Asgari Ücret’e Yine Sefalet Zammı: 29 TL – (Türk-İş)

Sol Defter- Haber - 27 Haziran 2011 - İşçi Gündemi / Teorik Tartışmalar / Türkiye Solu

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

SEÇİM BİTTİ, SIRA GEÇİMDE…

DÖRT KİŞİLİK AİLENİN AÇLIK SINIRI 878 LİRA, YOKSULLUK SINIRI 2.861 LİRA

MUTFAK ENFLASYONUNDA YILLIK ORTALAMA ARTIŞ YÜZDE 8,16 ORANINDA…

Ülkemizin gündemini geçtiğimiz aylarda ağırlıklı olarak oluşturan milletvekili genel seçimleri 12 Haziran 2001 günü gerçekleşti ve toplumun önemli bir kesimini oluşturan çalışanlarla birlikte halkımız demokratik tercihini yaptı. Seçimin ardından “geçim şartları” gündelik yaşantımızın yine ayrılmaz bir parçası olmaya devam etti.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) tarafından Aralık 1987’den bu yana her ay düzenli olarak yapılan “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırmasının sonuçları, 2011 Haziran ayı itibariyle çalışanların geçim koşullarını ortaya koydu. Buna göre; dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 878,18 liradır. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı (yoksulluk sınırı) ise 2.860,53 liraya ulaşmıştı.

Tablo 1: Dört Kişilik Ailenin Açlık ve Yoksulluk Sınırı (TL/Ay)

Haziran

2010

Aralık

2010

Mayıs

2011

Haziran 2011
Yetişkin İşçi 224,45 238,10 246,78 245,15
Yetişkin Kadın 189,63 201,90 205,68 204,38
15–19 Yaş Grubu Çocuk 240,71 255,00 258,18 256,94
4–6 Yaş Grubu Çocuk 163,20 172,80 170,87 171,71
Açlık Sınırı 817,99 867,80 881,51 878,18
Yoksulluk Sınırı 2.664,46 2.826,70 2.871,38 2860,53

* Gıda harcaması tutarı, yuvarlama nedeniyle, toplamda farklı olabilmektedir.

Çalışanlar, ağırlıklı olarak tükettikleri mal ve hizmetlerdeki fiyat artışı nedeniyle, yılbaşına göre bugün 33,83 lira daha fazla harcama yapmak durumundadır. Mutfak harcamasına altı ayın sonunda gelen ek yük ise 10,38 liradır.

2011 yılının başında işveren-hükümet kesimi tarafından aylık net 629,95 lira olarak belirlenen asgari ücret 1 Temmuz’dan itibaren yılın ikinci altı aylık dönemi için aylık net 658,95 lira olacaktır. Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı verilerine göre, 2010 yılında asgari ücretli sayısı 4 milyon 738 bin 433 kişidir. Milyonlarca asgari ücretlinin günde 22 lira ile kendisinin ve ailesinin geçimini insan onuruna yaraşır düzeyde sürdürmesi mümkün değildir.

TÜRK-İŞ’in verileri temel alındığında Haziran 2011 ayı itibariyle “mutfak enflasyonu”ndaki değişim şöyle oldu:

  • Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 0,38 oranında geriledi. Böylece son beş yılda bu ay gıda fiyatlarında görülen aylık gerileme devam etti.
  • Yılın ilk altı aylık döneminde artış oranı yüzde 1,20 oldu.
    • Gıda enflasyonunda oniki ay itibariyle artış oranı yüzde 7,36 oranında gerçekleşti.
    • Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 8,16 olarak hesaplandı.

Tablo 2: Gıda Harcamasındaki Değişim

Haziran

2008

Haziran

2009

Haziran

2010

Haziran

2011

Bir önceki aya göre değişim oranı (%) -1,32 -1,45 -0,99 -0,38
Bir önceki yılın Aralık ayına göre değişim oranı (%) 3,31 -0,85 2,94 1,20
Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı (%) 14,03 3,17 11,54 7,36
12 aylık ortalamalara göre değişim oranı (%) 12,32 7,66 8,20 8,16

Aşağıdaki TÜRK-İŞ ve TÜİK verilerinin yer aldığı grafikten de görüleceği üzere,  geçtiğimiz dönemde gerileme eğilimi gösteren gıda fiyatları endeksi son üç ayda yükselme eğilimindedir.

