34 Yıl Sonra Büyük Grev – (Can Şafak)

Sol Defter- Haber - 25 Haziran 2011 - İşçi Gündemi / Teorik Tartışmalar / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

Büyük Grev, Türkiye’de bugüne kadar yapılmış en önemli grevdir. Hemen her açıdan… Büyük Grev, Türkiye’de yapılmış en kitlesel grevlerden biridir. Türkiye’de siyasi hedefleri öne alan ender kitle grevlerindendir. Büyük Grev, 1978 ve 1980 yıllarındaki ikinci ve üçüncü dalga MESS grevleriyle birlikte sendika-siyaset ilişkileri açısından Türkiye’nin yakın tarihinde yaşanan en önemli ve öğretici deneyimdir

30 Mayıs 1977 günü DİSK’e bağlı Maden-İş’in, MESS’e karşı 23 fabrikada birden başlattığı, aşamalı olarak yeni grevler ve lokavtlarla genişleyecek olan ve 63 işyerinde çalışan binlerce metal işçisini kapsayan toplu pazarlık sürecinde yürütülen grevler Büyük Grev olarak anılır. Büyük Grev başladığında MESS’e bağlı 7 işyerinde daha 1976 Ağustos’undan başlayarak aşamalı olarak çıkılan ve Büyük Grev’in öncüsü ve parçası olan bir dizi grev de sürmekteydi. Greve ilk darbe Türk-İş’ten gelmişti; MESS, Türk-İş’e bağlı Türk Metal Sendikası’yla Şubat 1977’de Ege Bölgesindeki iki işyerinde, Mart 1977’de ise İstanbul’daki 8 işyerinde grup sözleşmeleri imzalamıştı.

Büyük Grev, 30 Mayıs’taki toplu grev çıkışından başlayarak 3 Şubat 1978 günü anlaşma tutanağının imzalanmasına kadar, sekiz ay sürdü.

Büyük Grev denildiğinde ilk akla gelenlerden biri de, büyük mizah yazarı Aziz Nesin’in grevler sürerken Vatan gazetesinde yayınladığı aynı adı taşıyan ve büyük fırtınalar koparan masal öyküsüdür. Nesin’in masal öyküsü, gazetede Haslet Soyöz’ün hafızalardan çıkmayan/çıkmayacak olan o karikatürüyle yayınlandı. Karikatürde Vehbi Koç “Yaşasın Grev”, Kemal Türkler ise “Yarasın Grev” yazan dövizler taşıyorlardı.

Büyük Grev, Yalçın Küçük’ün 23 Mayıs günü Aydınlık’ta yayınlanan “Büyük Grev ve DİSK’in çökertilmesi” başlıklı yazısıyla 34 yıldan sonra yeniden gündeme getirildi. Yazının spotu, yazının özeti niteliğinde, şöyle yazıyor Küçük: “Sarı sendikacılık ve sarı grevdi; Aziz Nesin buna işaret ediyordu, fabrikalarda stoklar çok artmıştı, satış krizi çok derindi, Renault türünden çok büyük işletmeler üretimi durdurmuşlardı; Demirel hükümeti çaresizdi, ihracat kapısını zorlamak üzere küçük küçük devalüasyonlar yapıyordu ve işte bu sırada, birdenbire, Disk, metal işleyen işkolunda, 25 büyük işyerinde grev ilan etti. Büyük sermaye bayram yaptı ve lokavt ile cevap verdi. Disk işte o gün çöktü…”

Neden grev?
Greve giden yol, 1977 baharında Maden-İş gazetesinde şu satırlarınla gösteriliyordu: “Ülkemiz Cumhuriyet tarihinin en derin ekonomik bunalımında hızla çöküntüye gidiyor. Gerici-faşist cephe işbaşında. 1. MC Hükümette. İşçileri Maden-İş Sendikasında, patronları MESS’te örgütlü 30’u aşkın işyerinde toplu sözleşme görüşmelerinin tümünün sonucu uyuşmazlık. Grev ve Lokavt kararları kimi yerde 8–9 aydır fabrika kapılarında asılı. MESS’e bağlı 7 işyerinde grevler aylardır sürüyor.” (Maden-İş, “8 Aylık Direnişimizin Tarihi”, 15 Şubat 1978, Sayı: 97) Ve Büyük Grev başladığında, 1 Mayıs katliamının üzerinden henüz bir ay bile geçmemişti.

