2010 Yılı 1 Mayıs Kürsüsü Nasıl İşçileştirildi (Metin Arslan, TEKEL İşçisi)

N. Cemal - 6 Mayıs 2011 - İşçi Gündemi / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

2010 1 MAYIS KÜRSÜSÜ NASIL İŞÇİLEŞTİRİLDİ?

1 Mayıs 2010’da, sendika bürokrasisine ve sınıf mücadelesi içindeki teslimiyetçi tutumlarına tepki gösteren Direnişteki İşçiler Platformu, Taksim 1 Mayıs kürsüsüne çıktılar. Alanı dolduran kitlenin fiili sözcüsü olan direnişçi işçilerden Cevizli TEKEL işçisi Metin Arslan’la 2010 1 Mayısı’nı ve kürsüye çıkış nedenlerini konuştuk.-N.Cemal/22.04.2011

78 gün süren Ankara direnişinizden söz eder misin?

TEKEL işçileri olarak 4 C kölelik yasasına karşı 78 gün boyunca Ankara’da direndik. AKP Hükümeti’ne ve Ankara’nın soğuk hava koşullarına karşı mücadele eden biz TEKEL işçilerinin karşısında sendika ağaları da vardı. 78 günlük direnişimizin doruk noktasındayken Tekgıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel tarafından mücadelemiz bitirildi. Kölelik yasası 4 C’ye karşı kesin bir sonuç alabilmemizin ve direnişimizden etkilenen AKP Hükümeti’nin yıpranmasının fiilen önüne geçmiş oldular.

Mustafa Kumlu’yla da, Mustafa Türkel’le de karşı karşıya geldiniz?

Tekgıda-İş’in işbirlikçi tutumu TEKEL işçileri içinde kıpırdanmalara, sendika ağalarına karşı tepki ve uyanışa neden oldu. TEKEL işçileri olarak, Nisan 2010’da gerçekleştirilen göstermelik Sakarya caddesi eylemine ve Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu’ya tepki gösterdik. Tepkimizin hedefinde, verdiği eylem sözlerini yerine getirmeyen Mustafa Türkel de vardı.

TEKEL direnişinin etkilediği süreç ve Direnişteki İşçiler Platformu’na dair neler diyeceksin?

TEKEL direnişçileri olarak tutuşturduğumuz mücadele ateşinin diğer alanlara sıçradığını gördük. Bu sıçrama, yaşadığımız gerçeklikler nedeniyle sendika bürokrasisine karşı bir niteliği de içinde taşıdı. Bulunduğum İstanbul’daki direnişlerde, belirginleşen bu etkiyi örgütlü bir hale getirmek istedik. Direnişteki İşçiler Platformu böyle oluştu. Devam etmekte olan İtfaiye işçileri direnişi, İSKİ direnişi, Sinter Metal direnişi, Marmaray direnişi, Samatya direnişi, ATV-Sabah grevi ve atık kağıtçılar TEKEL işçileriyle güç birliği oluşturdular. İddia edilenlerin aksine, Direnişteki İşçiler Platformu hiçbir siyasi yapının ekseninde ve uzantısı niteliğinde olmadı. Elbetteki destek ve dayanışma gördük. Yol almak ve sınıfsal kazanımlar elde edebilmek için grupsal çekişmelere kapı aralamamak gerektiğini düşünüyorduk.

Direnişteki İşçiler Platformu’nun zemininden de bahseder misin?

İtfaiye direnişi, sonradan Hak-İş’e geçecek olan sendika yöneticileri tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne satıldı. Sinter Metal’deki fabrika işgali sendika eliyle sona erdirilerek sönümlenmeye bırakıldı. Sendikacılar, İSKİ ve Marmaray direnişlerine mesafeli durdular. Atık kağıtçılar ise en güvencesiz kesimimizdi ve sendikaların ilgisini çekmedi. Platformun temel dayanağı militan bir sınıf mücadelesi çabası ve sendika ağalarına karşı refleksimizdi.