Gıda harcaması çalışmasına temel alınan beslenme kalıbında yer alan ürünlerin fiyatlarında Haziran 2011 itibariyle gözlenen değişim şöyle oldu:

  • Süt, yoğurt, peynir grubunda; ortalama ürün fiyatını değiştiren herhangi bir fiyat değişikliği tespit edilmemiştir. Ancak bazı ürünlerde, marketteki raf rekabetine de bağlı olarak fiyat ayarlamaları dikkati çekmiştir.
  • Et, tavuk, balık, sakatat, bakliyat gibi ürünlerin bulunduğu grupta; et fiyatı kuşbaşında geçen ayın 75 kuruşluk gerilemesi yerini yine aynı tutardaki artışa bırakırken kıyma fiyatı ile tavuk fiyatı değişmedi. Balık ürünlerinin hesaplamasında tamamıyla kültür balık çeşitlerinin ortalama fiyatı temel alındı ve fiyat ortalaması biraz yükseldi. Sakatat ürünlerinin (ciğer, yürek, böbrek) fiyatları bu ay kilogramda yaklaşık 2,5 lira geriledi. Yumurta fiyatı bu ay artarak tanesi 25 kuruş oldu. Bakliyat ürünlerinin (nohut, mercimek, kuru fasulye, barbunya vb) fiyatında bu ay yine bir değişiklik tespit edilmedi.
  • Mevsim koşullarının olumsuz etkisiyle yaş sebze-meyve ağırlıklı ortalama kilogram fiyatı düşük de olsa yine arttı ve 2,83 lira olarak hesaplandı. Bu artışta sebze fiyatlarının etkisi daha fazla oldu. Ancak bu ay patates ve kuru soğan fiyatlarındaki gerileme dikkat çekti. Sebze ortalama kilogram fiyatı 2,71 lira olurken meyve ortalama kilogram fiyatı geçtiğimiz aya göre gerileyerek 3,05 lira tutarında oldu. Yapılan hesaplamada -her zaman olduğu gibi- pazarda bol bulunan ve satılan ürünler temel alındı. Bu ay kiraz, armut, dut pazarda bulunmasına karşın hesaplamaya dahil edilmezken kavun, karpuz, kayısı, hesaplamaya girdi. Ancak meyve ve sebze ortalaması olarak grubun mutfak harcamasına etkisi bu ay önemli boyutta olmadı ve mutfak harcamasının gerilemesine olumlu katkı sağladı.
  • Ekmek, pirinç, un, makarna gibi ürünlerin bulunduğu grupta; bu ay yine fiyat değişikliği görülmedi. Ancak artan maliyetler karşısında unlu mamul (ekmek) fiyatının düşük kaldığından yakınan satıcılar, özellikle şehrin cıvar yerlerindeki ucuz fiyatla satılan ekmeğin haksız rekabet doğurduğunu ifade etti.
  • Son grup içinde yer alan gıda maddelerinden; tereyağı fiyatı aynı kaldı ancak geçtiğimiz ay artış gösteren margarin fiyatı eski seviyesine geriledi.  Zeytinyağı ile ayçiçeği yağı fiyatı bu ay da değişmedi. Aynı şekilde siyah ve yeşil zeytinin fiyatı ile bal, reçel, pekmez, şeker ve tuz fiyatı da bu ay aynı kaldı. Baharat ürünleri (kimyon, nane, karabiber, vb) ile yağlı tohum ürünleri (ceviz, fındık, fıstık, ayçekirdeği vb) fiyatları değişmedi. Aynı şekilde, çay ve ıhlamur, salçanın fiyatı da bu ay değişmedi.

“Açlık ve Yoksulluk Sınırı” çalışmasında hesaplamaya temel olan gıda maddelerinin fiyatları, Konfederasyonumuzca piyasadan, market ve semt pazarları sürekli ve düzenli olarak dolaşılarak doğrudan tespit edilmektedir. Çalışma bu niteliğiyle bağımsızdır ve tüketici fiyatlarındaki artış eğilimini yansıtan “öncü gösterge” niteliği taşımaktadır.  Kuşkusuz hesaplanan “yoksulluk sınırı” tutarı ücret düzeyi olmayıp, haneye girmesi gereken gelir toplamını ifade etmektedir.

enisbagdadioglu@gmail.com

AÇIKLAMALAR

Çalışanların, kendilerine ve ailelerine saygın yaşam düzeyi sağlayacak bir gelir elde etmeleri esastır. Yoksulluk, genel anlamıyla, insanların temel ihtiyaçlarını karşılayamama durumu olarak tanımlanmaktadır. Yoksulluk sınırı tutarı, bir ailenin, insan onurunun gerektirdiği zorunlu ihtiyaçları karşılayabilmesi için yapması gereken harcama düzeyidir.