Neden greve çıktı Maden-İş? Bunun Maden-İş gazetesinde de özetlenen genel şartlarla ilgili/siyasi nedenleri vardı mutlaka, 70’ler, emek ve sermaye arasındaki mücadelenin keskinleştiği yıllardı. Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ne (DGM) karşı DİSK’in direnişi nedeniyle işten atılan 4 bine yakın işçinin işlerine iadesi talebini hatırlamak, grevin siyasi nedenlerini somut olarak ortaya koymak için yeterlidir. Büyük Grev, “DGM’yi ezdik, sıra MESS’te” sloganıyla yürütülecektir. Büyük Grev’in stratejik nedeni, “Grup sözleşmesine hayır!” sloganıyla somutlanıyordu. MESS, tek tek fabrikalarda yürütülen toplu pazarlığı birleştirmek ve grup sözleşmesi yoluyla işkolu sözleşmelerine giden yolu açmak istiyordu. Grup sözleşmesi o dönemde, DİSK’in ve bütünüyle sosyalist solun karşı çıktığı işveren sendikalarından gelen bir stratejik önermeydi. Büyük Grev’in ekonomik taleplere bağlı sendikal nedenleri de vardı. Maden-İş, MESS’in ücretlerin dondurulması politikasını reddediyor, ücret artışları istiyordu. Çalışma sürelerinin düşürülmesi önemli sendika talepleri arasındaydı. Kıdem tazminatlarının yükseltilmesi gibi iş güvencesiyle doğrudan ilgili hedefler de ortaya koymuştu Maden-İş.

Bir illüzyon
Büyük Grev “geleneksel” Türkiye Komünist Partisi (TKP) ve bir dizi demokratik gençlik ve kadın örgütü dışında sosyalist soldan destek görmedi. Bunun nedeni Küçük’ün de yazısında kendi penceresinden değindiği solun kendi arasındaki bitmeyen hesaplaşmasıydı. Nesin’in Büyük Grev masal öyküsünün yayınlanması da bu çerçevede anlaşılabilir, nitekim kendisi de yaklaşan DİSK kongresi nedeniyle bu masal öyküyü yayınladığını yazmıştır. Nesin’in işçiye yol göstermesinde beis yoktur mutlaka ama bunu yaparken, binlerce işçi tarafından sürdürülen grevleri ve sendikayı ve de grevleri yürüten işçi liderlerini konu alması tartışmaya açıktır.

Esasen Küçük’ün yazısında örneklediği ve o dönemde DİSK genel merkezinden yürütülen kimi sendika operasyonları, TİP çizgisindeki sendika liderlerinin yönetimde oldukları Kimya-İş’te, Turizm-İş’te gerçekleştirilen tasfiyeler –ve benzerleri- TKP’nin sendika hareketi içindeki faaliyetleridir ve o dönemin koşulları içinde belki anlaşılabilir ama savunulamaz. Buna karşılık Büyük Grev, neredeyse pür sendika grevidir, siyasi mesajlar taşımıştır, siyasi, hedefler içermiştir ancak grevlerde TKP etkisi, sosyalist solda bu yönde ortaya çıkan/yaratılan güçlü algıya ve MESS tarafından ortaya atılan iddialara karşın yok denecek düzeydedir. Maden-İş’te TKP hâkimiyeti esas olarak Büyük Grev sürecinde ve sendikanın 1977 Eylül’ünde toplanan 22. Genel Kurul’unda ortaya çıkmış ve partinin greve ilgisi de grevlerin sonlarına doğru artmıştır. Ama bu illüzyon; Büyük Grev’in TKP tarafından örgütlenip yürütüldüğü algısı, grevlerin sosyalist soldan destek görmemesi olgusunun da kaynağı olmuştur. Büyük Grev’e soldan gelen eleştiriler bu çerçevede, belki anlaşılabilir ama savunulamaz. TİP’in yayın organı Yürüyüş’ün Büyük Grev’e dair değerlendirmelerinin ve Küçük’ün, Nesin’in masal öyküsünü bir “ekonomi-politik şaheseri” olarak ilan etmesinin gerisinde, -özgün kişiliğinin yanında- biraz da bu vardır.

Şöyle yazıyor Küçük, “… Büyük sermaye bayram etti. Kamhi buzdolabı, Koç çamaşır makinesi satamıyordu, ülke büyük bir ekonomik krizde idi, stoklar her gün daha da artıyordu; büyük işverenler işçilerini zorunlu tatile çıkarmışlardı, derhal lokavt ilan ettiler. İşte ‘Büyük Grev’ budur.”

Ne yapabilirdi, Maden-İş?
Oysa Büyük Grev kaçınılmazdı. MESS Maden-İş’in taleplerinin hiçbirine olumlu cevap vermedi. 30 Mayıs sabahı DİSK ve Maden-İş başkanı Kemal Türkler ve MESS başkanı Turgut Özal’ın da katıldığı son görüşmede stratejik meseleler aşılamadı. Ücretlere bile girilemedi. MESS son derece katı durdu, Maden-İş’in hiçbir talebini kabul etmedi. Müzakereler kilitlendi. Grevden başka yol yoktu.

