Özgürlük ve Demokrasi Adayları Seçim Beyannamesi

Sol Defter- Haber - 7 Mayıs 2011 - 2011 Seçimlerine Doğru / Teorik Tartışmalar / Türkiye Solu / Ulusal Sorun

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Bloğun seçim beyannamesi

DİHA – Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloğu, 12 Haziran Genel Seçimleri Seçim Beyannamesi’ni açıkladı. 38 sayfalık beyanname “Demokratikleşme”, “Ekonomi, eğitim ve sağlık”, “Çevre, doğa ve ekoloji”, “Gençlik”, “Kent”, “Engelliler”, “Dış politika” ve “Kadın” şeklinde

DİYARBAKIR – Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloğu, 12 Haziran Genel Seçimleri Seçim Beyannamesi’ni düzenlediği basın toplantısı ile açıkladı. Sümerpark Resepsiyon Salonu’nda düzenlenen basın toplantısına, BDP eş Başkanları Hamit Geylani ile Filiz Koçali, Bağımsız Milletvekili adayları Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak, Sırrı Süreyya Önder, Altan Tan, Emine Ayna, Ahmet Levent Tüzel, Fatma Kurtulan, BDP’li belediye başkanları ile yurttaşlar katıldı. Toplam 38 sayfalık beyannamenin özet bölümünün bir kısmı Selahattin Demirtaş tarafından açıklanırken, Kadın ile ilgili bölümü ise Gülten Kışanak tarafından açıklandı. Demirtaş, açıklama öncesi 6 Mayıs Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilişinin yıldönümü olması nedeniyle Denizleri anarak konuşmasına başladı. “Demokratikleşme”, “Ekonomi, eğitim ve sağlık”, “Çevre, doğa ve ekoloji”, “Gençlik”, “Kent”, “Engelliler”, “Dış politika” ve “Kadın” şeklinde 8 başlıktan oluşan beyannamenin 7 başlığını açıklayan Demirtaş, başlıkları tek tek açarak projelerini aktardır.

Demokratikleşme

“Demokratikleşme” başlığını anlatan Demirtaş, “Demokrasinin 4 yılda bir yapılan seçimlerden ibaret olmadığını, halkın ve tüm bireylerin, yaşamın her saniyesinde kendisi ve başkaları ile ilgili olarak söz söyleme, yönetime doğrudan katılma, hesap sorma, denetleme ve tüm değerleri ile birlikte barış içinde yaşamak olduğunu AKP’ye göstermek durumundayız” dedi. Demirtaş, Türkiye’nin demokratikleşme hedeflerini, “Özgürlükçü ve demokratik Anayasa”, “Kürt sorununda demokratik çözüm”, “Hakikatleri Araştırma Komisyonu’nun kurulması”, “Siyasi partiler kanunu ve seçim barajı”, “Demokratik özerk yönetimlerin kurulması”, “YÖK ve MGK’nin kaldırılması”, “Yargı reformu”, “Anadilde eğitim”, “Siyasi af”, “İfade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması”, “Diyanet işleri Başkanlığı’nın kaldırılması”, “Cemevleri’nin ibadethane statüsüne kavuşturulması”, “Milletvekilleri dokunulmazlıklarının kaldırılması” ve “Dini ve etnik azınlıklara eşit yurttaşlık hakkı” şeklinde açıkladı.

‘Özgürlükçü ve demokratik Anayasa’

12 Eylül darbe anayasasının hiçbir meşruiyetinin kalmadığı bir dönemde, özgürlükçü, demokratik, eşitlikçi, halktan yana bir anayasayı inşa edeceklerini ifade eden Demirtaş, “Herhangi bir ideolojiyi dayatmayan, ulusu ve vatandaşlığı etnik temelde tanımlamayan, devletin yetkilerini sınırlayan, bireysel-kolektif haklara dayalı, emekten yana, cinsiyet özgürlükçü, doğaya saygıyı insana saygıyla bir tutan, Türkiye’nin bütün farklı kültürlerini, inançlarını, değerlerini koruyan yeni bir anayasayı hep birlikte yapacağız. Anayasa yapmayı sadece parlamentoya bırakmak yerine, bir anayasa hareketi şeklinde uzun soluklu bir halk mücadelesi ile hem taleplerimizi görünür kılacağız, hem de anayasayı halkla birlikte inşa edeceğiz” dedi.

