Oburluk Çağına Uzaktan Mektuplar

Sol Defter- Haber - 16 Mart 2011 - İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

OBURLUK ÇAĞINA UZAKTAN MEKTUPLAR

Selim M. Işık

Bu yazının deneyeceği şey Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki isyanların politik analizi değil, bu isyanları bahane ederek Komünizm propagandası yapmaktır.

1. Bab / Libya Açıklarında ABD Hamburger Gemileri

Italo Calvino, “Görünmez Kentler” kitabında kendi refahı ve mutluluğu için dünyayı çöplük haline getiren obur Leonia kentinin öyküsünü anlatır. Bu hayali kentle kurulabilecek tek benzeşim ABD’dir sanırım. Dünyayı çöplük, tüm insanlığı çöpçü yapan emperyalist imparatorluğun savaş ve uçak gemileri şimdi de “Arap nümayişlerini” izlemek için Libya açıklarına demirledi. Abartı gibi görülebilir ama bu çelik ölüm makinelerini hiç de savaş aygıtları olarak görmüyorum. Daha çok içinde tonlarca hamburger yapılan, yüzen Mc Donalds fabrikalarına benziyorlar. Bu durum içlerinde her an saldırıya hazır asker ve savaş makineleri olmasından daha tehlikelidir. Şu an Libya açıklarında iç savaşta olan taraflara sunulmak üzere hamburgerleri hazırlıyorlar. Ve biliyorlar ki bu hamburgerlerle genetiği değişecek halkları çöpçü, topraklarını da çöplük haline getirecekler.

2. Bab / Uzaktan Mektuplar

“Uzaktan Mektuplar” ve peşinden gelen “Nisan Tezleri”, Mart-Nisan 1917’de “Pravda”nın bile sansürüne takılan Lenin’in siyasi metinleri. Kıymeti, dönemin politik sürecine ve 1917 1. Rus Devrimi’ne devrimci müdahale olması yanında, Marksist harekete kazandırdığı “Devrim Felsefesi” kavramıdır. Bu metinlerin dikkatli bir analizi sonrası Ortadoğu için söylenebilecek tek şey herhalde “Ortadoğu’da devrim filan yok!”(1) olurdu.

F. Jameson’un “Lenin ve Revizyonizm” adlı makalesinde tespit ettiği devrim felsefesinin izinin sürüleceği en önemli politik metin “ Uzaktan Mektuplar”dır. Bu felsefede birbirinin tamamlayıcısı üç boyut tespit edilmiştir. Mutlak sınıfsal kutuplaşmanın olduğu Olay Boyutu, kutuplaşan tarafların nümayiş, grev, kitle gösterilerindeki coşkularından farklı olarak geliştirdiği Kolektif Ontoloji Boyutu ve devrimi garanti altına alan  Olay’a karşıt olan Süreç Boyutu.

Örgütsüzlüğün en korkunç, proleteryanın ise en devrimci olduğu Çarlık Rusya’sının “Uzaktan Mektuplar” üzerinden analizinin gösterdiği şey; kapitalizmin (teolojik ya da laik diktatörlüklerde bile) stratejik analizinin önemi, kapitalizmin teorik analizinin siyasi aktörlerin stratejik olarak konumlandırılmasındaki önemi, siyasetin özgünlüğü ve merkeziliği, siyasi örgüt ihtiyacıdır. Avrupa zekasının Arap dünyasındaki isyanlarla ilgili “soldan” geliştirebileceği tez ancak “pagan” eğilimler olabilmektedir. Dogmatizme ve iktidara bağlı olmayan, ona direnen tektanrıcılık modeline göre biçimlenmiş her çeşit “tekçiliğin” karşısında duran bu söylem tarzının en tipik örneği, Antonio Negri ve Michael Hardt’dır. Yoksul ama entelektüel düzeyi yüksek Arap okumuşlarının Facebook ve Youtube gibi “devrimci ağları” kullanarak geliştirdikleri “otonom hareket”, Latin Amerika devrimciliği ile karşılaştırılabiliyor. (2)

Bizim dönemi okumamız tabii ki bu tür pagan eğilimlerden farklı olacaktır. Arap dünyası ile ilgili yapılacak siyasi analizin çıkış noktası “Uzaktan Mektuplar”dır.

3 Bab / Oburluk Çağına  Mektuplar

 

–Tarih, Hegel’in efendi ve köle diyalektiğinde iddia ettiği gibi ölümüne bir mücadeledir. Sınıfsal toplumun kurumsallaşmış şiddeti ancak devrimci şiddet ile ortadan kaldırılabilir.

–Her şeyi değiştirmeden hiçbir şey değiştirilemez.

–Marks’ı “dışsallaştırarak” ( Marksizmi Avrupa zekasından farklı bir biçimde ve devrimci okuyarak) devrim felsefesi kuran Lenin’in kendisinin de yeniden dışsallaştırılarak okunmasına ihtiyaç vardır. (Arap deneyiminin gösterdiği budur.)

–Lenin’in dışsallaştırılması demek, devrim sözcüğünün ve fikrinin ayakbağı ya da ayıp haline geldiği, sıradan nümayişlerde ve teokratik yapılara örgütsüz isyanın devrim diye selamlandığı ve bunda otonom isyan hayallerinin görüldüğü günümüzde, Lenin’i devrim fikrinin canlı tutulması için yeniden üretmek demektir.

–Arap dünyası bir siyasal deney laboratuvarı değildir. Ve Ortadoğu’da devrim filan da yoktur. Emperyalist zayıf halka, siyasal örgütlülüğün, politik direnişin, güçlü sınıfı örgüt ve deneyimin biriktirilmesi yanında, silahlı direnişin en yoğun olduğu Türkiye-Yunanistan- Filistin hattıdır. Dolayısıyla bu hatta oluşacak kırılma Arap dünyasındaki isyanlardan daha gerçekçidir.

(1) http://haber.sol.org.tr/yazarlar/kemal-okuyan/ortadoguda-devrim-filan-yok-39646

(2) http://www.birgun.net/forum_index.php?news_code=1300201285&year=2011&month=03&day=15-Bir Siyasal Deney Laboratuvarı Olarak Arap Dünyası-Antonio Negri- Michael Hardt

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Libya / Mısır /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.