EDP Genel Başkanı Ziya Halis Görevinden İstifa Etti

Sol Defter- Haber - 14 Mart 2011 - Teorik Tartışmalar / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP) Genel Başkanı Ziya Halis, Genel Başkanlık görevinden istifa etti.

Ziya Halis, yaptığı açıklamada, “13 Mart 2010 tarihinden bugüne kadar sürdürmekte olduğum Eşitlik ve Demokrasi Partisi Genel Başkanlığı görevimden, partinin arzu ettiğim gelişimini ve büyümesini yeterince sağlayamadığım için istifa ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Kuşkusuz gerçek nedenlerin neler olduğunu ilerki günlerde öğreneceğiz. Ancak bilinen bir gerçek ki, EDP “sosyal demokrasiden sosyalist sola kadar engeniş solu biraraya getirmek; kimlik ve kültürleri; alevileri ve Kürt siyasetini kapsamayı” amaçlayan iddialarla yola çıkan EDP, daha ilk günden 10 Aralık Hareketini, sonra SHP’lileri ve ardından Alevileri etrafından kaçırdı. Geriye sadece ÖDP’den ayrılan küçük bir çevre kaldı.

Bu çevre aynı zamanda KESK ve Eğitim Sen içinde de sendikal hareketin tıkanmasına yol açtıkları gibi parti sürecinin de tıkanmasına yol açmıştı.

EDP’nin referandumda “yetmez ama evet” demesi, ardından partinin sendikal alandaki ifadesi olan Demokratik Emek Meclisinin KESK’i olağanüstü kongreye sürüklemesi, BDP’nin “siyasi partilere milletvekili kontenjanı” ayırmamasıyla birlikte EDP’den milletvekili olma ihtimalinin azalması, partinin mali sorunlarının artması ve mali sorunların büyük kısmının Ziya Halis üzerinden çözülmeye çalışılması ve tabii ki partinin kuruluş iddialarının boşa çıkması EDP Genel Başkanının istifasına yol açan nedenler arasındadır.

EDP’ye yakın çevrelerden edinilen bilgiye göre, 2011 seçimlerine dair tartışmalar da istifada etkili olduğu biliniyor. Ziya Halis parti olarak seçimlere katılmaktan yana olurken, eski ÖDP’lilerin oluşturduğu grup, bağımsız adayları destekleme tutumunda ısrar ediyorlar.

Partinin entellektüel kadrolarından Erol Katırcıoğlu ve diğer sosyal demokrat aydınların da bir süredir partiyle ilişkilerini askıya aldığı da biliniyordu.

EDP kuruluşunda bir heyecan yaratmadığı gibi, bir yıl gibi bir süre içinde sürekli kan kaybetti ve 2011 seçimlerine girmeden siyaset sahnesinden çekilmek durumda kalacak bir küçük gruba dönüştü.

EDP solda ve sosyalist solda “sol liberalizmi” temsil ediyordu.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: EDP / Ziya Halis /

Comments

  1. Taylan Tosun diyor ki:

    Sanıyorum bu yorum yeni ve henüz kendini var etmeye çalışan bir parti hakkında benzeri görülmemiş ölçüde subjektif bir yorum olarak tarihe geçecek. Bu tür iddiaların bir habercilik dilinin ardına gizlenmemesi ve açık seçik olgularla desteklenmesi gerekir. Haber-yorumun yazarı veya yazarlarının şu iddialarını temellendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu zahmete katlanırlar mı acaba?

    – ÖDP’den ayrılan belirli bir çevre’nin “… aynı zamanda KESK ve Eğitim Sen içinde de sendikal hareketin tıkanmasına yol açtıkları gibi parti sürecinin de tıkanmasına yol açmıştı” iddiası.

    – Partinin “sendikal alandaki ifadesi olan Demokratik Emek Meclisinin KESK’i olağanüstü kongreye sürüklemesi” iddiası (bildiğim kadarıyla KESK’in olaganüstü kongreye gitmesi birçok yapının birden kararıyla oldu ve daha karmaşık bir süreç izledi.)

    – “BDP’nin ‘siyasi partilere milletvekili kontenjanı’ ayırmamasıyla birlikte EDP’den milletvekili olma ihtimalinin azalması”

    Bir okur olakak, yukarıda saydığım iddiaların somut olgularla desteklenmesini talep etmemin hakkım olduğunu düşünüyorum.

    • Sol Defter diyor ki:

      Sayın Taylan Tosun,

      Yorum yazısındaki bilgi ve değerlendirmeler EDP üyelerinin ve EDP’ye yakın çevrelerin değerlendirmeleri üzerinden; haber değeri olduğu için yazılmıştır. Yorum notunuzdan sonra yaptığımız görüşmelerde de bilgilerin doğruluğu teyid edilmiştir. Kuşkusuz kapsamlı bir EDP süreci değerlendirmesi değildir.