‘Kürt sorununda demokratik çözüm ve barış’

Kürt sorununun çözümüne yönelik beyannamede yer alan bölümü okuyan Demirtaş, “Hiç kimsenin demokratik, barışçıl çözüm dışında bir seçeneği arzulamadığı Kürt sorunu da artık bu dönemde kesinlikle çözülmek zorundadır. Geçmiş yılların muhasebesini vicdanlarımıza danışarak yapmak ve Kürt Sorunu nedeniyle halen akmakta olan kanı durdurmak bir vaat değil, bir görevdir artık. Halk barış için bu kadar istekli ve umutlu iken, AKP’nin oyları ve çıkarları uğruna yeniden savaşın başlamasına izin vermeyeceğiz. Bir yandan çatışmadan beslenen öte yandan kendisi dışında herkesi savaş yanlısı ilan eden AKP’nin iki yüzünü de teşhir edeceğiz ve kalıcı barış için inisiyatif alacağız. Sorunun demokratik siyaset zemininde çözülmesi için projelerimizle, pratiğimizle kalıcı barışı sağlayacağız. Hiçbirimizin 30 yıl daha yaşanacak bir savaşa, kaybedilecek tek bir cana, yitirilecek servete tahammülü kalmamıştır. Çözümsüzlükte direten, halkların birlikte, barış ve kardeşlik içinde yaşaması yerine siyasi ve ekonomik rantları için savaşa, karmaşaya, acıya ve göz yaşına Türkiye toplumunu mahkum eden bütün iktidarlar gibi AKP hükümetini de tarih karşısında hesap vermeye zorlayacağız, çözümü iktidardan medet umarak değil, kendi öz gücümüzle ve kararlılığımızla bizler ortaya çıkaracağız” dedi.

‘Hakikatleri Araştırma ve Adalet Komisyonu’

Demirtaş, çözüm için geçmiş dönemlerde ve yakın zamanda yaşanmış olmasına rağmen, üstü örtülmüş bütün toplumsal acıların, insan hakları ihlallerinin, katliamların, sürgünlerin, askeri darbelerin, işkencelerin, faili meçhul cinayetlerin, köy yakmaların ve kayıpların sorumluların açığa çıkarılması, faillerinden hukuk içerisinde hesap sorulması, mağduriyetlerin ve toplumsal travmaların giderilmesi açısından, kurulacak bir Hakikatleri Araştırma ve Adalet Komisyonu ile geçmişle yüzleşme sağlanacağını belirterek, “Dersim, Ağrı, Zilan, Maraş, Çorum, Sivas katliamları da bu komisyon tarafından araştırılarak bütün gerçeklerin açığa çıkarılacaktır” dedi.

‘Siyasi Partiler Kanunu ve seçim barajı’

Demirtaş, çözüm için bir diğer adım olan Siyasi Partiler Kanunu ve seçim barajını da şöyle ifade etti: “Siyasi partilerde lider sultasına kesinlikle son verilecek, tabanın, seçmenlerin, üyelerin parti yönetiminde etkili olduğu ve kararlara doğrudan katılabildiği düzenlemeler yapılacaktır. Siyasi partilerdeki kadın ve gençlik yapılanmaları özerk meclisler şeklinde düzenlenecek ve parti politikalarında doğrudan etkili olmaları sağlanacaktır. Seçim barajı tümden kaldırılacaktır. Cinsiyet kotası ile yönetimde temsil kademelerinde eşitlik sağlanıncaya kadar pozitif ayrımcılık yapılacaktır. Eş başkanlık sistemi yasallaştırılacaktır. Siyasi partilere yapılan hazine yardımı seçime girme yeterliliğine sahip bütün partilere eşit olarak dağıtılacaktır.”

‘Demokratik özerk yönetimler kurulacak’

