından senin yazından ben bunu anladım.)birinin konumunu değerlendirmede oldukça dramatik bir son ama odukçada gerçekçi bir değerlendirme olduğunu gördüm , tabii bunların dışında konunun muhatabı olan diğer yapılar içinde daha çok şey söylenip tartışılmaya devam edilecektir.ama bu gün bu tartışmaların faydasının olacağı bir zamanda değiliz,dönem pratik süreci hızlandırıp kesk i hızla, kurulduğu dönemdeki dinamik ve gündem belirleyen,diğer emek örgütlerine klavuzluk eden günlerine döndürmek, şimdi iş zamanı haydi önümüze hemen şimdi kesk için pratik bir iş bir görev koymaya, bak o zaman kesk nasıl yeniden şaha kalkıyor, bu dinamizm bu örgütte vardır, zaten yeni görev alan arkadaşlarımızda bu potansiyeli iyi bildikleri için bu görevlere talip oldular,şimdi bu yönatimin nasıl ve hangi ittifaklarla neden böyle seçildiğini tartışan faydasız tartışmalar yerine ,iş ve sonuç üreten görevlerde koşturma zamanıdır sevgi ve saygılarımla.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.