Türkiye’de bu konuda düzenli bir çalışma bulunmamaktadır. TÜRK-İŞ, varolan bu eksikliği gidermek amacıyla, Aralık 1987’dan bu yana düzenli olarak her ay, gıda harcaması tutarını ve buradan hareketle açlık ve yoksulluk sınırını açıklamaktadır.

Türkiye’de yoksulluk sınırı ve yoksulluğun boyutları ile ilgili ilk resmi çalışma TÜİK tarafından 14 Nisan 2004 günü açıklanan “2002 Yoksulluk Çalışması”dır.

Çalışanların, kendilerine ve ailelerine yetecek bir ücret almaları gereği açıktır. Ancak temel ihtiyaçların karşılanabilmesini sağlayacak ve refahtan pay almasını mümkün kılacak ücretin hesabı nasıl yapılacaktır? İşçinin yaşam standardını sürdürmesi ya da iyileştirmesi için gerekli olan tutar ne kadar olmalıdır? Kuşkusuz bu ve benzeri soruların cevabını vermek kolay değildir. Gerekli olacak tutarın hesabı, yaşam standardı ve tüketim alışkanlıklarına da bağlı olarak kişiden kişiye, hatta ülkeden ülkeye farklılıklar göstermektedir.

İşçinin ailesiyle birlikte, insan onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi sağlayabilecek harcama tutarını belirlemek için yapılabilecek hesaplamalardan biri, beslenmeye ilişkin ihtiyaçların belirlenmesidir.

Dengeli beslenebilmek için, yetişkinlerin ihtiyaç duyacağı kalori miktarı ile çocukların yaşlarına göre gerekli olan kalori miktarının ne olması gerektiği hakkında bilimsel araştırmalar yapılmıştır. Sağlığın korunabilmesi için bu kalorileri sağlayacak besin miktarları yanısıra, gerekli protein, yağ ve karbonhidrat miktarları konusunda da belirlemelerde bulunulmuştur. Bu kapsamda, farklı büyüklükteki aileler için toplam besin ihtiyacı hesaplanabilmektedir.

TÜRK-İŞ’in bu çalışmasında, dört kişilik bir ailenin, bilimsel olarak belirlenmiş beslenme kalıbı temel alınmaktadır. Anılan beslenme kalıbı, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Teknolojisi Yüksek Okulu’ndan sağlanmıştır. Günlük kalori ihtiyacının hesabında, hem yetişkin kişiler hem de genç ve çocuk nüfus dikkate alınmaktadır. Buna göre yetişkin işçi için 3500, yetişkin kadın için 2300, 15-19 yaş grubundaki erkek çocuk için 3200 ve 4-6 yaş grubundaki çocuk için 1600 kalorilik liste temel alınmıştır.

Çalışmada kullanılan besin grubunda şu besin maddeleri yer almaktadır:

Birinci grupta; süt, yoğurt, peynir… İkinci grupta; et, tavuk, balık, sakatat ürünleri, yumurta, kuru bakliyat (nohut, mercimek, kuru fasulye, barbunya vb)… Üçüncü grupta; meyve ve sebze… Dördüncü grupta; ekmek, makarna, pirinç, bulgur, un, irmik, diğer tahıl unları… Beşinci grupta; tereyağı, margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı, zeytin, yağlı tohum (ceviz, fındık, fıstık vb), şeker, reçel, marmelat, bal, pekmez, tuz, baharat (kimyon, karabiber, pul biber, nane vb), çay, ıhlamur, salça…

Araştırmada, dört kişilik bir ailenin fizyolojik ihtiyaçları ile tutarlı, yeterli ve dengeli beslenmesini sağlamak için gerekli olan kalori sayısı ve bunu karşılayacak besinlerin cins ve miktarı temel alınmaktadır. Ankara’da çalışanların yoğun olarak alışveriş yaptıkları market ve semt pazarları ayda iki-üç kez dolaşılarak fiyatlar derlenmekte ve yapılması gereken asgari düzeydeki gıda harcaması tutarı hesaplanmaktadır.

“Açlık Sınırı” dört kişilik bir ailenin, sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için bir ayda gıda için yapması gereken asgari harcama tutarını tanımlamaktadır.

İnsan onuruna yaraşır düzeyde yaşam sürdürebilmek için gereken harcama tutarı, hiç kuşku yok ki,  gıda ile sınırlı değildir. Gıda harcaması yanında giyim, konut, ulaşım ve diğer ihtiyaçlar için gerekli tutarın da ayrıca hesaplanması gerekmektedir. “Yoksulluk sınırı” zorunlu ihtiyaçlar için yapılması gereken toplam harcama tutarını ifade etmektedir.