“İdari yapının demokratikleştirilmesi için çözüm önerimiz, bölgesel yönetimler şeklinde tanımladığımız Demokratik Özerk’liktir” diyen Demirtaş, “Demokratik öz yönetim anlamına gelen Demokratik Özerkliği, demokratik cumhuriyet’in özüne uygun niteliklerinin pekiştirilmesi olarak görmekteyiz. İddia edildiği üzere bölünmenin ve parçalanmanın değil; demokratik birliğin, doğrudan ve katılımcı demokrasi modelinin güvencesi olacak olan Demokratik Özerklik’ in hayata geçirilebilmesi için yeni anayasa çalışmalarıyla birlikte siyasi ve idari yapılanmada köklü bir reforma gidilmesi gerekmektedir. Bu temelde Türkiye sosyo-ekonomik yapılarına göre 20-25 özerk bölgesel yönetime ayrılacak. Merkezi yönetimle, yerel yönetimler arasında idari ve siyasi yönetim organı olarak işlev görecek bu özerk bölgesel yönetimler işleri kolaylaştıracak ve hızlandıracak, halkın yönetime doğrudan katılımını sağlayacak, demokratikleşme açısından önemli bir adım olacaktır. Bu idari modelde, birbiriyle yoğun bir şekilde sosyo-kültürel ve ekonomik ilişki içinde bulunan komşu illeri kapsayan, yapı olarak seçimle iş başına gelen il genel meclislerine benzeyen âdem-i merkeziyetçi bölgesel meclis olacaktır. Emniyet ve adalet hizmetleri merkezi hükümet ve bölge meclisleri tarafından ortak yürütülecektir. Tüm ülkede geçerli olan resmi dil Türkçenin yanında, bölgeler kendi özgün ihtiyaçlarına göre başka dilleri de ikinci, üçüncü dil olarak kullanabilecektir. Bölge meclisleri gelişmişlik düzeylerine ve nüfusa göre her yıl merkezi hükümetin aktardığı bütçenin yanında, kendi yerel gelir ve gelir kaynaklarından pay alarak hizmetlerin yürütülmesini sağlayacaktır. Az gelişmiş ve yoksul bölgelere merkezi yönetim tarafından pozitif ayrımcılık uygulanacaktır. İttifakımız, böyle bir yapılanmayla demokratik cumhuriyet’in inşasında önemli bir aşama kat edileceğine inanmaktadır” dedi.

Beyannamede yer alan çözüm için diğer projeleri de Demirtaş, “YÖK ve MGK’nin kaldırılması”, “Yargı reformu”, “Anadilde eğitim”, “Siyasi af”, “İfade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması”, “Diyanet işleri Başkanlığı’nın kaldırılması”, “Cemevleri’nin ibadethane statüsüne kavuşturulması”, “Milletvekilleri dokunulmazlıklarının kaldırılması” ve “Dini ve etnik azınlıklara eşit yurttaşlık hakkı” şeklinde açıkladı.

Ekonomik, eğitim ve sağlık

Beyannamenin 2. başlığı “Ekonomi”, “eğitim ve sağlık” oldu. Demirtaş, “Gelir dağılımında adalet, Yoksulluğa karşı sadaka değil; insanca geçinme ve sosyal güvence, işsizliğe karşı insanca çalışma, herkese eşit parasız sağlık ve sosyal güvence hakkı!” dedi. Tekelleşmeye karşı katılımcı toplum ekonomisini savunduklarını belirten Demirtaş, “Her şeyi, kar amaçlı piyasanın insafına bırakan anlayışa karşı, ekonominin hukuki ve ahlaki bir temele kavuşturulması, Eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve barınma gibi temel toplumsal hizmetlere, ulaşım, enerji gibi alt yapı alanlarına öncelik verilerek daha fazla kaynak aktarılması, Bölgeler arası eşitsizliğin giderilmesi, Ekolojik dengenin korunması ve ekolojik yaklaşımı esas alan uygulamaların geliştirilmesi, Kadınların ekonomik ve sosyal statülerinin geliştirilmesi, Sivil toplum yapılarının ekonomide yönetim ve denetim rollerinin geliştirmesine dayanmaktadır” dedi.

‘Kalkınma projeleri oluşturulacak’

