Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku Sokakta

N. Cemal - 27 Haziran 2011 - 2011 Seçimlerine Doğru / Türkiye Solu / Ulusal Sorun

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

26 Haziran Pazar Saat 15.45

http://www.facebook.com/video/video.php?v=198169536902709&oid=102910226416104&comments

Seçim Sokakta

Kürt halkı seçimini yaptı. Sadece 12 Haziran 2011 seçimlerinde ve sandık başında mı? Tabi ki hayır! Kürt halkı yıllardır seçimini yaptı ve yapıyor. Sadece, dört beş yılda bir önüne konulan hileli ve yüzde on barajlı engellemelerle dayatıla seçim sandığında yapılmadı bu seçim. Dağda, ovada, sokakta, küçücük atölyelerde ve kocaman fabrikalarda, tarlalarda, bağ ve bahçelerde, esnaf dükkânlarında ve her bir evde ve en son olarak da hileli hurdalı seçim sandığında Kürt halkı seçimini yaptı. Üstelik bu kez, Kürt halkını daha fazla kucaklayabilecek bir ulusal cephe de oluşturabildi. Sosyalistlerle birlikte ve Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğuyla yaptı bu seçimini.

Meclise Değil, Halka Gitmek…

Önce, Diyarbakır’da ezici bir oy çoğunluğuyla seçilen “mazbatalı” Hatip Dicle’nin “milletvekili adaylığı” (!)  iptal edildi. Ardından da, Hatip Dicle de dahil seçilmiş “KCK sanıkları”nın tahliyeleri reddedildi. Halkın iradesiyle seçilenlere meclis yolu kapatılmak istendi. Sistemin seçim hilelerinin sandıkla ve yüzde on barajlarıyla sınırlı olmadığı, seçimler sonrasında da devam ettiği gözler önüne serildi. Ve haklı olarak sorduk; kendi seçiminin sonuçlarını tanımayan bir sistemin meclisini kim tanır?  Öyle de oldu, Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğunun seçilmiş bağımsız milletvekilleri “meclise gitmeyeceğiz” diyerek, kendilerini seçen halkın bağrına gittiler ve hep birlikte bu gidişe dur dediler.

Gaz bombaları o kadar yoğundu ki, her taraf zehirli gaz bulutuyla kaplıydı…

Devletin Bekası İçin…

Sistem dışı muhalefetin meclise girmesi istenmiyor. Kürt halkının temsilcilerine ve sosyalistlere TBMM kapatılmak isteniyor. Hal ve gidişat böyle olunca da kendi yasa ve kurallarını, kendi seçiminin sonuçlarını tanımayan bir sistem tüm çıplaklığıyla gözler önüne çıkıveriyor. Bu tablo ise, göstermelik yasalarla, halkın iradesi aldatmacalarıyla ve demokrasi teraneleriyle tedavüle sürülen mevcut sistemin meşruiyetini ortadan kaldırmış oluyor…

“Kral çıplak” ve AKP hükümetinin “ileri demokrasi” denilen yok hükmündeki elbisesi sistemin tüm edep yerlerini ve edepsizliklerini örtmeye kadir değil. Geriye ne kalıyor? Yüzde ellilik oy oranına yaslanan AKP hükümetinin polis gücüne ve devlet terörüne fütursuzca başvurması…

Kürt Halkı Seçimini Sandıkla Sınırlayacak Bir Halk Değildir…

Peki, seçimler bitti mi? Hayır! Dün, başta İstanbul’un ana meydanları ve caddeleri olmak üzere, seçim sokaklarda devam etti. Edecek de. Bu halk tercihini seçim sandıklarıyla sınırlayacak bir halk değildir ve dost da düşmanda bunu bilir.

Tarih: 26.6.2011. Şişli cami güzergâhında toplanan on bin kişiye gaz bombaları, basınçlı sular, cop ve sopalarla polisi saldırtmak, AKP hükümetinin anlayacağı dille “cami duvarına işemek” den daha vahim. Bu saldırılarda sivil polisler öncülüğünde sivil faşistler de kullanılmıştır. Devletin gazına bombasına boyun eğmeyenlere karşı faşist çapulcular eşliğinde “iç savaş” tehdidinde bulunmaya çalışanlar bu karanlık tünelin sonunu göremezler.

