“Bir Umut”

Sol Defter- Haber - 9 Şubat 2011 - İşçi Gündemi / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Telefona gelen mesaj şöyle diyordu:

“Pazar saat 12.00 Taksim’de Davutpaşalı aileler Ostim patlamasıyla ilgili basın açıklaması yapacaklar, vicdan sahiplerini davet etmekteler…”

Başkent patladığında yaşamını yitiren işçi sayısı şimdilik 20. Bu rakam “mevsim normallerinin” yedi katı. Maden ve uçak kazaları hariç bu kadar çok ölümlü iş kazası pek olmuyor. Kaderi, hatta “güzel ölümleri” de düşersek çok da abartılacak bir durum yok! Günde sadece 3 işçi kurban veriyoruz! İş kazaları istatistiklerine göre Türkiye dünyada ikinci, Avrupa’da ise birinci sırada. Sanayileşme ve istihdam yaratma başarımızı çekemeyenlerin, biraz da şu futbol seyircisini kışkırtanların parmağı var bu fotoğrafta!..

Ülkemizde üretilen her geminin çıpasından kan damlıyor. Sobalarda yanan kömürün, potalarda eriyen demirin alevi değil, göçüklerdeki ölülerimizin utancı yüzümüzü kızartıyor. Stad inşaatında yitenlerin isimleri giriş kapılarına verildiğinden hiç olmazsa hatırlanacaklar. Ama Sabiha Gökçen Havalimanı inşaatında ölen iki işçinin adını dahi bulamıyoruz! Onlar külliyen “yok” edildiler…

Bu yazıdan muradım ülkemizdeki can pazarını, insan yaşamının ucuzluğunu anlatmak değil. İğneyi biraz sizlere, vicdan sahiplerine batırmaya çalışacağım.

Yukarıdaki mesaj “Bir Umut Derneği”nden geldi. Hatırlar mısınız, İstanbul Davutpaşa’da üç yıl önce Ostim’deki patlamanın hemen hemen aynısı yaşanmış, yine işçiler yaşamını yitirmişti. O gün bu gündür dernek gönüllüleri, bütün yetkililerin üstünü örtme çabalarına karşın, inatla, sabırla, yaşamını yitirenlerin aileleriyle birlikte mücadele ediyorlar. Hukuk savaşını önemli bir aşamaya getirdiler. Kamuoyunu gerçeklerden haberdar ettiler. Bu tür kazaların her an tekrarlanabileceği bir ortam olduğuna dikkat çektiler. Kimse yeterince kulak asmadı. Yeni kazaların olmaması için tedbir almadı. Ne bir sendika ne de siyasi parti sahip çıkıp destek olmadı. Çünkü haklılıklarının ve acılarının büyüklüğüne tezat, sayıca azdılar. Ve tarih tekerrür etti hem de başkentte peş peşe iki kez…

Yetkililerin Ostim patlamasında söyledikleriyle Davutpaşa’da söyledikleri kelimesi kelimesine aynı. Çalışma yaşamının düzenlenmesinden, güvenliğinden sorumlu hükümetin bakanları hedef olmamak için büyük bir maharetle hedef saptırıyorlar.

Çalışma Bakanı şöyle buyurmuş: “Çok karmaşık bir patlama!”

Patlamadan sonra ortalığa saçılan parçalanmış bedenleri kastetmiyor sayın Bakan! Oysa hiçbir şey karmaşık değil; hatta o kadar açık, o kadar aleni ki! Bu denli aymazlık, sağırlık karşısında karışık olan sadece halkın kafası. Demeçlerin amacı da bunu sağlamak zaten. Hükümet, topraklarımızı, ormanlarımızı, tohumlarımızı ipotek ederken; mecliste emekçinin kafasına bilmem kaçıncı torbayı geçirmeye çalışırken, buna direnen sendikacıları gaza boğarken, patlaması gereken halk susuyor.

Yukarıdaki türden mesajları almıyorsanız, haberiniz olmuyor ve bu yüzden benzer duyarlılıklarda yer almıyorsanız, haklısınız diyemiyorum. Bu yazıyı okuduğunuza göre internet olanağınız da var demektir. Eğer “ben ne yapabilirim?” diye soruyorsanız “tıklayınız” (www.birumut.org)

Bu dernek sadece iş kazalarında mağdurlara hukuk desteği vermekle kalmıyor. Gıdadan giysiye yoksulun yardımına koşuyor. İlkokuldan üniversiteye öğrencinin yanında, ismini öne çıkarmadan, reklam yapmadan alçak gönüllüğün doruğunda, karınca gibi çalışıyor. Öyle Deniz Feneri ve benzerleri gibi, cemaatlerle, parayla pulla işi yok. Küçük dayanışmalarla bunları başarıyor. Kullanım dışı eşyalarınızı ihtiyacı olanlara, iş olanağı haberlerinizi işsizlere kavuşturuyor. Öğrencilere eğitim olanakları sunuyor. Organik ürünü olan üreticiyi tüketiciyle buluşturuyor. Siz de amatörce, toplumsal dayanışma ve örgütlenme adına yarattıkları çok önemli şeylere katkıda bulunmak isterseniz 19 Şubat Dayanışma Gecesi’ne destek verin lütfen. Bir Umut Derneği  “Vicdan sahiplerini kendisi olmaya ve dayanışmaya çağırıyor: Söz mağdurda, umut dayanışmada” diyerek…

Gelelim esas konuya: Bunu sadece “vicdanınızı rahatlatmak için” maddi katkılarla sınırlı kılarsanız yetmiyor. Davutpaşaları Ostimler izlemesin diyorsak, kafamıza torba geçirilmesine razı değilsek daha fazlası şart. Bir umudu bin umut yapmamız gerekiyor. Çünkü bu “mübareklerin” biz milyonlara ulaşmadan ve sokağa dökülmeden birşeyleri anlamaları olası değil.

http://airkule.com/default.asp?page=yazar&id=588

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Bir Umut / OSTİM-İVEDİK Katliamı /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.