“Ekonomiden Anlamak” Üstüne

E.Ahmet Tonak - 10 Şubat 2011 - Teorik Tartışmalar / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Geçen hafta Taraf yazarı Roni Margulies’in görüşlerini eleştirdiğim yazıma (Ekonomi Tartışan “Marksist”) bir başka Taraf yazarı Ümit İzmen yanıt yazdı. (Güzelleme Üstüne, 7.2.2011).  İzmen, kendisinin ve Margulies’in solcuların ve Marksistlerin ekonomik analiz konusunda konusundaki ilgisizliklerini konu alan yazılar yazdıklarını, benim ise ekonomideki iyi gelişmelere iyi denmesini AKP güzellemesi olarak gördüğümü iddia etti.

İlk olarak, şu “solcular ve Marksistler ekonomik analize ilgisiz, solcular ekonomi tartışmaz” iddiasının temelsiz, haksız bir yakıştırma ve safsata olduğunun altını çizmek gerek. Bu iddia ülkemizin Marksist ve solcu iktisatçılarını yok saymak değilse nedir? Korkut Boratav ve Erinç Yeldan ekonomik analiz yapmıyorsa ne yapıyorlar? Mustafa Sönmez ve E. Ahmet Tonak’ın yazdıkları ne? Listeyi uzatmak mümkün… Yakın zamanlarda ekonomik kriz üstüne solcu iktisatçılar tarafından yazılan kitaplar ekonomi tartışmıyorsa ne tartışıyor? Görüşlerine katılmayabilirsiniz ama “solcular, Marksistler ekonomik analiz yapmıyor” derseniz bunun adı tahrifat olur.
Yazım Margulies’in AKP’nin ekonomik politikasına ilişkin görüşlerine ve sola yönelik nobran ve hoyrat üsluba ilişkindi. Margulies yazısında ekonomik büyümeden ve işsizlikteki düşüşten dem vurarak solcuların bu işlerden anlamadığı hoyrat bir üslupla işliyor ve yaptığını Marksist bir analiz olarak sunuyordu. Ben de yazımda, sadece sayısal göstergelerle Marksist analiz yapmanın mümkün olmadığını, böyle yapmanın tarih ve toplum dışı bir yaklaşım olan neoklasik iktisada özgü olduğunu vurguladım. Sanırım anlaşılmadı. Daha açık yazayım: Bölüşüm ilişkileriyle, çalışma koşullarıyla, sömürüyle ve mülkiyetle ilgilenmeyen; büyümeye odaklanıp kalkınma ve gelişmeye bakmayan; ekonomiyi sosyal ve sınıfsal olandan ayıran pür iktisadi yaklaşım solcu veya Marksist olamaz. Büyümenin Ostim’deki, Davutpaşa’daki katliamlarla ilişkisini kuramayan; kömür ocaklarındaki taşeronlaştırmanın yarattığı cinayetlerini göremeyen bir iktisadi analiz liberal itikadın sınırlarını aşamaz.

İzmen’in yazısında iddia ettiği gibi konu kediye kedi demek değil. Ekonomide neyin iyi olduğunun bizatihi kendisi tartışma konusudur. Öte yandan kimi ekonomik göstergelerin negatif ve pozitif eğilimini yazmak analiz değildir. Bu verileri nasıl kavradığınız, hangi bakış açısıyla ele aldığınız analizdir. İzmen, ‘Solcu’ olunca akıl, fikir, analiz gereksiz hale gelmez” diye yazmış. Ben de bunu yazdım. Sayısal verileri tekrarlamanın neresi solcu analiz diye sordum. Politika yaparken küçücük ekonomik değişikliklerin dikkate alınması gerektiğini yazanlar, bölüşüm ilişkilerini, eşitsizliği, çalışma koşullarını, ücret ve gelirleri analizlerine dâhil etmezlerse neoklasik yaklaşımın sınırları içinde kalmış olurlar.