1 Mayıs 2010 sürecine nasıl geldiniz?

DİSK ve KESK, TEKEL işçilerinin eleştiri oklarını üstünde toplayan Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu ile birlikte 1 Mayıs’ı kutlama kararı aldı. Türk-İş ise, Hak-İş ve Kamu-Sen’i bu kervana ekledi. 1 Mayıs’ın içeriği bu haliyle belli olmuş ve sendika ağaları başrole oturmuştu. Hükümet onaylı şaşalı bir törenle kendilerini ve ihanetlerini aklayacaklardı. DİSK ve KESK’in tercihi de bu ittifak olmuştu. Oysa 1 Mayıs alanını mücadeleleriyle kazananlar biz işçilerdik.

Direniş ve mücadelelerini sürdüren TEKEL, İtfaiye, İSKİ işçilerinin başını çektiği Direnişteki İşçiler Platformu olarak bu duruma karşı çıktık ve bazı toplantılarda tepkilerimizi önceden dile getirdik. Sosyalistlerle paylaştık. Sol gruplar Taksim alanına girmeden önce sendika bürokratları kürsüye çıkıp şovlarını yapacaklar, kamuoyuna ve gazetelere de 2010 1 Mayıs’ını kazandıklarını ilan edecekler dedik. Bu duruma karşı birliktelik önerdik, destek istedik. Sonuç alamadık. İş bize düşmüştü.

Taksim 1 Mayıs alanına nasıl geldiniz?

TEKEL işçileri olarak Şişhane güzergâhından 1 Mayıs alanına giriş yapacak olan Türk-İş kortejinde yerimizi aldık. 1 Mayıs öncesinde Türk-İş yönetimine talebimizi ileterek, TEKEL mücadelesinin devam ettiğini ve kortejin en önünde yer almamız gerektiğini söyledik. Türk-İş, böyle bir şeyin mümkün olmadığını ve hangi sendika önce gelirse onun önde yer alacağını söyledi. Durum ortadaydı. 1 Mayıs günü Tekgıda-İş korteji direnişteki TEKEL işçileri tarafından oluşturuldu. 1 Mayıs alanına giren kontrol noktalarından sonra, bir dönem Kumlu’nun başkanlığını yaptığı Tes-İş’in aniden TEKEL kortejini yararak öne geçtiğini gördük. Türk-İş bürokratları da onlarla birlikte en öne geçerek yerlerini aldılar. İşçi mücadeleleri ve devrimcilerin direnişleri sonucu kazanılan Taksim Meydanı, sanki Türk-İş bürokrasisinin kazanımıymış gibi sunulmakta, bürokratlar da öyle davranmaktaydı. Başını ezmeye çalıştığı bizim gibi direnişçi ve mücadele eden işçilerin sırtına basarak alana girecek ve hava atacaklardı. Sendika ağalarını mücadele içinde tanıyan TEKEL işçileri olarak, Tes-İş kortejini ve sendika bürokratlarını kenara ittik ve bileğimizin gücüyle öne geçtik…

1 Mayıs Kürsüsüne nasıl çıktınız?

Türk-İş kortejinin 1 Mayıs alanına girmesi ve sendika ağalarının kürsüye çıkmasıyla tepki ve öfke doruk noktasına ulaştı. Kumlu kürsüde göründüğü anda da alanda bulunan bütün kitle tarafından ‘yuh’landı ve ıslıklandı. Protesto edildi. Tam zamanıydı ve sendikal bürokrasiyi çok iyi tanıyan işçiler olarak alandaki kitlenin duygularına tercüman olmamız gerekiyordu. Kürsüye yöneldik.

Ve kürsü gerçek sahiplerinin oldu…

TEKEL, İtfaiye, İSKİ, Marmaray, Sinter ve Samatya işçileri olarak, sözde ilerici ve demokrat sendika temsilcilerinin engelleme ve baskılarını boşa çıkararak kürsüye çıktık. Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu’nun, mücadele ederek 1 Mayıs alanını kazanan kitleye yalanlar söylemesine ve kara propaganda yapmasına izin vermedik. Sadece Türk-İş’in değil, Hak-İş ve Kamu-Sen’in sendika ağalarının konuşmasına da izin vermedik. TEKEL işçileri olarak, Direnişteki İşçiler Platformu’nun ortak bildirisini okuduk. 1 Mayıs kürsüsünü işçileştirildik. Evet, kürsü gerçek sahiplerinin oldu.

1 Mayıs 2011 için dersler çıkarıldığını umuyoruz…

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 1 Mayıs 2010 / TEKEL /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.