İşçiler Kefaret Ödetmeyecek mi?

Zafer Aydın - 26 Mayıs 2011 - İşçi Gündemi

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

İşçiler Kefaret Ödetmeyecek mi?

26 Mayıs 2011 Cumhuriyet

Memleket seçime gidiyor, herkes siyaset konuşuyor, sendikalar ise tam siper. Emeğin hakları söz konusu olduğunda son 20-25 yılın en agresif politikalarını izleyen, seçimlerden güçlü çıkması halinde kıdem tazminatı başta olmak üzere emeğin kolektif ve bireysel haklarını tasfiye planları hazırlayan AKP karşısında sanki başka türlüsü ellerinden gelmezmiş gibi sessizliğe gömülmüş vaziyetteler. Ne sosyal/siyasal bir güç olarak emekçilerin varlığı hissettirecek en küçük bir çaba var, ne de yaşanan mağduriyetleri, hak kayıplarını dile getirmek, emeğin taleplerini siyasetin konusu yapmak gibi bir dert.

Sendikalar, emek örgütü kimliğine, misyonuna, işlevlerine uygun bir rol oynamayı tercih etmiş olsalardı, siyasete müdahil olur, sekiz yıllık iktidarı döneminde emek karşıtı uygulamalara imza atan AKP karşısında pozisyon tutarlardı. Hükumetin uygulamalarını teşhir ederek, AKP’ye oy verilmemesini sağlamaya çalışırlardı. Böyle bir tutum, hem AKP’ye yaptıklarının kefaretini ödetmek, hem de saldırı ve tehdit altındaki hakları koruma kararlılığının bir göstergesi olurdu. Ne var ki böyle bir siyasal tavır sergilenmek yerine sessizliğe gömülmek tercih edildi. İster “partiler üstü politika” denen apolitik zihniyetle, siyasetten uzak durma isteğinden kaynaklansın, isterse başka gerekçelerle dayandırılsın, bu tavırsızlığın somut sonucu, AKP’nin uygulamalarına zımnen onay vermektir. Bugün yapılması gerekeni yapmaktan uzak duranlar yarın maliyeti daha da yüksek hak kayıplarına kapıyı ardına kadar açmış oluyorlar.

Siyasete müdahil olmak, sendikal faaliyetin en temel unsurudur. Emeğin haklarını korumanın yolu da, büyük ölçüde buradan geçiyor. Siyasetten uzak durup, işçi lehine gelişmeler beklemek gerçekçi değil. Çalışanların sorunları çözüme kavuşsun, emeğin taleplerinin karşılığını bulsun diye gerçekten isteniyorsa, sendikaların sosyal/siyasal dinamik olarak gücünü hatırlamasından ve devreye sokmasından başka bir yol yok. 1989 Yerel ve 1991 Genel seçimlerinde Türk-İş tarafından gündeme getirilen emek karşıtı bir partinin gücünün azalmasında, iktidardan uzaklaşmasında son derece etkili olan “ANAP’a Oy Yok” tutumu gibi siyasal bir tutuma ihtiyaç var.

AKP’nin neo liberal saldırıları karşında tutum almaktan kaçınmanın, böyle bir tutumun gerekliliğini, hayatiyetini kavrayamamış olmanın hiçbir gerekçesi izahı olamaz. Unutmamak gerek, mücadele güçsüzlükten kaybedilmez, yapılması gerekenler yapılmadığı için kaybedilir.

Emek örgütlerinin en tepesinde oturanlar tutum almaktan kaçınıyor, böyle bir tutumun gerekliliğini, hayatiyetini kavrayamamış diye bu ihtiyacın sahipsiz kalması düşünülemez.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: 2011 seçimleri / AKP / Türk-İş /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.