Bu sayısal yaklaşımla sınırlı bakacak olursak ABD’nin ekonomik performansı tartışmasız olurdu. Çünkü ABD on yıllardır, Avrupa ülkelerine göre çok daha düşük bir işsizlik oranına sahip. Oysa ABD batılı kapitalist ülkeler arasında en yüksek Gini katsayısına sahip; gelir dağılımının en kötü olduğu, işçilerin en güvencesiz olduğu ülkelerden biri. ABD’nin çalışma  ve bölüşüm ilişkilerine bakmadan, işsizlik düşük diye ABD ekonomisi başarılı denebilir mi?

Ümit İzmen benim habire sömürüyü tekrarladığımı iddia etmiş. Yazımı dikkatli okumamış. Ben sömürüyü ve çalışma koşullarını göz ardı eden bir analizi eleştirdim. Sömürü, eşitsizlik hep varsa (ki var), sosyal olan iktisadi analizin içinde yer almak zorundadır. Kendinden menkul, toplum ve tarih dışı bir iktisadi analizi solcu veya Marksist diye sunmanın âlemi yok. Yazım ücretler, gelir eşitsizliği ve emekçilerin ekonomik durumuna ilişkin değildi. Bu nedenle yazımda bu veriler yer almadı. AKP dönemindeki ekonomik gelişmelerin sosyal-sınıfsal boyutuyla ilgilenenler Petrol-İş ve Yordam Yayınları tarafından yayınlanan Sönmez’in iki çalışmasına bakabilirler (“2008 Dünya Krizi ve Türkiye” ile “Teğet’in Yıkımı”).

Ümit İzmen işsizlik oranları konusunda yazdığımı da eksik anlamış. Ben, artık TİSK’in ve TÜSİAD’ın da (“da” vurgusuna dikkat)  kullandığı alternatif işsizlik hesaplama yöntemlerini dikkate almadan, standart işsizlik tanımı ile işsizliğin gerçek boyutlarının kavranamayacağını yazdım. Alternatif işsizlik oranları TÜSİAD’a özgü değil. Sönmez yıllardır bu yönde hesaplamalar yapıyor. ABD Çalışma Bakanlığı bu yönde veriler yayınlıyor ve çalışma ekonomisi yazınında alternatif işsizlik yöntemi kullanılıyor. TİSK ve TÜSİAD bile bunları görmezden gelemiyorken solcu bir analizde bunlar yer almaz demek istedim. Hepsi bu.

Ümit İzmen, 2001 krizinin etkisini unuttuğumu ve böylece dönemin koalisyon hükümetine güzelleme yaptığımı ima ediyor. Doğrusu bu akıl yürütme karşısında şaşkınlık içindeyim. Üstelik yazımda büyüme ve işsizlik oranlarından söz ederken “kriz dönemleri dışında” vurgusunu yapmışken ve dahası böyle bir karşılaştırmanın düz mantık olduğunu yazmışken. İnsaf artık! Ümit İzmen’in koalisyon hükümetinin politikalarını ve genel olarak ana akım partilerin politikalarını destekleyen, güzelleyen dahası belirleyen bir örgütte idarecilik/danışmanlık yaptığı yıllarda, ben karınca kararınca dönemin koalisyon hükümetinin emek karşıtı politikalarını eleştiren yazılar, raporlar yazıyor; koalisyon hükümetine karşı protesto eylemleri içinde yer alıyordum. Bu yüzden güzelleme iddiasına sadece tebessüm ediyorum.

AKP dönemindeki birkaç puanlık ekonomik değişiklikleri önemseyen ve bunların altını çizenlere bir önerim var: Haksızlık etmesinler. Sadece son “iyileşmelerle” yetinmesinler. DP, AP ve ANAP döneminde de ekonomide büyük başarılar elde edildiğini vurgulasınlar; büyüme ve işsizlik oranlarından söz etsinler. Muhafazakâr sağ partilerin 60 yıllık ekonomik “başarısını” da eklesinler analizlerine. Hem resim eksik kalmamış olsun, hem de solun ekonomiden anlamadığı bir kez daha tescil edilmiş olsun!  Böylece, solun alternatif yaklaşımını inşa etmek, ahlaki bir ekonomik seçeneği tartışmak yerine, “muhafazakâr” demokrasinin ve piyasanın başarı öyküleri anlatılsın.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: AKP / Türkiye ekonomisi /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.