İstanbul’un orta yeri Şişli’de, oylarıyla seçtikleri vekillerine sahip çıkmak için toplanan on bin kişiye sunulan tek çözüm devlet terörü olmuştur. Yürüyüşlerine izin verilmemiş, hamile kadınlardan çocuklara kadar uzanan geniş bir kitleye saldırılmıştır. Yaralanarak düşenler yerlerde tekmelenmiş, yaralananların kaldırıldığı Şişli Etfal Hastanesine, Dolapdere Halk Pazarına ve seçilmiş vekillerin otobüsünün içine gaz bombaları atılmış, İstanbul 1. Bölge Milletvekili Sebahat Tuncel yerlerde sürüklenerek tartaklanmış, Sebahat Tuncel’le birlikte İstanbul 2. Bölge milletvekili Sırrı Süreyya Önder Taksim İlk Yardım Hastanesine kaldırılmış, BDP il merkezine saldırılmıştır.  Gaz bombası ve polis şiddetine rağmen sık sık bir araya gelen ve protestolarını dile getiren kitleye hep aynı yöntemlerle cevap verilmiştir. Şişli, Osmanbey, Dolapdere, Harbiye hatlarından  Taksim’e kadar gün boyu devam etmiştir.

Savaş da Israr…

Silahsız ve sivil bir halkın demokratik tepkilerini dile getirmek için sokağa çıkışının karşısına devletin silahlı gücünü ve şiddetini koyanlar bir kez daha malumu ilan etmiş oluyorlar: Savaş! Bu ilan ve davetten kendine vazife çıkaranların olacağı kesindir. Bunu görmek için, ister sivil halka saldırılış haberlerinin medyada nasıl sunulduğuna ve çarpıtıldığına bakın, isterseniz de aynı gün verilen haberlerdeki diğer olaylara ve ölümlere. Rüzgâr ekene fırtına biçmek düşüyorsa da, savaşın kayıplar hiçbir zaman telafi edilemiyor.

Devletin kendi yasa ve kurallarını tanımaması, kendi seçim sonuçlarını kabul etmemesi ve meşruiyetini yitirmesi de bu temeldedir. Sistem dışı muhalefet -ki bugün için en net ifadesi Kürt özgürlük hareketidir, meclise sokulmak istenmiyor. Kürt özgürlük hareketinin meşruiyetini engellemeye çalıştığını sanan devlet ve AKP hükümeti, kendi sistemin meşruiyetini ve varlık nedenini yok ediyor. Bunun için de, meşruiyetini yeniden sağlayacağını sandığı kirli savaşının alanına ısrarla Kürt özgürlük hareketini sürüklemeye çalışıyor. Şiddet ve saldırılarını, ancak ve ancak savaş cephesinde ve savaş kurallarıyla legalize edebileceğini düşünüyor.

İnkâr, Tecrit, İmha…

Devlet politikaları değişmemiştir ve AKP hükümeti eliyle sürekliliği sağlanmaya çalışılmaktadır: İnkâr, tecrit ve imha. Bu bir sürekli savaş hattıdır ve bugüne kadar sonuç getirmemiştir. Kürt halkının sivil itaatsizlik eylemleri ve seçim sandıklarıyla sınırlı kalmayan iradi seçimi sistemin meşruiyetinin sonunu getirmiştir…

Seçimler sokakta devam etmektedir ve edecektir de…

Kürt yoksullarının özneleştiği özgürlük hareketi ve sivil itaatsizliklerin oluşturduğu meşruiyet geleceği şimdiden işaret ediyor. Bizlere düşen ise, işçi sınıfı ve ezilenler cephesinde bu mücadeleyi örebilmektir.

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedinmail

› tags: Demokrasi ve Özgürlük Bloku / Emek /

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.