Grev Hakkına Asılan Grev

Zafer Aydın - 5 Nisan 2011 - İşçi Gündemi / Teorik Tartışmalar / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Radikal İki 3 Nisan 2011

Egemenler, piyasacılar pek haz etmez, ama grev işçi için yaşamsal önemdedir. İşçilerin hak ve çıkarlarını geliştirmek uğruna verdikleri mücadelenin en güçlü, en vazgeçilmez, en etkin aracıdır grev. Ancak grev hakkının kazanılması, kullanılabilir hale gelmesi etkinliğinin artırılması o kadar kolay değil. Cumhuriyet tarihi boyunca çalışanlara grev hakkı tanımamak, tanındığında ise yalıtılmış, işlevsizleştirilmiş hale getirmek için harcanan çabanın haddi hesabı yok. Grev hakkının baskılandığı, sınırlandırıldığı, kullanılamaz hale geldiği/getirildiği dönemlerde, grev hakkına işlerlik kazandırmak işi çoğunlukla metal işçilerine düştü. En azından yarım yüzyıllık dönem içerisinde bu böyle oldu.

Kavel ve Netaş grevi

Yıl 1963, referandumda halkın yüzde 62’sinin oylarıyla kabul edilen ve çalışanlara grev hakkı tanıyan Anayasa iki yıldır yürürlükteydi, ama ortada grev kanunu yoktu. Üstelik İş Kanunundaki grev yasağı da yerli yerinde durmaktaydı. Bu dönemde kurulan, CHP-AP 1. Koalisyon hükumetinin de, CHP-YTP-CMKP tarafından kurulan 2. Koalisyon hükumetinin de programlarında grev hakkı yer almaktaydı. Ancak koalisyon ortaklarında isteksizlik, işi ağırdan alma gibi bir hava hakimdi. Sendikalardan yükselen sese, grev hakkı talebiyle yapılmış görkemli Saraçhane mitingine rağmen grev kanunu bir türlü gündeme gelmiyordu. Bu noktada sahneye metal işçileri çıktı. Türkiye Maden-İş Sendikasına üye 220 işçi Kavel Kablo fabrikasında 36 gün süren bir grev yaptılar. İşçilerin ödenmeyen ikramiyelerinin yol açtığı ihtilaf nedeniyle başlatılan grev, dar anlamda ikramiyelerin ödenmesini ve bu arada atılan işçilerin işe geri alınmasını sağlamak amacıyla yapılıyordu; ancak geniş anlamıyla grev hakkının eylemiydi. İşçiler hem radikal bir eylemle Anayasa’da yer alan grev hakkının bir an önce yasal düzenlemeye kavuşmasını talep ediyorlardı, hem de grevin nasıl yapılacağına ilişkin usul ve esasların belirleneceği bir dönemde tartışmalara eylemleriyle müdahalede bulunuyorlardı. Böyle bir örnek yaşandıktan sonra işçilerin fiilen grev hakkını kullanacağı korkusuna kapılan işverenler de grev kanununun bir an önce çıkarılmasına taraf oldular. Böylece Kavelcilerin eylemi grev kanununun çıkışını hızlandırdı. Kavel Grevi, metal işçilerinin grev hakkına işlerlik kazandırmak için harcadıkları çabanın ilk adımı oldu.