Demirtaş, bunun için, “Ekonomi yönetimini hükümetin dışında meslek grupları ve sivil toplum örgütleri aracılığı ile üreticilerin, tüketicilerin ve çalışanların yönetime katılmasını ve denetlemesini sağlayacak mekanizmalar Merkezi, Bölgesel ve Yerel düzeyde oluşturulacak. Siyasal ve ekonomik demokrasi temelinde sanayileşmenin, tarımın, hayvancılığın, bilim ve teknolojinin toplumun genel çıkarlarına göre geliştirilmesi için çalışanların da emeği karşılığında iştirak ettiği çok ortaklı modern demokratik işletmeler ve kooperatifler aracılığı ile toplumun ekonomik yaşama katılımı hedeflenecek. Kalkınma projeleri Yerel ve Bölgesel Yönetimler ve Sivil Toplum Örgütlerinin katılımı ile oluşturulacak. Bölgesel eşitsizliklerin giderilmesinde belli yatırımların yoğunlaştırıldığı Bölgesel Kalkınma Merkezleri kurulacak. Geri bırakılmış bölgelere aktarılmak üzere Merkezi Kalkınma Fonu oluşturulacaktır. Adaletsiz vergi sistemine son verilecektir. Gelir dağılımında eşitsizliğe son verilecek. İşsizliği önlemek için yapılması gereken şey, öncelikle katılımcı demokrasiyi her alanda esas alan Özerk Bölgesel Yönetimlerin oluşturulmasıdır. Bölgesel yönetimler eliyle; bölge yönetimleri eliyle özellikle et ve süt ürünleri, arıcılık, hayvancılık yanında; buğday, fındık, çay, üzüm, zeytin gibi tarımsal ürünlere yönelik özel havzalar oluşturulacak, tarımın geliştirilmesine öncelik verilecek, çalışanlar güvenceli istihdam koşullarına kavuşturulacak. Uygulanacak yüksek kotalarla ithalat önlenerek, yerli üretim teşvik edilerek desteklenecek. Boşaltılan köylerin merkezi hükümetin kaynak aktarması sureti ile günümüz gerçeklerine uygun yeniden inşa edilmesi sağlanacak, tersinden göç, teşvik edilerek, desteklenecek. Üretim, tüketim ve kalkınmayı içerecek şekilde entegre kooperatifçilik sistemine dayalı bölgesel kalkınma planları oluşturularak, özellikle kooperatifler eliyle yapılacak yatırım ve istihdam sağlayıcı çalışmalar teşvik edilerek desteklenecek. Özelleştirmelere son verilecek, kamu eliyle yatırım ve istihdam politikalarına ağırlık verilecek, çalışma süreleri aşağı çekilerek daha fazla istihdam olanakları yaratılacak. Taşeron işçiliği adı altında sürdürülen emek sömürüne son verilecek. Çalışma yaşamına katılımda başata cinsiyet olmak üzere dil, din, etnisite ve cinsel yönelimlerinden dolayı dezavantajlı durumda olan yurttaşlarımıza pozitif ayrımcılık yapılacak” dedi.

‘Eğitim temel ve her kademesi ücretsiz bir kamu hizmeti haline getirilecek’

Eğitim hizmetleri özerk bölge meclislerine bağlı olarak yürütüleceğini belirten Demirtaş, “İkili eğitimden tekli eğitime geçilecek, sınıf mevcutları en fazla 24 öğrencili olacaktır. Eğitim emekçilerinin aldıkları tazminatlara ilişkin oranlar en az yüzde elli arttırılacak; hizmetli ve memurlara, yaptıkları islerin niteliği göz önünde bulundurularak, ek özel hizmet tazminatı ödenecektir. Üniversitelerde, başta araştırma görevlileri olmak üzere, iş güvencesinden yoksun olarak çalışan tüm üniversite çalışanları kadroya alınacaktır. Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasından derhal vazgeçilecek, sözleşmeli çalışan öğretmenlere kadro verilecektir. Sokak çocukları ve kimsesiz çocuklar her türlü istismara açık biçimde, madde bağımlılığına yakalanarak yaşamları kötü koşullarda sürdürmektedirler. İttifakımız bu çocuklar için barınma, eğitim, rehberlik ve sağlık hizmetlerini alabilecekleri merkezler oluşturacak. Özel bakım gerektiren yaşlılık ve hastalık halleri sosyal sigorta kapsamına alınacak. Kaçak istihdamla etkin mücadele edilecek, tüm çalışanların sosyal güvenlik kapsamına alınması için caydırıcı tedbirler alınacak. Sağlık hizmetlerinin kamu tarafından ücretsiz verilmesi, koruyucu sağlık hizmetlerini temel alan halk sağlığı politikalarının uygulanması temel öncelik olarak ele alınacak. Sağlık ve sosyal güvenlik hizmetlerinde iller ve bölgeler arası eşitsizliği ortadan kaldırmak, hizmetlerin yerelleşmesi ile mümkün olacaktır. Bu çerçevede sağlık hizmetleri, oluşacak Özerk Bölgesel Yönetimlere devredilecek. Sağlık hizmetlerinde herkesin kendi anadilinde hizmet alması sağlanacak. Yeşil kart uygulamasına son verilecek. Her yurttaşın sağlık hizmetinden ücretsiz ve eşit bir şekilde yararlanması garanti altına alınacak. Tarım ve hayvancılık sektörünün bitirilmesine izin verilmeyecek” dedi.

