1 Mayıs Ticareti

Ömer Yıldız - 30 Nisan 2011 - İşçi Gündemi / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

1 Mayıs’lar emekçinin, işçinin bayramı günler. Hep birlikte mücadele ettiğimiz günlerden sonra gene hep birlikte eğlendiğimiz, coştuğumuz günler.

Büyük şehirlerde en anlamlı alanlarda emekçiler coşku içinde kutlarken küçük illerde en uygun alanlarda bazen katılımcıdan daha çok polis katılımı ile kutlanır 1 Mayıslar.

Afyon 1 Mayıs kutlamalarının bir çoğunda organizasyonda yer aldım. Resmi işlemler, sloganlar, kortej oluşturma, alan hakimiyeti, kontrolü, ses, müzik vs bir sürü alanda hazırlık. Belli bir süreklilik sağladığınızda en azından geçmiş hatalardan ders alarak  daha iyi organizasyon yapıyorsunuz. Bütün yapılanlara baktığınızda bulunduğunuz yerdeki katılım durumuna göre oldukça önemli bir organizasyon yapıyorsunuz.

Ses düzeni kiralamaları, araç temini, flamalar, bayraklar…

Pek çok yerde (maalesef) katılımı arttırmak için konser. Bu konserlerde emekçi kitleye hitap eden sanatçılar sahne alırlar. Yani potansiyel olarak, devrimci, değilse solcu, olmadı özgün müzik yapan diye bir takım kriterler aranır.

Afyon gibi küçük illerde, bir de 1 Mayıs’ı bayram değil de solcuların fenalık yapacakları gün gibi yanlış algıya sahip insanların çok olduğu yerlerde bu tip konserler daha da önemli hale geliyor. İşte pazarlıklar burada başlıyor. Sahneye çıkacak sanatçı doğal olarak emeğinin karşılığını istiyor. Önemli bir kısmı beni boş verin ekibimin emeğinin karşılığını verin, gidiş geliş, konaklama, yemek masrafı geliriz diyor. Böyle olduğu zaman size de bir güven geliyor dayanışma konusunda. Devrimci birliktelik bu diyorsunuz. Çünkü o alandaki emekçiler aldıkları kaset, cd’lerle o sanatçıları bugünkü durumlarına getirenler. Alanlarda emekten yana tavır koyan emekçilerin bayramında sahne alanlar bu ortama uygun olmalıdır.

1 Mayıs etkinliklerinde kazanç günü gibi heyecanlanmak ya da siz yapmasanız bile menajerinizle emekçilerin irtibat kurması ve emeğin bayramında pazarlık yapması hoş bir durum değil. Emekçilerin sevgisi ve parasıyla bu günlerine gelenlerin, Afyon gibi illerde 20 lira ücret ile emekçi bayramında “devrimci” sanatçılar olarak izlemesi doğru gelmiyor bana. Başka bir gün 50 liraya çıksın sahneye anlarım. Ya da başka zaman parayı az bulup gelmesin haklılık payı olabilir. Bu gün 1 Mayıs, bayram. Yılbaşını bekleyen “para sanatçıları” gibi emekçilerin 1 Mayısını beklemek yanlış geliyor bana.

Sakın yanlış anlaşılmasın; elbette emek harcıyorlar ve isimleri bile yetiyor insanları coşturmaya. Sanatlarının zirvesindeler. Fakat bütün bu hale alandaki emekçiler gibi düşündükleri için geldiler. Yoksa, her sesi güzeli, sevmedik. Her sanatçıyı kendimizden hissetmedik. Onlar’ı sevdik ve değer verdik.

“1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı”

Ben bayramımda ne yapıyorsam kendim için sınıf dayanışması adına yapıyorum, yaptım. Emekçiler de böyle yapıyor. Sanatçı dostlarımız da böyle yaparsa bizi mutlu ederler. Biz onları maddi manevi zaten destekledik ve desteklemeye devam edeceğiz.

Bayramda, emekçi bayramında birlikte coşalım. Sen şarkı söylerken benim aklıma sana verdiğim para gelmesin. Sen şarkı söylerken seni kiralamış gibi düşünmeyeyim. Sen şarkı söylerken seni ben beni sen göreyim.

Yaşasın 1 Mayıs…

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 1 Mayıs 2011 / afyonkarahisar /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.