30 Mayıs sabahı, Nesin’in “ekonomi-politik şaheseri” ve –bir ciddi araştırmaya da dayanmadan ileri sürülen- stoklar meselesi, hayat içinde nerede duruyordu? Nasıl çözecekti Maden-İş, grevsiz? Ya da grev yapmayıp da ne yapacaktı?

DGM nedeniyle işten çıkarılan işçilerin işlerine iadesi taleplerimizden vazgeçiyoruz, grup sözleşmesini kabul ediyoruz, ücretlerin dondurulması anlamında yorumlasak da MESS’in ücret teklifini olduğu gibi kabul ediyoruz, çalışma sürelerinin düşürülmesi ısrarımızdan vazgeçiyoruz, kıdem tazminatları ve diğer taleplerimizden de… Bunu söyleyebilecek miydi? Yapabilecek miydi? Bunu yapsaydı Maden-İş, Büyük Grev’i başlatmasaydı Aziz Nesin ne yazacaktı? Yalçın Küçük, TİP, TSİP ne diyecekti?

Bu noktada son derece açıktır ki Büyük Grev, hiçbir araştırmaya da dayanmadan ortaya atılan stok iddiasıyla eleştirilemez. Bu haksızlık olur. Velev ki stoklar gerçekten iddia edildiği boyutlarda bile olsa… Stok meselesi, sermaye açısından sendikayı/işçiyi greve iten bir neden bile olsa… Grev, sendika için, işçi için 1977 koşullarında tek yoldu. Sendikanın yaşayabilme, var olabilme savaşıydı Büyük Grev.

Büyük Grev ne getirdi?
Büyük Grev, 1978 Şubat’ının ilk günlerinde MESS’le Maden-İş arasında anlaşma tutanağının imzalanmasıyla bitirildi. Maden-İş, sonucu “zafer” olarak ilan etti. (MAHA Ajansı, “Maden-İş Sendikası Genel Yürütme Kurulunun Grev ve Lokavttan Çıkan Üyelerine Bildirisi”, Gün: 4.2.1978, Sayı: 978/1 Ek.) Küçük’ün başında olduğu Yürüyüş, sözleşmeyi “Geri bir sözleşme” olarak niteledi. (Yürüyüş, “MESS sözleşmesi geri bir sözleşmedir”, 21 Şubat 1978, Sayı 150) Grev sonunda DGM direnişi nedeniyle işten atılan işçiler işlerine iade edilemediler ama kara listeler yırtıldı, grup sözleşmesi kabul edildi, çalışma süreleri düşürüldü, ücretlerde ve parasal kalemlerde ilerlemeler sağlandı. Zafer değildi elbette ama geri bir sözleşme de değildi.

Büyük Grev, Türkiye’de bugüne kadar yapılmış en önemli grevdir. Hemen her açıdan… Büyük Grev, Türkiye’de yapılmış en kitlesel grevlerden biridir. Türkiye’de siyasi hedefleri öne alan ender kitle grevlerindendir. Çok uzun soluklu bir eylemdir, Türkiye’de örgütlenmiş en uzun soluklu kitle grevidir. Büyük Grev MC hükümetini açıkça ve uzlaşmaz biçimde karşısına almış, siyasi hedefler göstermiş, ülke gündeminde uzun süre ağırlığını hissettirmiştir. Bu çerçevede Büyük Grev, 1978 ve 1980 yıllarındaki ikinci ve üçüncü dalga MESS grevleriyle birlikte sendika-siyaset ilişkileri açısından Türkiye’nin yakın tarihinde yaşanan en önemli ve öğretici deneyimdir. Sendika politikalarını hayat içinde sınayan ve yeniden şekillendiren, sendikayı sermayeye karşı “toplu grev” fikrine hazırlayan, grup sözleşmesi tartışmaları içinden yeni bir stratejiye yönelten bir okul olmuştur Büyük Grev. Sendika hareketi, kendisine uzun süre egemen olan toplu pazarlığın işyerleriyle sınırlandırılması politikasıyla yeniden yüzleştiği 80’lerin sonlarında, Büyük Grev’den ve 1977–1980 MESS grevleri sürecinde ortaya çıkan deneyimden büyük ölçüde yararlanmıştır.

Büyük Grev bu yanlarıyla çok özgündür, “zafer”, “başarı”, “başarısızlık” kavramlarıyla değerlendirilemeyecek, bu kavramlara sığmayacak bir büyük işçi eylemidir.

* Can Şafak – Kristal-İş Toplu Sözleşme Müdürü

sendika.org

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Büyük Grev / TKP /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.