Elçi Anlamıyor, Ben Anlıyorum

Ömer Yıldız - 18 Şubat 2011 - Güncel Politika / Türkiye / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Amerikan elçisi “anlamıyorum” dedi.

Amerika ile ilgili özel işlerini hep kapalı kapılar ardından yapan AKP bu kez açık açık tartışıyor. GOP’da, Irak savaşında, Mısır meselesinde basın önünde iş yapmayanlar neden basın önünde tartışıyorlar? Birbirlerine açıktan laf söylemenin ne gibi bir getirisi olur?

Referandumda 12 Eylül darbesi ile hesaplaşma ana teması üzerinden propaganda yapan, şiir okurken ağlayan ve referandumda “Hayır” diyenleri darbecilikle suçlayanlar görüldü ki referandum sonrası darbecileri yargılamakla ilgili kıllarını kıpırdatmadılar. İnsanlara “umut” olarak meclise girip umutsuzluğun en belirgin örneklerinden olan Uras da sormadı, AKP’ye neden sözlerinizi yerinize getirmiyorsunuz? BDP’nin verdiği CHP’nin desteklediği tasarıyı neden ret ettiniz diye? Herhalde başka şeyler sordu görüşmede.

Yukarıdaki girişten hareketle tahminim bu iki konu gelecek seçimlerde AKP’nin propaganda konuları.

1-Açıktan sahte tartışma; Amerika’ya “kafa tutma” ikinci “one minut” çıkışı yakalayıp bunun üzerinden yapılan ittifakın gizlenerek ezilenlerin Amerikan karşıtlığını sömürmek, oya çevirmek. Azıcık, okumayı bırakın televizyon seyreden bilir ki büyükelçi olumsuz bir laf söylemişse dışişleri çağırır ve sorar. Böyle bağıra bağıra numara yapılmaz. Merak etmeyin “yetmez ama evetçiler” bu durumu da yer ve Amerika’ya kafa tuttu. Yaşasın kral diye oy verirler. Çünkü artık onlara göre bir sol parti yok. Partisi olanlar AKP ile ittifak, olmayanlar doğrudan “yeter yahu ben zaten açıkça AKP’ye oy vereceğim” diyebilir. Ancak , bütün yaygaranın, İsrail ile devam eden ilişkilerden anlaşıldığı üzere  GOP dahilinde ortaya çıkan yeniden şekillenen orta doğu projesini desteklemek, Amerikan elçisi ile ilgili yaygaranın da iç politika için olduğunu anlıyorum.

2-Seçimin bir diğer propaganda aracı 27 Mayıs darbesi. Şimdiden ortam ısıtma çalışmaları yapılıyor. Darbeler üzerinden kazandığı referanduma bir de seçim eklemek istiyor. Zamanla anlaşıldı ki Türkiye’de darbe öncesi durumun sebebi de darbeyi yapan da Amerika. İçeriden işbirliği yapanlar hep olmuştur. “Amerika’nın kucağında oturuyoruz ama o kucakta oturabilmek kolay değil” diyen de olmuştur. “Kullanın süpürmeyin” diyen de. En zekisi bunlar, kiminle arası iyiyse kavgalı görünüyor.

“Cambaza bak”

Ben “anlıyorum” bakmayacağım.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 12 Eylül / AKP / Anayasa Referandumu / sol liberalizm / sosyalist olmak / sosyalist sol /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.