‘Kooperatifleşme esas alınacak’

“Kooperatifleşme esas alınacak” diyen Demirtaş, “Kooperatiflerin konfederal bir yapı içinde tamamen özerk bir yapıya kavuşmaları için yasal düzenlemeler yapılacak, maddi yönden çok güçlü kurumlar haline gelmesi sağlanacak; her türden siyasi müdahale ve yönlendirmeye karşı etkin tedbirler alınacak. Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerinin tarım ürünleri piyasalarının düzenlenmesinde etkin olabilmeleri için tedbirler alınarak, günümüz gerçeklerine uygun yeni düzenlemelere gidilecek; tarımsal kalkınmada, kooperatiflere belirleyici düzeyde rol biçilecektir. Boşaltılan köylerin isteğe bağlı olarak ve köylülerin arzusu doğrultusunda yeniden inşası sağlanarak bu bölgelerde atıl durumda olan tarım arazileri faaliyete geçirilecektir. Bu köylülere, uğradıkları zararlar hiçbir zorluk çıkarılmadan ödenecek, köye dönüş ve tarım, hayvancılık için hibe yardımlarda bulunulacaktır. Kooperatifler ve hizmet alacak kesimlerden oluşturulacak fondan karşılanması koşulu ile Sorumlu Danışmanlık Sistemi geliştirilecek. Tarım ve hayvancılıkta doğal kaynakların ve çevrenin korunması, geliştirilmesi, gen kaynaklarının korunması, ekolojik tarımın verimde bir azalma yaratmayacak önlemler alınarak yaygınlaştırılması esas alınacak, tohumda dışa bağımlılığa son verilecek” dedi.

Çevre, doğa ve ekoloji

Çevre, doğa ve ekoloji alanlarına ilişkin projelerini anlatan Demirtaş şöyle devam etti: “Ormanlık alanların ne sebep altında olursa olsun talanına, özelleştirilmesine, inşaat alanı olarak kullanılmasına izin verilmeyecek. Akarsuların, denizlerin, göllerin, yer altı sularının ve toprağın sanayi atıkları ile kirletilmesi kesinlikle engellenecek. Hasankeyf, Munzur, Allionai, gibi tarih ve kültür mirasları, Karadeniz’deki doğal güzellikler HES’lere kurban edilmeyecek, buralarda başlayan HES faaliyetlerine derhal son verilecek. Siyanürle altın arama uygulamasına son verilecek. Nükleer enerji ve fosil enerji kaynakları yerine; “Merkezi Enerji Konseyi”nce hazırlanacak; yeterli, yerli, çevreci, temiz, sürdürülebilir yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının sağlanmasını amaçlayan yeni bir; “Merkezi Enerji Strateji Planı” oluşturulacak. Ekolojik yapıyı ve toplum yararını gözeten bir politika izlenecek, özelleştirmelere son verilecek, enerjinin üretimi, iletimi ve dağıtımı merkezi olarak planlanacaktır” dedi.

Gençlik

Demirtaş, gençliğe ilişkin Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’nun projelerini de şöyle açıkladı: “Gençler sınav merkezli eğitimin yarattığı sömürü ortamından kurtarılacak, Anadillerinde eşit ücretsiz, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda eğitim almaları ve meslek edinmeleri sağlanacak. YÖK kaldırılarak, üniversiteler özerk, bilimsel ve demokratik bir yapıya kavuşturulacaktır. Ailelerden ve öğrencilerden harç, katkı payı, masraf, bağış ve benzeri isimler altında para tahsiline son verilecektir. Üniversite öğrencilerinin barınma, beslenme, ulaşım, eğitim öğretim ihtiyaçları, sosyal ve kültürel faaliyetlerine ilişkin giderleri ücretsiz olarak karşılanacaktır. İhtiyacı olan bütün öğrencilere karşılıksız öğrenim bursu sağlanacaktır. Yükseköğretim herkes için bir hak olarak kabul edilecek ve güvenilirliğini yitiren ÖSYM ile birlikte üniversiteye giriş sınavları kaldırılacak, isteyen herkes orta öğretimdeki başarısı, yetenek alanı ve talebi doğrultusunda bir üniversiteye yerleştirilecektir. Gençliğin siyasete katılımını engelleyen tüm yasal düzenlemelere son verilerek, seçilme yaşı da seçme yaşı gibi 18’e çekilecektir. Zorunlu askerlik uygulaması kaldırılacak. Vicdani red hakkı yasallaşacaktır.”