Yıl 1986, 12 Eylül askeri darbesinden sonra 1983 yılında çıkarılmış, Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt kanunu yürürlükteydi. Yasayı yapanlar, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun “82 Anayasası üzerine görüşler, düşünceler, öneriler” başlıklı raporunu esas alarak grev hakkını neredeyse kuşa çevirmişlerdi. İşçilere, sadece toplu iş uyuşmazlığı sonucu menfaat grevi yapma hakkı tanınmıştı. O da önemli ölçüde sınırlandırmış ve kısıtlanmıştı. Grev hakkı, göstermelik, işlevsiz adı var kendi yok bir hale getirilmişti. Dönemin anlı şanlı sendikacıları “bu yasalarla grev yapılmaz, bu yasalarla hak alınmaz, hepimize geçmiş olsun” diye ortalıkta dolaşıyorlardı. Bu kritik ortamda sahneyi yine metal işçileri aldı. Sendikaları T. Maden-İş, 12 Eylülcüler tarafından faaliyetten alıkoyulduğu için bağımsız Otomobil-İş Sendikası’nda toplanan metal işçileri Netaş’da 93 gün süren grev yaptılar. 2600 işçinin toplu iş sözleşme görüşmelerinde yaşanan uyuşmazlık sonrası başlatılan grev 12 Eylül sonrasının ilk büyük greviydi. 93 gün sonunda işçilerin taleplerinin büyük ölçüde kabul edilmesiyle sona eren grev, grev hakkının yeniden kullanılabilir hale gelmesinde önemli bir eşik oldu. Mevcut yasalarla da grev yapılabileceğini, hak alınabileceğini gözler önüne serdi. Bu örnekle çeşitli işkollarında ve işyerlerinde grev, işçiler için yeniden bir hak arama aracı haline geldi.

Birleşik Metal grevlere başlıyor

Yıl 2011, son beş yıldır grev hakkı yeniden kadük hale gelmiş durumda. Yürürlükteki yasaların tanıdığı antidemokratik imkanları kullanan hükumetler tarafından grev hakkı yeniden kullanılamaz hale getirildi. 2000 yılından 2005 yılına kadar, lastik, cam, maden ve genel hizmetler sektörlerinde faaliyet sürdüren sendikaların uyguladığı 9 büyük grev “milli güvenlik” ve “genel sağlık” gerekçeleriyle erteleme adı altında yasaklandı. Bu yasaklamaların ardından “nasıl olsa bize grev yaptırmıyorlar” duygusu ağırlık kazanınca grev hakkı rağbet görmez oldu. Hükumetlerin yasakçı tutumu, hak arama bilincinden uzaklaşmış, verilenle yetinen, teslimiyetçi sendikacıların tutumlarıyla birleşince son yıllarda grev işçilerin başvurduğu bir hak aracı olma özelliğini yitirmeye başladı. Bu noktada metal işçileri bir kez daha sahne aldılar. Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası Sendikası (MESS)’in düşük ücret ve esneklik dayatmalarına karşı grev çıkan, Birleşik Metal-iş (T. Maden-iş ve Otomobil iş Sendikalarının birleşmesiyle oluştu.) Sendikasında örgütlü metal işçileri, bir kez daha grev hakkına işlerlik kazandırma, kağıt üzerinde duran bir hakkı yeniden uygulanabilir hale getirme uğraşı içinde. İşyerlerinde çalışma koşullarını iyileştirmek, ücretlerini artırmak için üretimi durduran işçiler, dolaylı olarak grev hakkına asılan, sahip çıkan bir tutum sergiliyorlar.

Bu açıdan bakıldığında, kademeli olarak 21 işyerinde uygulayacak ve 15 bin işçiyi kapsayacak grevler, sadece toplu iş sözleşme uyuşmazlığı nedeniyle yapılmış eylem olarak ele alınamaz. Bu grevler aynı zamanda merkezine grev hakkının da oturduğu eylemlerdir. Grev hakkının yeniden işlevsel kılan metal işçileri, bir yandan bugün dernekten, vakıftan farkı kalmayan sendikaların varlık nedenleri kuvvetlendirmekte, bir yandan da kurgulanmış ve artık neredeyse herkes tarafından kabul edilen bir oyunun dışına çıkmaya çalışmaktalar. Metal işçileri, Türkiye’de sendikacılığın “Yapacak bir şey yok” kolaycılığı içinde toplu sözleşme masalarında kazanılmış haklardan dahi feragat eden ücret artışlarını enflasyon oranına endeksleyen sendikacılıktan ibaret olmadığını ortaya koyuyorlar. Grevciler, 1963 Kavel grevinde,1986 Netaş grevinde olduğu gibi bir grevle, bir eylemle, bir direnişle korkunun, teslimiyetin,boş vermişliğin istilasına rağmen yazgının değiştirilebileceğini göstermek istiyorlar.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Grev / Kavel / Metal İşçileri Grevi / Netaş /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.