İşçiden Başbakan’a Soru

Zafer Aydın - 24 Mart 2011 - İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

İşçiden Başbakan’a Soru

Her tarafta sıfırdan zirveye başarı öyküleri anlatan, bilgisayar üreticisi Casper, işyerine sendikanın girmesini engellemek amacıyla 15 çalışanını işten attı. Hedefini “Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgesinin en başarılı ve en saygın bilişim şirketi olmak için işini büyütmek” olarak ortaya koyan işverenin vizyonuna, anlaşılan sendika pek uymuyor. Alışılmışın dışında bir durum değil bu. Çünkü şirketler büyüme başarısını sendikasızlıkta arıyorlar.

Büyümenin ilk koşulu olarak görülen işçilerin düşük ücretlerle, güvencesiz çalıştırılması için sendikanın olmaması şart. Sendikayı, piyasa koşullarına negatif etki yapan virüs olarak gören ve kolay yönetmenin yolunun düşük toplumsal örgütlenmeden geçtiğini kabullenmiş siyasal irade de, sendikasızlaştırma uygulamalarına çanak tutuyor. Anayasanın ve yasaların güvence altına aldığı hakların ortadan kaldırılmasına göz göre göre sessiz kalıyor. Sendikasızlaştırma operasyonlarına soyunanlar da güçlerini buradan alıyor.

Casper, 40 metrekare ofisten milyon dolarlık şirkete dönüşürken işçiler vardı, ama sendika yoktu. Kuruluşundan beri şirkette olan, akıl ve alın teri akıtan işçiler, şirketin durumu değişirken, kendi durumlarının aynı kalmasını sessizce kabullenmek istemediler. “Piyasa şartları”,“dışarıda bu paralara çalışmak isteyen onlarca insan var”, “işsiz kalmamak lazım” gibi korkutma, yıldırma cümlelerine ve taktiklerine itibar etmeden Birleşik Metal şemsiyesi altında toplandılar. İşyerinde toplu iş sözleşmesi imzalayabilmek için gerekli olan çoğunluğu da sağladılar. İşveren, işçilerin sendikalaşma hakkına saygı duymak, masaya oturmak yerine, geleneksel yönteme başvurarak işçileri işten attı.

İşten atılan işçiler, dev plazanın önünde küçük bir çadırda, paranın gücüne karşı insan olmanın onuruyla direniyorlar. İstekleri çok basit; işlerine geri dönmek ve artık sendikalı olarak çalışmak. Tıpkı, Türk Patent Enstitüsü, Adana Numune Hastanesi, Bericap, Polyplex, Limak, D.S:C Otomotiv Koltuk Sistemleri ve irili ufaklı nice işyerinin önünde eylemde olan işçiler gibi…

Casper Bilgisayar işçileri yüzlerce kez sorulmuş ve cevabı alınmamış soruyu bir kez daha soruyorlar: Yasayla güvence altına alınmış haklar kullanılamıyorsa demokrasiden ve hukuktan söz edilebilir mi? Çok sahici ve mutlaka yanıtlanması gereken bir soru bu.

Casper Bilgisayar’ın tesislerini açan, “ülkeye böyle bir tesis ve marka kazandırdığı için yetkililere ve işçilere teşekkür eden” Başbakan’ın, Casper’ın önünde bekleyen işçilerin sorusuna verecek yanıtı var mı acaba?

Cumhuriyet 24 Mart 2011

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Casper Bilgisayar Sendikalı /

Comments

  1. uyandırıcı diyor ki:

    Bu yazıyı yazmasında amaç siyasetimizin bu işlere ne kadar fransız kaldığının belgesi niteliğinde net ve anlaşılır dilde yazılmış güzel bir köşe yazısı. yazarımıza uslubu ve konuya verdiği önem açısından teşekkür ederiz.

  2. ARAGONES diyor ki:

    DESTEKLERINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKURLER.
    KALEMINE SAYGI DUYAN SATIN ALINMAMIS YAZARLARIN OLMASI ÜLKEMİZ VE HAKKI YENILEN İŞÇİLER ADINA SEVINDIRICI.

  3. nikotin diyor ki:

    Desteğiniz için teşekkür ederiz.
    Kalemini satışa çıkartmamış aydın yazarlarımızın desteğini görmek bizleri duygulandırmaktadır.Emeğinize ve yüreğinize sağlık.

  4. albatros diyor ki:

    zafer aydın hocam vermiş olduğunuz destekten dolayı sonsuz sevgi ve saygılar.bu ülke emekçilerinin sizin gibi cesur ülke yazarları olduğu sürece sermaye ye karşı her zaman kazanacak ve emeğinin karşılığını destekleriniz sayesinde alacaktır. zihninize ve yüreğinize sağlık çok teşekkürler.

  5. konsantrasyon diyor ki:

    dışardaki ve içerdeki arkadaşlarımızın çoğu şirketimizin bu seviyelere gelmesinde adım adım sürecin içersinde bulunmuş,her zaman amatör ruhla çalışmış kenetlenmiş,hiç bir zaman art niyet gütmeden,yapılması gerekenin herdaim fazlasını yaparak şirketimizi en tepeye taşımış; kendi hep yerinde saymış,şuan sadece ve sadece kendisininde hak ettiği yere gelmesinde mücadele eden ve bunu tüm çalışanlar için isteyen kaldıki ŞİRKETİN MÜLKÜNÜ değil yine aynı yerde çalışarak emeğinin karşılığını isteyen ve bu yoldada VEBA lı muamelesi gören,TERORİST ilan edilen,yıllarca bir amaç uğruna birlikte çalışmış olduğu sadece iş arkadaşı olarak değil aile olarak gördüğü kişiler tarafından bir ALLAH ın selamı kesilen,yinede bunları sineye çeken, hiç bir siyasi amaç gütmeden sadece hakkını isteyen işçi kimliğiyle dik duruşlarını sergileyen onurlu insanlardır.herbirinin iyiniyetli olduğunu sizde biliyorsunuz.biz isterdikki şirket içindeki toplantıda hatırlarsınızki iki elinizle terazi kefesi gibi yapıp marka burda yüksek gösterip çalışanları düşük gösteriğinizde aynı seviyede olmak;biz isterdikki bizim sorunlarımızın,isteklerimizin bizi hakkıyla temsil etmediğine inandığımız yöneticiler tarafından kulak arkası edilmesin.biz isterdikki maaşla ilgili sıkıntılarımızı belirtirken bize dışarda konteynırları boşaltanlar daha fazla kazanıyor,çok kazanmak istiyorsanız o işi yapın imalarında bulunan direktörümüz olmasın;biz isterdikki kendi aramızda toplanıp gittiğimiz rafting organizasyonunda yine kendimiz tarafından kandırılamayacak kadar yetişkin olduğumuz unutulmasın;biz isterdikki en azından derdiniz nedir hayırdır arkadaşlar demenizi.bizde istiyoruz ki artık toplu iş sözleşmesi imzalayıp sendikalı olarak çalışmak ve sizden sadece ürettiğimiz değerden hakkımız olanı istiyoruz komple plazayı değil.yinede gelin birlikte bir adım atalım iyiniyetle bu işi sonuçlandıralım.

  6. AZRAİL diyor ki:

    bu dünya SULTAN SÜLEYMAN’A bile kalmadı .sana hiç kalmaz iyice düşün ARAS FAKILI benden söylemesi.

  7. teknik afe diyor ki:

    Evet o toplantıda teknik kafeteryadaydık.
    binaya henüz taşınmıştık ve 4. pazar mesaiye kalmamız isteniyordu.
    artık burasına gelen işçi kaldığımız mesailerin hakkını isteyince,
    mevzu bahisdeki zat bize bunu demişti.
    çok kazanmak istiyorsanız gidin hamal olun.
    o zamanlar dışarıdan işçi arkadaşlar gelip konteynerleri yevmiye usulü boşaltıyorlardı.
    ne yazık ki gerçegi tokat gibi suratımıza vuruyordu.
    siz bir hamaldan bile az kazanıyorsunuz.

    ve yine aynı kafeteryada bir muhterem zat toplantı yapmıştı.
    apar topar bizi oraya getirtmişti. konuda şuydu,
    bir arkadaşımız dogal afetten dolayı evi zarar görmüştü ve toplanan paralar üzerine bize aynen şunu söylüyordu derin bir sessizlik içinde,
    “bugün ben utanıyorum sizde birlik beraberlik yok arkadaşınız için topladığınız paradan utanıyorum” demişti

    bilmiyorum bugün birlik beraberlik var mı!!!

  8. ARAGONES diyor ki:

    konsantrasyon tebrıkler kardesım çok guzel ıfade etmıssın bızı.yazıyı okurken yapılanlar ve anlattıgın sorunlarımız sabah içtigimiz çay gıbı sımsıcak.çözülmeyi beklıyor.

  9. Caillou diyor ki:

    tebrıkler kardesım bencede cok guzel ıfade etmıssın casper ıscısını.en cok hosuma gıdende ürettıgımız deger sozun cok mukemmel.bız markaya bu gozle bakarken dırektorumuz fethı karavelı bır hıcmısız muamelesı yaptı sendıka yetkısı gelene kadar.bakıyorumda sesı solugu cıkmıyor,sende çok ıyı bılıyorsun kı fethı karavelı ınsanlık yonun sıfırın altında yonetım seklınde Muammer Kaddafi ile yarıs halınde.sana bır kardes tavsıyesı topla uretım teknık dırektorlugunu bu gune kadar yapmıs oldugun hatalardan dolayı özür dıleme erdemlıgını goster.

  10. filozof diyor ki:

    Bizler hiçbir şirkette çalıştığımızda şirketi,şirketin arabalarını,banka hesaplarında bulunan parayı kısacası mal varlığını istemedik,istemiyoruz.Birkaç küçük ama önemli şey istiyoruz.Şirkette baskısız,huzurlu bir çalışma ortamı,gerçekten bunca emegin karşılığı iyi bir maaş,gününde ödenen mesai paraları,düzgün yönetim ve idareciler (işçinin fikir ve düşüncelerine saygı duyan,doğru ise yerine getiren ve bunuda o işçi kardeşimi onure eden,başka işçi kardeşlerimin fikirlerini,projelerini alıp kendi bulmuş gibi göstermeyen)istiyoruz.Kısacası sendikalı çalışmak istiyoruz bu bizim en dogal hakkımızdır.Bunu önce anayasalar sonrada biz söylüyoruz,umarım sizlerde doğru yolu bulursunuz.Kin gütmeyin,gurur yapmayın,kibirli olmayın gelin bakın Hz. Mevlana ne diyor;Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
    ister kafir, ister mecusi,
    ister puta tapan ol yine gel,
    bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,
    yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel…

  11. nikotin diyor ki:

    Bu hale gelmemizin tek sebebidir yöneticiler.Ürettiğimiz fikir önce burun kıvırıp sonra kendi yapmış kendi bulmuş gibi ortaya süren yöneticilerimizdir.

    Gelinen bu noktanın sorumlusu kendisinden zeki akıllı insana tahammül edemeyen ve kendisini göstermek isteyen işçinin önünnü kesen yöneticilerdir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.