Düzene Mecbur Olmak

Ömer Yıldız - 24 Nisan 2011 - Türkiye / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Seçimlerde oy kullanmak da kullanmamak da düzen içinde. Tartıştığımız siyasetler, olaylar düzen içinde. YSK’nın veto ettikleri, onay verdikleri bu oyunun içinde. İcazet beklemişsin; görmüşsün ya da görememişsin.

İcazet görmüşsen düzene karşı olduğunu söylemeye daha bir mecbur; seçim kanunu değişmeli, baraj düşmeli, haksızlıklar son bulmalı demişsin. İcazet görmemişsen; düzen içinde kalmaya hevesli olduğunu gösterir; haksızlık yapıldı, aslında biz de uygunduk diye feryad-ı figan etmişsin.

Düzen içinde, savcılıktan “iyi hal” kağıdını, mahkemeden kararını, fiyakalı fotoğrafını teslim etmişsin. Sonra da bu düzen bozuk demişsin.

Düzen bozuk.

Bozuğu tamir ederler benim bildiğim. Tamir olmuyorsa yenisini yaparlar. Bozuk olduğunu bile bile katılmazlar düzene.

Bazıları önder, bazıları idol oldular. Onlara bakarak devrim şarkıları söyledik. Onlara şarkı yazdık, marş besteledik.

Düzeni doğru bulanı anlarım, düzen içinde hareket etmesi de yanlış değil; inanmış bu düzenin doğruluğuna ve kendince mücadele ediyor. Nasıl kızarım doğru bildiğini yapmasına, bu uğurda mücadele etmesine. Benim anlamadığım yanlış dediği yolda yürüyenler. Bozuk olduğunu söylediği düzene entegre olanlar.

Birileri çıksın söylesin, yazsın, konuşsun; biz mücadele hattını yanlış örmüşüz, aslında parlamenter sistemde mücadele etmemiz gerekli desin. Yoksa lider bildiklerime inancım kalmayacak. Yazdıklarınızın doğruluğu konusunda şüphem olacak.

Siz düzen içinde yer alıyorsanız daha önceden kapitalist düzenin şirketlerine danışman olanlar da yanlış yapmadı. Düzenin gazetelerinde düzene övgü düzen “dönek” dediklerimiz de yanlış yapmadı.

Siz alanlarda yemin ettiniz 1 Mayıslarda, anmalarda. Şimdi kürsüde yemin edeceksiniz. Hangisi geçerli olacak. Hangi yeminde bir ayağınız havada oldu, olacak.

Artık emsalsiniz bizlere. Bizler de gelecek seçimlerde düzen içinde hareket edip girelim meclislere, encümenlere. Hangi parti seçilecekse içinde olup devrimci duruşumuzu sergileyelim.

Her partiden olmaz diyeceksiniz belki. Neden olmasın? Aynı tencerede et te pişiyor sebze de. Et sebzeye, sebze ete benzeyecek biraz. Ha az benzemişsin ha çok fark eder mi?

Seçildiğiniz gün bir basın açıklaması yapın. Geçmişte yaptığımız “yanlış” işler için özür dileriz. Artık düzen içinde düzene karşı mücadele edeceğiz deyin. Belki ben inanırım. Ancak sanırım Denizler inanmaz. Mahir olanlar anlar bu şekilde düzenin değişmeyeceğini.

Biliyorum iyi niyetle yapıyorsunuz bu işleri ancak yol açıyorsunuz geleceğe, gençlere. Rol-modelsiniz bildiğiniz gibi.

Kime mi diyorum?

Hala sevdiklerime…

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 2011 seçimleri / Devrim / sosyalist sol /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.