Kimsenin “Kankası” Değilim

Ömer Yıldız - 23 Ocak 2011 - 2011 KESK Kongresine Giderken / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Bu sıralarda sağcısı solcusu “Muhteşem Süleyman”cı. Sağcısı malum “ata” mızı kötü tanıtıyor diyor. Solcusu da “bu adam kardeşini, çocuğunu kesmiş diyor.” Süleyman emperyal duygularla yakınlarını kesmiş.

Sendikalarda seçimler başladı. İşyerleri, temsilcilikler sonra şube ve genel merkezler. Adaylar yavaş yavaş belirleniyor. Herhangi bir sebepten birini desteklemezsen “yoksun” artık. Yoldaştık geçmişte ve bugün, sen de benim fikrimi beğenmemiştin bir zamanlar. Süleyman yakınlarını kesmiş, kendisine rakip gördüğünden. Ben rakip bile değilim; hiçbir yere aday ya da aday adayı bile değilim. Sadece kendi doğru gördüğüm adayları destekliyorum. “zaten ben devrimci değilim!!!”  “Davranışlarımda hep bir tutarsızlık vardı!!!” “Çok güven vermedim!!!” “Yoldaşlıktan silinebilirim ve doğru bir karar da olur!!!”. Sahi Süleyman ne için kesmişti yakınlarını. Solcular yapmaz değil mi onun gibi?

Üzgünüm ancak bu güne kadar yaşadığım tüm sendika seçimlerinde bu tablo var. Kimi desteklersen onlara göre devrimcisin. Desteklemediğin zaman sıfatlardan sıfat beğen…

Bu kadar ucuz mu bu “yoldaşlık” Başkalarının bile fikrine tahammül edenler “yoldaşının” fikrine neden tahammül edemez.

Ben kişiye göre siyaset yapmam. Hiç tanımadığım insanlar devrimci değerler açısından doğru geliyorsa kırk yıllık dostumu “satarım”. Sol siyaset kafakol ilişkisinden çekti ne çektiyse. Ahbaplık bozdu değerlerimizi. Bir iki görüşme, üç beş toplantı sonra “yoldaş” değil “kanka” olduk. Ben kimsenin “kankası” değilim. Yoldaş diyecekseniz ve yoldaş gibi davranacaksanız varım.

Son olarak zaman zaman tekrar ettiğim diyalektik değişim hatırlatması ile bitireyim. Değişim; zamanın, mekanın, olanakların, söylemlerin, şarkıların değişmesi kadar insanların da değişmesidir. Devrimin çakılı kadrosu olmaz, olamaz. Siz yer açmadıkça yeniler gelmez. Yeniler gelmedikçe gelişme olmaz. Yeniler sizden farklıysa korkmayın, sevinin. Çünkü farklı bir bakış açısı ve yenilik getirecektir. Yeniyim diye çıkanlar sana benziyorsa kork. Çünkü bu kendini tekrardır.

Umarım sendika seçimleri kendini tekrardan ibaret olmaz. Yeniden korkmayanlar yenilik getirirler.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Birleşik Mücadele / KESK / sendika bürokrasisi / sendikalar / sosyalist sol /

Comments

  1. Mrd Baykuş diyor ki:

    “Ben kimsenin “kankası” değilim.”
    Bu çığılığı atanın, bu duruma nasıl getirildiğini bir düşünün. Bunu düşünürken bir taraftan da, KESK’te yaşanan yozlaşmayı, bu yozlaşmanın neden olduğu siyasal gerilemeyi, duruşunu sınıfsal değerlendirmeler üzerine değil de, insan hakları ve etnik siyasi bir çizgiye oturtmasını da düşünün. Ve bu süreçler sonucunda devrimci ruhunu kaybeden KESK bünyesinde siyasi yoldaşlık ilişkisinden “kanka” ilişkisine dönüşen ve bir çok sosyalistin-devrimcinin kafa kol ilişkileriyle yönetim organlarından tasfiye edilişini düşünün. Bir de, izlenen bu siyasi anlayış sonucunda umudunu yitirerek istifa eden üyeleri ve örgütsel gücüyle burjuvaziyi taciz etmekten birbirni taciz etmeye dönüşmüş sendikal-siyasal anlayışı düşünün…
    “Yoldaş” ya da “kanki” olmadan önce düşünün…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.