Gıda dışındaki zorunlu harcamaların tutarını ayrıntılı olarak ve tek tek hesaplamak için kullanılabilecek, “beslenme kalıbı” benzeri bir bilimsel ve objektif yöntem -maalesef- mevcut değildir. Bu tutarın hesaplanmasında, genellikle aile bütçesi yöntemi kullanılmaktadır. Ailelerin elde ettiği geliri ve temel ihtiyaçları için yaptıkları harcamaları gösteren çalışmalardan yararlanılarak bir hesaplama yapılabilmektedir. Diğer bir ifadeyle, ailelerin toplam harcamaları içindeki “gıda” payı temel alınarak gıda dışı harcamalara ulaşılmaktadır.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından,  aile bütçesine yönelik anket çalışması yapılmaktadır. TÜİK, ülke genelinde yaptığı anket ile ailelerin elde ettiği geliri ve tüketim harcamalarını bulmaktadır. TÜİK’in 2003-2004 Hanehalkı Tüketim Harcamaları Anketi’ne göre “gıda harcamaları”nın toplam tüketim harcamaları içindeki payı yüzde 30,70 oranındadır.*

TÜRK-İŞ çalışması sonucu açıklanan yoksulluk sınırı tutarı, işçinin eline geçmesi gereken ücret düzeyi değildir. Bu değerlendirme eksik bir yaklaşımın ifadesidir. Yoksulluk sınırı tutarı, ailenin yapması gereken insan onurunun gerektirdiği harcama düzeyidir ve bir bakıma, haneye girmesi gereken toplam gelirin alt sınırını ortaya koyan önemli bir göstergedir. Ancak çoğu zaman, ücretli çalışan ailenin tek gelir kaynağı olduğundan yoksulluk sınırı tutarı olması gereken ücret düzeyi olarak görülmektedir.

TÜRK-İŞ’in bu çalışmasıyla hesaplanan gıda harcama tutarında, aylar ve yıllar itibariyle meydana gelen değişimi yansıtan oranları enflasyon verisi olarak değerlendirmek de ihtiyatlı bir yaklaşımı gerektirmektedir.

Konfederasyonumuzun yirmi dört yıldan bu yana her ay düzenli olarak yaptığı gıda harcaması tutarındaki değişim, bir bakıma TÜİK’in açıkladığı tüketici fiyatlarındaki değişimin yönünü ortaya koyan öncü gösterge niteliğindedir. Nitekim 1988-2010 yıllarını kapsayan dönemdeki TÜİK “tüketici fiyatları endeksi”ndeki artış ile birlikte tüketici fiyatları içinde önemli alt harcama grubu olan “gıda harcamaları”ndaki yıllık ortalama değişim TÜRK-İŞ’in  “gıda harcaması ile kıyaslandığında -neredeyse- paralel bir gelişme hemen dikkati çekmektedir.

Ancak, yinelemek gerekir ki, bu çalışma, tüketici fiyatları endeksi olarak değerlendirilmemelidir.

Dar gelirli ailelerin elde ettiği gelirin yeterli ve dengeli beslenme için gerekli harcamaları bile karşılayabilecek düzeyde olmadığı açıktır. Aileler, düşük düzeydeki geliriyle beslenme ve beslenme dışı harcamaları karşılayabilmek için çeşitli malların fiyatlarını da dikkate alarak tüketim malları arasında tercihte bulunmak zorunda kalmaktadır. Çoğu zaman fiyatı yüksek olan gıda maddeleri yerine fiyatı düşük olan gıda maddelerini seçmektedir.

Bu durumda olan aileler, büyük bir olasılıkla beslenme dışı harcamalarının (kira, ulaşım, yakıt, elektrik ve benzerleri) bir kısmını da beslenme harcamalarından kısarak elde edebilmektedir. Sonuçta, gelir düzeyinin düşük ve yetersiz olması, dar gelirli kişi ve ailelerin sağlıksız ve dengesiz beslenme yapmasına yol açmaktadır.

TÜRK-İŞ tarafından hesaplanan açlık ve yoksulluk sınırı tutarları ile elde edilen gelir arasındaki fark, çalışanların içinde bulunduğu geçim sıkıntısının boyutlarını ortaya koyan önemli bir gösterge olmaktadır.


* TÜİK 2005 yılı için bu oranı yüzde 28,3; 2006 yılı için yüzde 28,5; 2007 yılı için yüzde 28,4, 2008 yılı için yüzde 26,6 olarak hesaplamıştır. 2010 yılı için bu oran yüzde 27,1’dir.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Asgari Ücret /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.