  2. Ömer YILDIZ diyor ki:

    Sayın Taylan TOSUN,
    Sorularınızın bir kısmının cevabını ben vermek isterim.
    Biliyorsunuz EDP oluşumunda 10 Aralık ve Alevi Derneklerinin önemli bir kısmı baştan ayrıldılar. SHP kanadından hem baştan hem de daha sonra toplu ayrılıklar yaşandı. Hatta partinin kuruluşunun bu derece aceleye getirilmesine itiraz edenler de sürece dahil olmadılar (Sol Hareket ile Ahmet İnsel çevresi gibi).
    Geriye ağırlıklı olarak ÖDP-ÖSH süreci ile EDP’ye katılanlar kaldılar.
    Bu kitle içerisinde KESK içerisindeki DEM’de yer alan oldukça önemli bir temsiliyet var. Örneğin kurucular arasında DEM içerisinde yer alan genel başkanlar var.
    KESK’teki DEM temsilcilerinin yaşanan taciz olayına karşı önceden tavır almamaları ve politik yaklaşımlarındaki hata sonucu Kesk olağanüstü genel kurula gitmiştir. DEM çok önceden haberdar olduğu bu olayı gruplar arası ön görüşmeler başladığında ortaya çıkarmış ve etik olarak çok büyük bir hata yapmakla kalmamış politik olarak kendisini bitiren süreci hızlandırmıştır. Olağan üstü kongre süreci buradan başlamış daha sonra diğer yapılar olaya dahil olmuştur.
    BDP’nin bağımsız aday açıklamalarında EDP ile ilgili hiçbir yakınlaşma ifadesi o0lmamıştır. Muhtemel ki Ufuk URAS bile aday gösterilmeyecektir. EDP içerisinde bu umudu taşıyanlar olabilir. Ancak tanıdığımız kadarıyla Genel Başkan Ziya HALİS parti olarak seçime girmek isteyecek yapıdadır.
    EDP içerisinde diğer yapılar azalıp ÖDP-ÖSH-EDP bileşenleri etkin hale geldikçe KESK’te yaşanan öngörüsüzlük buraya da sirayet edecektir. Kesk Eğitim Sen şube genel kurulları DEM açısından hüsrandır. Aynı yapının uzantıları EDP’yi de aynı sona taşımaktadır.
    Ziya HALİS gibi tecrübeli bir siyasetçinin bu yapıyı görmeme ihtimali yoktur. Ziya Halis’i istifaya zorlayan koşullar ile KESK içinde yaşanan grup içi sorunların kaynağı aynıdır. Bu nedenle de EDP aynen DEM’in KESK içerisinde yok oluşu gibi ortadan kaybolmaya adaydır.

  3. Özenç diyor ki:

    Edp ve ufuk uras’ın katkılarını bu ülkenin egemenleri unutmayacaktır.Neo Osmanlıcıların kurdukları ılımlı islam vahşi sömürü düzeninde Başta Boyner’in danışmanı Hüseyin Ergün, Ufuk Uras, Attilla Aytemurla birlikte Ödp’yi bölerek enerjisini içe ayrılık vb sorunlarıyla içe döndürerek Keskin tepesine çöreklenip bu dönemde etkisizleştirerek akepe bloguna yeteri kadar enerji taşımılardır.

    Bu satırları yazarken üzüldüğüm tek husus bu şarlatanlara inanıp pişenden giden iyi niyetli insanlar… (…)

    (…) Kişisel eleştiri içerdiği için çıkartılmıştır. (soldefter)

  4. taylan tosun diyor ki:

    Öncelikle açıklamalar için teşekkür ederim.

    Haber-yorumda KESK-EDP ilişkisi hakkında öne sürülen göreşlerin belirli somut olgulara dayandığı anlaşılıyor.

    Fakat KESK’te aynı hatayı yapan beliri bir “ekip”in benzer bir hatayı parti içinde de yapcağı ve EDP’yi sona doğru taşıyacağı bir yorum bile değil. Daha çok, ardında başka bilgilerin, belki politik sezgilerin olduğunu düşündüğüm bir öngörü.

    Benim eleştirdiğim, muhalif medyanın “öngörü” veya “tahmin” diyebileceğimiz görüşlere yer verirken, bunu bir haber formatı içine yerleştirmekten kaçınmaya özen göstermesi gerektiği. EDP’yi ele alan bir makale yazılır ve elbette orada spekülasyona kadar varan görüşlere yer verilir. Bunda da bir sorun olmaz.

    Ama bir haber-yorum formatı içinde “bu ekip parti içinde de aynı hataları yaparak EDP’nin sonunu getiriyor” şeklindeki bir öngörüyü, sanki halihazırda olan da buymuş gibi yansıtmak son derece hatalı. Eğer halihazırda olan buysa, o zaman ek olgulara ihtiyaç var.

    Bunları yazmanın nedeni, muhalif medyanın gerçekten güvenilir, itibar edilir bir yayıncılık anlayışını benimsemekte israrcı olması.

    Herkese iyi çalışmalar dilerim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.