Kent

Kentleşmeye ilişkin de Demirtaş, şunları belirtti: “Emek ve Özgürlük Bloğu, öngörülebilir yer, su ve hava hareketleri ile uyumlu, doğal çevreye zarar vermeyen, kent yoksullarını gözeten, toplumsal yararı, planlamayı ve katılımı esas alan kent planlaması öngörür. Kentte yaşayan tüm kadın, erkek ve çocukların karar süreçlerine katılımı esastır. Kentsel yönetim mekanizmaları (Demokratik Kent Konseyleri), kentsel mekânı sermaye birikim stratejilerine tabi kılma çabasına karşı direnen emekçileri ve ezilenleri yan yana getirecek biçimde tesis edilir. Kentsel dönüşüm politikaları, yoksul kent emekçilerinin kent dışına sürgün edilmesiyle sonuçlanmakta; toplumsal dayanışma pratiklerini ve kültürel çeşitliliği zayıflatmaktadır. Kent topraklarını rekabete ve sermaye birikimine açan, rant doğuran kapitalist zihniyet ve politikalarla mücadele edilecektir. Eko kentlerin kurulması teşvik edilecek, yerel yönetimlerin bu konuda ki projeleri desteklenecektir.”

Engelliler

Engellilere yönelik bloğun projelerini de açıklayan Demirtaş, “Engellilere yönelik gizli veya açık ayrımcılıkla etkin biçimde mücadele edilmeli, engellilerin siyasetin karar mekanizmalarında etkili biçimde yer alabilmesinin koşulları yaratılacaktır. Yeni yasama döneminde TBMM öncelikli olarak Birleşmiş Milletler Engellilerin İnsan Hakları Sözleşmesini onaylayacaktır. Günümüzdeki standartlara uygun olmayan ve yüz binlerce engelliyi mağdur duruma düşüren engelli tanımı değiştirilmeli, yüzde 40 sınırı kaldırılmalıdır. En az yüzde 10 işgücü kaybından başlayarak engel derecesine göre haklar ve istisnalar yeniden düzenlenecektir. Yasaların sağlamış olduğu istihdam olanakları titizlikle uygulanacak. İş Yasası’ndaki 50 kişiden fazla işçi istihdam edilen işyerinde uygulanan zorunlu istihdam kuralı, 25 kişi ve üzeri olarak düzenlenecek ve daha fazla engelli istihdamı için teşvik yoluna gidilecektir.”

Dış politika

Demirtaş, son olarak bloğun Dış politika ile ilgili görüşlerini de şöyle açıkladı: “Demokratik Özerk yönetimlerde, yeni siyasi ve idari yapı çerçevesinde diplomatik faaliyetler merkezi hükümetin görev alanında olacaktır. Silahlı Kuvvetler hiçbir şekilde sınır dışına gönderilmeyecektir. Hiçbir ülkenin toprak bütünlüğü ve sınır dokunulmazlığı ihlal edilmeyecektir. Türkiye, 1952’den beri dahil olduğu NATO’dan çıkacaktır. Türkiye’deki bütün yabancı askeri üsler kapatılacaktır. Türkiye, dünya çapında nükleer silahsızlanma için çalışacak, hiçbir nükleer projeye dahil olmayacaktır. Türkiye’nin ABD ve İsrail devleti ile birlikte bölge devletlerine karşı giriştiği hegemonya çabalarına karşı bloğumuz, tüm bölge halklarıyla ortak mücadele cephesini savunacak ve bundan hareketle bölgede Demokratik Halklar Konfederasyonu hedefiyle hareket edecektir. Ortadoğu pratiği sadece devletlerin diplomatik faaliyetleriyle sorunların çözümlenmediğine dair sayısız ders vermektedir. Günümüz ulus ötesi toplum ihtiyacı bu yönlü dayanışma örgütlenmesini vazgeçilmez kılmaktadır. Kıbrıslıların kendi kaderlerini tayin hakkına tümüyle saygı duyulacaktır.” DİHA

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 2011 seçimleri / Özgürlük ve Demokrasi Adayları /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.